Genel olarak, makro evrim, mikro evrimin uzun dönemlerdeki sonuçları olarak kabul edilir.Generelt er makroevolution betragtet som resultatet af lange perioder med mikroevolution.
Bunun yanında, makro evrimde, tüm türlerin özellikleri önemli olabilir.Men i makroevolution, kan træk af hele arter være vigtige.
Evrim bir olgudur.'Et udviklingsforløb«.
Ernst Mayr onu Charles Darwin'den sonra 19. yüzyılın en önemli evrim kuramcısı olarak nitelemiştir.Ernst Mayr rangerte ham som den nest mest notable evolusjonsteoriker i det 19. århundre, etter Charles Darwin.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.Regnskogen i Amazonas har utviklet seg uavbrutt i 15 millioner år.
Renkleri görme ile ilgili çok itibar gören bir evrimsel kuram geliştirmiştir.Han hadde en bemerkelsesverdig sans for farger.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Evolusi memengaruhi setiap aspek dari bentuk dan perilaku organisme.
Genel olarak, makro evrim, mikro evrimin uzun dönemlerdeki sonuçları olarak kabul edilir.Secara umum, makroevolusi dianggap sebagai akibat jangka panjang dari mikroevolusi.
McMahon şovu "WWE'nin evrimi; televizyon tarihinin evrimi." olarak niteledi.Vince McMahon menggambarkan acara baru ini sebagai "evolusi terbarunya WWE dan evolusinya sejarah televisi."
Bunun yanında, makro evrimde, tüm türlerin özellikleri önemli olabilir.Namun, pada makroevolusi, sifat-sifat keseluruhan spesies adalah penting.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Spesies-spesies lampau juga meninggalkan catatan sejarah evolusi mereka.
Gen akışının varlığı ya da yokluğu, evrimin gidişini temelden değiştirir.Sự hiện diện hay vắng mặt của dòng gen làm thay đổi một cách căn bản tiến trình tiến hóa.
Yıldız evriminin bu iki bitiş noktası da henüz tam anlaşılmış değil.Nguồn gốc của hai vệ tinh này vẫn chưa được hiểu đầy đủ.
Bu yolla evrimin ilerleyişi öngörülmeye çalışılır. ^ 2013.Những dự đoán này hoàn toàn đúng theo như quá trình của cuộc chiến. ^ 2014.
Günümüzde, modern evrimsel sentez, bilim insanlarının büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmektedir.Ngày nay, thuyết tiến hoá tổng hợp hiện đại được chấp nhận bởi tuyệt đại đa số các nhà khoa học.
Bu evrime hepimiz katılıyoruz.Thật bao gồm toàn bộ quá trình.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Thuyết tiến hoá tổng hợp hiện đại định nghĩa tiến hóa như sự thay đổi theo thời gian sự biến dị di truyền này.
David Sloan Wilson (1949–): Amerikalı evrim biyoloğu.デイビッド・スローン・ウィルソン(David Sloan Wilson、1949年 - )はアメリカ合衆国の進化生物学者。
Ancak daha sonraki incelemeler evrimin beyin büyüklüğüyle alakalı olmadığını gösterdi.その後の検証は脳のサイズが進化の段階と同等視できないことを示した。
Fortran 95 : Fortran 95 ile dil hala evrimini devam ettirmektedir...LAPACK95: Fortran 95用。
Evrim teorisi bu gibi tahminler sağlamıştır.このようにこの理論では予測する。
Ayrıca evrimsel tıp alanında da katkıda bulunur.在醫藥物理方面也有所貢獻。
Nereye gidiyoruz?" sorusu evrimi anlatan güzel bir sözüdür.問:何故作此論?答:為止他宗,顯正理故。
Sir Julian Huxley (1887–1975): İngiliz evrimsel biyolog.朱利安·赫胥黎(1887年-1975年),英國生物學家。
Yaşamın evrimsel tarihinde virüslerin menşei açıklanamamıştır.생명의 진화 역사에 있어서 바이러스의 기원은 명확하지 않다.
Antropologlar alet kullanımının insanın evriminde çok önemli bir aşama olduğu görüşündedir.인류학자들은 도구의 이용이 인류의 진화의 중요한 단계였다고 믿고있다.
Mithen bu değişimin dilin evrimi ile ilgili olduğuna inanır.이러한 행동의 진화는 언어의 진화와 관련하고 있다고 생각되는 일이 많다.
