Sami ezan okunmadan camiye geldi.Sami came to the mosque before the adhan.
Sami ezan okudu.Sami recited the adhan.
Sabah ezanıyla birlikte yola koyulacağız.We will set off after the morning prayer.
Ezandan sonra kabilenin bağlılık bildirmesi talebinde bulunun, zekatlarını alın.Praise the faction of Uthman, bring them near, and listen to them."
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.He dies later in the night.
Albümün ilk versiyonlarında ezan sesi içeren bu parçadaki ezan, sonraki baskılarda çıkartılmıştır.It replaced the original album version on all subsequent pressings of Here You Come Again.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.The first severe thunderstorm watch of the afternoon was issued at 11:50 a.m.
Ezan sesi duyduğunda ise, davul çalma işine kesinlikle ara verirdi.When another reciter was performing, he would listen intently with his bowed.
Ezan Sesi, Saygı Duruşu, İstiklal Marşı..."Sound of Azan (call for prayer), a moment of silence, the Turkish National anthem..."
Müslüman bir kız, babası gibi müezzin olup ezan okumak istemektedir.A Muslim girl wishes to become a muezzin like her father and to call out the azaan.
Bu mücadelelerin arasında, kız ezan okuma istedğini belirtir.Amidst these struggles, she expresses her wish to call out the azaan.
"Şeytan ezanı işitince 'kaçar, osurur'." [1]"when the Devil hears the call to prayer, 'he flees, farting.'"[1]
Ezana Ezana portreli altın paralar Aksum Kralı Hüküm süresi 320s – c.Ezana ዒዛና Gold coin of Ezana with portraits King of Axum Reign 320s – c.
Ezanda, her cümle arasında bir bekleme yapılır.Es muss aber sonst zwischen jedem Satz stehen.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Der Absturz ereignete sich um 11.13 Uhr (Ortszeit).
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.Es kommt ihm nur auf die Nacht mit ihr an.
Ezan okuyan kişiye müezzin denir.Ich möchte, dass der Leser etwas erlebt beim Lesen.
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.Lorsqu'ils s'éloignent, il les suit dans la nuit.
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.Al anochecer él huye de su casa.
Alaturka saate ezani saat da denilir.Se denominan también, por esta razón, relojes septentrionales.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Esta mañana me he levantado a las once y media (complemento circunstancial).
Türkçe ezan okunması konusu Meşrutiyet dönemindeki bazı aydınlar tarafından da dile getirilmişti.Por lo tanto, el tiempo de viaje de la luz debe ser tenido en cuenta en las comparaciones de tiempo tales.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.Il sisma ebbe luogo a mezzanotte (ora locale).
Ayrıca sabah ezanı da bu makamdan okunur.Я даже не помню того, как проснулся с утра.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.Потому что неудобно одновременно слушать одно и читать другое.
1932 - Türkçe Ezan: Ezan Türkçe okundu.Урок № 2 1968 — Говорите по-русски.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.ويجب الإتيان به مرة واحدة في كلّ ركعة بعد القراءة.
Türkçe ezan kanunen yasaklanmamakla birlikte, 1950 yılından sonra Türkiye'de ezan Türkçe okunmamıştır.O direto ao aborto não seria reconhecido na Espanha até cinquenta anos depois.
Asıl büyük deprem ezani saat ile 11:30 da (akşam ezanına yarım saat kala) gerçekleşmiştir.O acidente teve lugar às 13:30 horas (hora local).
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.Hij komt na zonsondergang tevoorschijn.
Ezan okuyan kişiye müezzin denir.Het gaat dan om de persoon die een lezing houdt.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.Wel vallen ze duidelijk op tijdens het lezen.
Takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe ezan metni gönderildi.Därför användes ordet i transkriberad form på alla stationsbyggnader i Ryssland.
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.Друга З'являється після 1 ночі.
Alaturka saate ezani saat da denilir.У цьому випадку годинники, як кажуть, ідуть уперед.
Ezan sesi duyduğunda ise, davul çalma işine kesinlikle ara verirdi.Právě když se chystal uložit ke spánku, v noční tmě uslyšel zakokrhat kohouta.
Alaturka saate ezani saat da denilir.Vor avea ceasuri de neîntrecută plăcere.
Alaturka saate ezani saat da denilir.Unalmas időkre szabható mulató óra.
İlk ezan 622 yılında okundu.Πρώτη φορά δημοσιεύθηκε το έτος 1622.
Konuşurken veya bir temennide bulunurken, aksırılır ya da ezan okunursa o işin olacağına işaret sayılır.Hvis det bare er indenfor, ovenover eller bagved er det et ord.
Ayrıca sabah ezanı da bu makamdan okunur.Hem er også fast sakprosaanmelder i Morgenbladet.
Murtaza ve onun gibi düşünenler ise ezan seslerine kavuştukları için şükretmiş mal mülk istememişlerdir.いずくとも知れぬ、かかる不遇の身の某(それがし)を、御部落の方々は、親身も及ばぬ看護をして下され感謝の言葉も御座らぬ。
İslami takvime göre bir sonraki güne saat 00:00 da değil güneş batması ile (akşam ezanı) geçilir.イスラム教のラマダーン月における断食(日の出から日没までの半日は一切の飲食をしない)が特に有名である。
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.第一夜から登場している。
Cumartesi gecesi ise akşam ezanıyla köy halkına ve çevre köy halkına yemek daveti vardır.文字通り、牛を昼間も夜間も放牧地に出し草を食べさせる(採食)。
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.縦読みにすると大塚になる。
Ezandan sonra kabilenin bağlılık bildirmesi talebinde bulunun, zekatlarını alın.周還之後,權不遣子而設辭,帝乃久留其使。
O, akşam ezanından sonra ortaya çıkar.鄾人遂于夜间溃散。
Hatta ezan okunmasına dahi izin veriyordu.또한, 역명 읽기는 오비쓰로 개칭.
Ezan okuyan kişiye müezzin denir.내 책을 제대로 읽은 사람과 이야기 하고 싶다.
Sağdaki ise aynı şekilde ikindi namazı için ezan okunma vaktini bildirir.그러나 法院은 所有者의 請求에 依하여 相當한 償還期間을 許與할 수 있다.
Alaturka saate ezani saat da denilir.הם לא קוראים זמן לפי השעון.
Cumartesi gecesi ise akşam ezanıyla köy halkına ve çevre köy halkına yemek daveti vardır.И денем, и нощем идват неканени при хората злото и болестите; те носят на хората и страдания.
Krallığın yükselişi Kral Ezana'nın hükümdarlığı sırasında gerçekleşmiştir.Покръстването е осъществено при управлението на цар Езана.
Ezan okuyan kişiye müezzin denir.Осмелявам се да препоръчам тази книга на онези, които ме четат.
Düğüne gelen insanlar ise çay-şeker getirirler ve gelen misafirler öğle ezanına kadar beklerler.Namiesto neho prichádzajú svadobní hostia a rozprávajú mu čo sa stalo.
Müezzin, ezan okurken kıbleye döner.Pri branju jih besedno razvezujemo.
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.아랍 마을에서 들려오는 이슬람교도의 기도 노랫소리와 뒤섞이는 이스라엘의 북부 키부츠에서
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.בקולות הזימרה של תפילות המוסלמים שנישאו מהכפר הערבי הסמוך לקיבוץ הצפוני בו גדלתי
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.مع الاصوات الغنائية لصلاة المسلمين من قرية العرب المجاورة لشمال كيبوتز في اسرائيل