eylem ile cümle
eylem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz eylem talep ediyoruz.We demand action.
O bir umutsuzluk eylemiydi.It was an act of desperation.
Onun eylemlerinin geri alınamaz sonuçları vardı.His actions had irrevocable consequences.
Birçok kişi bilgisayar korsanlarının eylemlerini anlayamıyor.Many people are unable to comprehend the actions of hackers.
Onun tek hataya dayalı her eylemini eleştiremezsin.You can't criticize her every action based on one single mistake.
Kızıl Kmerler çelişkili eylemlerini meşrulaştırmak için genellikle meseller kullanır.The Khmer Rouge often used parables to justify their contradictory actions.
Birçok dinde, mastürbasyon günah ve pis bir eylem olarak kabul edilir.In many religions, masturbation is considered a sin and an impure act.
Laf değil, eylem.Action, not words.
Eylemlerim için hiçbir gerekçeye ihtiyacım yok.I need no justification for my actions.
Eylemlerimi sana haklı göstermeme gerek yok.I don't need to justify my actions to you.
Tom eylemde öldürüldü.Tom was killed in action.
Eylemlerin için sorumluluk almaya başlaman gerekiyor.You need to start taking responsibility for your actions.
Eylemlerin için sorumluluk almaya başlaman gerek, genç adam.You need to start taking responsibility for your actions, young man.
Eylemlerin için sorumluluk almaya başlaman gerekir, genç bayan.You need to start taking responsibility for your actions, young lady.
Eylemlerinin sonucuyla yüzleş.Face the consequence of your actions.
Şüpheli endüstriyel casusluk eylemi işledi.The suspect committed an act of industrial espionage.
Birisi LGBT kişileri mağdur ederse, kendi LGBT statüsü eylemlerini haklı göstermez.If someone victimizes LGBT people, their own LGBT status does not justify their actions.
Bazı eylemlerin kalıcı sonuçları vardır.Some actions have permanent consequences.
Eylemlerim için derinden üzgünüm.I'm deeply sorry for my actions.
Bu tür eylemleri şiddetle kınıyoruz.We strongly condemn such acts.
Eylemlerinize göz yummuyoruz.We don't condone your actions.
Eylemden fazla söz var.There's more talk than action.
Herkes eylem bekliyor.Everyone is expecting action.
Biraz eylem görmek istiyorum.I'd like to see some action.
Biraz eyleme ihtiyacımız var.We need some action.
Daha fazla eyleme ihtiyacımız var.We need more action.
Eylemleri için hiçbir pişmanlık göstermedi.He didn't show any remorse for his actions.
Fadıl aşk adına anlamsız eylemler gerçekleştirdi.Fadil committed senseless acts in the name of love.
Fadıl ve Leyla birlikte o eylemleri gerçekleştirdiler.Fadil and Layla committed those acts together.
Tüm o eylemleri yapan Fadıl'dı.It was Fadil who did all of those acts.
Eylemlerim için çok üzgünüm.I'm very sorry for my actions.
Kitap yasaklama otoriter bir eylemdir.Book banning is an authoritarian act.
Şiddet eylemlerine göz yummuyorum.I do not condone acts of violence.
Tanrılar, eylemlerinizden memnunlar.The gods are pleased by your actions.
Duygularımın eylemlerime karışmasına izin veremem.I cannot allow my emotions to interfere with my actions.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.We can't allow our emotions to interfere with our actions.
Güçlü, eylemleri için sorumlu tutulmalıdır.The powerful must be held accountable for their actions.
Eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmekte istekli değil.He is not willing to take responsibility for his actions.
Eylemlerimizin yüzde seksenini bilinçsizce gerçekleştiririz.We perform eighty percent of our actions unconsciously.
Sami bu iğrenç eylemi işlemiş olabilirdi.Sami might have committed this heinous act.
Bu tür eylemlere göz yummayacağız.We will not tolerate such actions.
Eylemler, niyetlerine göre yargılanmalıdır.Actions are to be judged by their intentions.
Sözler her zaman eylemlerden daha cesurdur.Words are always bolder than deeds.
Benim bakış açımdan, eylemi göremiyorum.From my vantage point, I can't see the action.
Tom'un eylemleri Mary'nin hayatını kurtardıTom's actions saved Mary's life.
Sami planını eyleme geçirdi.Sami put his plan into action.
Sami, Leyla'nın ölümünün acımasız bir cinayet eylemi olduğuna inanıyor.Sami believes Layla's death was a brutal act of murder.
Sami kendi eylemlerinin sonuçlarını tam olarak anlamadı.Sami didn't fully understand the ramifications of his actions.
O eylemin sonucu ne olurdu?What would be the consequence of that action?
Sami şeytani planını eyleme koydu.Sami put his diabolical plan into action.
Irkçılar sokakta şiddet eylemleri gerçekleştiriyor.The racists use violence on the streets.
Ancak, sözcüğüne sadık kaldı ve bir önceki haftadaki eylemleri için "özür diledi".However, he stayed true to his word and "apologized" for his actions the previous week.
RAF'a karşı son büyük eylem 27 Haziran 1993'te gerçekleşti.The last big action against the RAF took place on 27 June 1993.
Bunların çoğu yanlış anlama, ancak bazıları kasıtlı casusluk eylemleri idi.Most of these were misunderstandings, but some were intentional acts of espionage.
Modern Klan örgütleri, Birleşik Devletlerde yerli terör eylemleriyle ilişkili kalmıştır.Modern Klan organizations remain associated with acts of domestic terrorism in the United States.
Karar, dünyanın sağlık krizini sona erdirmek için kolektif eylem çağrısında bulunuyor.The resolution calls for collective action to end the world's sanitation crisis.
Konferansın ana sonucu Viyana Deklarasyonu ve Eylem Programının kabul edilmesi olmuştur.The main result of the conference was the Vienna Declaration and Programme of Action.
İlk eylemlerinden biri, 21 Mayıs 996'da III. Otto İmparatoru'nu taçlandırmaktı.One of his first acts was to crown Otto III Emperor on 21 May 996.
Eylemin en az olduğu yol sistem tarafından alınmış yoldur.The path for which action is least is the path taken by the system.
LGBT ile AIDS eylemci grupları 1990'lar ve ötesinde zape benzer taktikler kullanmayı devam ettiler.LGBT and AIDS activist groups continued to use zap-like tactics into the 1990s and beyond.