Bu evrime hepimiz katılıyoruz.כולנו משתתפים בהתפתחות זאת.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.הוא ידוע גם על תרומתו לתורת האבולוציה החברתית.
Evrim Kör Saatçi İndirgenemez karmaşıklıkלפני עיוור לא תתן מכשול
Etyologlar, özellikle, davranışın evrimi ve doğal seleksiyon gözüyle davranışı anlamakla ilgilidirler.אתולוגים עסקו במיוחד באבולוציה של התנהגות ובהבנה של התנהגות בהתאם לתאוריה של הברירה הטבעית.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Еволюцията оказва влияние на всеки аспект от формата и поведението на организмите.
(1920; Devrimin Evrimi)(1920 г.)
Farelerle yaptığı deneyle Lamarck'ın evrim görüşünü çökertmiştir.Грант представя пред студентите еволюционните идеи на Ламарк.
Asya'dan gelen ikinci bir popülasyon ise kuzeyde yerleşmiş ve günümüzün Kanada vaşağına evrimleşmiştir.Druga populacija došla je iz Azije i nastanila se na sjeveru, razvijajući se u modernog kanadskog risa.
Bir önceki evrimi Gloom’dur.Atribut joj je globus.
Dolayısıyla Smith, Darwinci evrim teorisinin bir muhalifidir.Preto volajú po výraznej modifikácii (neo) darwinovskej evolučnej teórie.
Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrimden geçmektir.Vesmír je z pohľadu novokynizmu pod vládou jedného spoločného zákona.
Ancak bu durum evrime terstir.Túto tendenciu musíme zvrátiť.
Bunun yanında, makro evrimde, tüm türlerin özellikleri önemli olabilir.Vendar pa so lahko pri makroevoluciji pomembne tudi lastnosti vrste kot celote.
Evrim biyolojisi, evrimi inceleyen biyoloji dalı.Evolucija s teoretično biologijo.
Evrimsel biyolojiBiološka dostopnost
Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.Ta danes predstavlja temelj sodobne biologije. prevod
Belirli seviyeye ulaştığında evrim geçirerek daha güçlü bir Pokémona dönüşebilir.Pasiekus tam tikrą lygį kai kurie pokemonai gali evoliucionuoti į galingesnes savo versijas.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.Teda tuntakse ka tema panuse tõttu sotsiaalse arengu teooriasse.
Evrimsel biyolojiyi araştıran kişiye evrimsel biyolog denir.Inimest, kes tegeleb sügavamalt bioloogiliste probleemidega, nimetatakse bioloogiks.
Afrika'da evrimleştiği kavramını gündeme getirdi.10만 내지 20만년 전에 아프리카에서 진화했지요.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.De apen die toen vertrokken, eindigden in Zuidoost-Azië en werden gibbons en orang-oetans.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Die Menschenaffen aus Afrika wurden in Südostasien zu Gibbons und Orang-Utans.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Kera yang pergi saat itu sampai di Asia Tenggara, menjadi siamang dan orangutan.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.원숭이들은 동남아시아로 떠나, 긴팔원숭이와 오랑우탄이 되었습니다.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Le scimmie che se ne andarono finirono in Asia sudorientale, diventarono gibboni e orangotanghi.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Maimuţele care au plecat atunci au ajuns în Asia de Sud-Est şi au devenit ghibonii şi urangutanii.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Małpy, które opuściły wtedy Afrykę trafiły do Południowej Azji i stały się gibonami i orangutanami.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Маймуните напуснали по това време, които се озовават в Югоизточна Азия се превръщат в гибоните и орангутаните.
Altı milyon yıl boyunca, bizler ve şempanzeler farklı yönlerde evrimleştik.عبر ستة ملايين سنة ، نحن والقرود تطورنا بشكل مختلف
Altı milyon yıl boyunca, bizler ve şempanzeler farklı yönlerde evrimleştik.おかしなことに
Ama beyinlerimiz farklı evrimleşti.Ale nevyvinuli jsme se se stejným mozkem.
Ama beyinlerimiz farklı evrimleşti.Ampak nismo šli skozi evolucijo, da bi imeli enake možgane.
Ama beyinlerimiz farklı evrimleşti.Auch haben wir verschiedene Gehirne entwickelt.