eylemsi ile cümle
eylemsi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Atalet, eylemsizlikInércia, falta de ação.
Atalet, eylemsizlikInercia, falta de acción.
Atalet, eylemsizlikInerţia, lipsa acţiunii.
Atalet, eylemsizlikInertie, manque d'action.
Atalet, eylemsizlikInerzia, mancanza di azione.
Atalet, eylemsizlikKelembaman, kurangnya usaha.
Atalet, eylemsizlik무기력함, 덜 개입하는 것
Atalet, eylemsizlikLaksheid, gebrek aan actie.
Atalet, eylemsizlikPassivitet, mangel på handling.
Atalet, eylemsizlikSự trì trệ, thiếu hoạt động.
Atalet, eylemsizlikTehetetlenségi erő, a cselekvés hiánya.
Atalet, eylemsizlikTrägheit, man handelt nicht.
Atalet, eylemsizlikИнерция, отсутствие действий.
Atalet, eylemsizlikאינרציה, חוסר פעולה.
Atalet, eylemsizlikهذا بسبب الخمول ونقص الفعل.
Atalet, eylemsizlikデフォルトの設定は何ですか?
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Cha ông trả lời, "Bởi vì quán tính con ạ."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi."De ce se duce mingea în partea din spate a căruţei?" Tatăl i-a răspuns:
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.E il padre rispose "È l'inerzia".
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.E o seu pai disse:
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.És az apja azt mondta: "a tehetetlenség miatt."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Et son père a répondu: "C'est l'inertie"
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi."Itu namanya inersia," jawab ayahnya.
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.아버지가 말했죠. "그게 관성이란다."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Oče pa mu je odvrnil: "Temu se reče vztrajnost."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Och hans far svarade:
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.On mu odpovedal: "To je zotrvačnosť."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Tata odpowiedział, "To jest inercja".
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Und sein Vater sagte: "Das ist Trägheit."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Zijn vader antwoordde: "Dat is traagheid."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Και ο μπαμπάς του είπε, "Αυτό λέγεται αδράνεια".
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.Отец ответил: "Из-за инерции".
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.ואביו אמר, "זה אינרציה."
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.فأجابه والده: "إنه القصور الذاتي"
Babası "Buna eylemsizlik denir." dedi.「慣性って何?」と聞くと お父さんは言いました
Babası, "Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."No, zotrvačnosť je názov, ktorým vedci pomenovali úkaz presunu lopty na koniec káričky.
Babası, "Eylemsizlik bilim insanlarının geriye giden topları açıklamak için kullandıkları terimdir."Traagheid is de naam van de geleerden voor het fenomeen dat de bal naar achteren in de kar rolt.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Bisogna superare l'inerzia per far muovere la bicicletta.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Chính quán tính là thứ mà bạn cần vượt qua để làm cho chiếc xe của bạn di chuyển.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Diese Trägheit muss überwunden werden, um das Fahrrad in Gang zu bekommen.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.É esta inércia que temos que vencer para pôr a bicicleta a andar.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Es esta inercia la que se debe resolver para lograr que se mueva la bicicleta.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Het is de traagheid die je moet overwinnen.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.관성은 여러분이 자전거를 움직이기 위해 반드시 극복해야 하는 것입니다.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Trebuie să depăşiţi această inerţie pentru a pune bicicleta în mişcare.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Trzeba pokonać bezwładność, by ruszyć rowerem.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Την αδράνεια πρέπει να νικήσεις για να καταφέρεις να κινήσεις το ποδήλατό σου.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Інерція — це те, що треба подолати, щоб змусити велосипед їхати.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.Това е инерцията, която трябва да се преодолее, за да накарате колелото ви да се движи.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.זו האינרציה הזו שאתם צריכים להתגבר עליה כדי לגרום לאופניים לזוז.
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.إذ يجب أن يتم التغلب على العطالة لأجل دفع العجلة للتحرك
Bisikletinizi hareket ettirmek için bu eylemsizliğin üstesinden gelmelisiniz.さて 慣性に勝つと言っても
Bu nedenle, insanların yüzde 99'u organlarını bağışlıyor. Atalet, eylemsizlikDzięki bierności, 99% Austriaków deklaruje chęć oddania narządów.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.A legfontosabb a tehetetlenség és a mozgási ellenállás.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Cel mai important e inerţia sau rezistenţa la mişcare.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Celui qui est le plus important est l'inertie ou la résistance au mouvement.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.De belangrijkste is de inertie of de weerstand tegen beweging.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Der wichtigste ist die Trägheit oder der Bewegungswiderstand.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.아주 중요한것 중 한가지는 동작에 미치는 관성이나 저항력입니다.
Bunlardan en önemlisi eylemsizlik ya da harekete karşı gelmedir.Najważniejszym jest inercja (moment bezwładności) lub opór ruchu.