Ayrıca evrimsel tıp alanında da katkıda bulunur.Contributions à la géographie médicale.
Kütlesi, yaşı ve evrimsel durumu açısından ise Güneş'e çok benzerdir.Cependant, en termes de masse, âge et état d'évolution, cette étoile est très similaire au Soleil.
Protein yapıları, benzerliklerine veya ortak evrimsel kökene dayanarak sınıflandırılabilir.Les protéines peuvent être classées en fonction de la structure et de la similitude des séquences.
Darwin, evrim teorisini geliştirdi.Darwin desarrolló la teoría de la evolución.
Burada Giraffa cinsi evrimleşmiş ve yaklaşık 7 milyon yıl önce Afrika'ya girmiştir.A partir de ahí evolucionó el género Giraffa, que entró en África hace aproximadamente siete millones de años.
Evrim süreci için genetik değişkenlik bir gerekliliktir.La variación genética es necesaria para el proceso de evolución.
İkileşme kaymasından kaynaklanan evrimsel değişiklikler daha basit organizmalarda da meydana gelir.Los cambios evolutivos de la replicación deslizamiento también se producen en los organismos más simples.
David Sloan Wilson (1949–): Amerikalı evrim biyoloğu.David Sloan Wilson (1949–), biólogo estadounidense.
Ayrıca, sosyal evrim teorisine yaptığı katkılarla tanınıyor.También es conocida por sus sustanciales contribuciones a la teoría evolutiva humana.
Yıldızların içini ve evrimini açıklayacak başarılı modeller geliştirilmiştir.Se desarrollaron modelos exitosos para explicar los interiores de las estrellas y la evolución estelar.
Bileşenler daha sonra tek yıldızlar olarak evrimleşmeye devam ederler.Los componentes luego se van a mover a formar estrellas solitarias.
Bu evrime hepimiz katılıyoruz.Todos tomamos parte de esa evolución.
Kara deliklerin bazı tipleri büyük kütleli yıldızların evriminde son durum olduğu düşünülmektedir.Se cree que ciertos tipos de agujeros negros son el estado final en la evolución de estrellas masivas.
Richard Dawkins Kör Saatçi Evrim Kuramı Doğal SeçilimRichard Dawkins, El relojero ciego.
Ama Yıldız evrimi süreci radyoaktif izotopların senteziyle sonuçlanabilir.Sin embargo, el proceso de evolución estelar puede resultar en la síntesis de isótopos radiactivos.
"Ek 1: Büyük Hikayelerin Evrimi".«Apéndices: I. La evolución de las grandes historias».
Projenin amacı insanın evrimini tamamlamak ve insanlığın kendisini yok etmesini engellemektir.Este proyecto tiene como fin cambiar el destino de la humanidad, evitar la autodestrucción del ser humano.
RNaz P, RNaz MRP'nin evrimsel akrabasıdır.El ncARN omnipresente, RNasa P, es un pariente evolutivo de la RNasa MRP.
Araştırmaları ile Güneş'in ve yıldızların evrimi çalışmalarına katkıda bulunmuş bir bilim insanıdır.Él conoce a un profesor que le explica más sobre las estrellas y el sistema solar.
Bir zehir Pokémonu olan Arbok, evrimin ikinci ve son aşamasındadır.Los aportes de Bohr a su modelo del átomo se encierran en el segundo y tercer postulados.
Belirli seviyeye ulaştığında evrim geçirerek daha güçlü bir Pokémona dönüşebilir.Al ser más compacto puede ser más aerodinámico.
Aynı zamanda uçabilme yeteneğiyle evrimleşmiş insandır.También en esta serie, ella es capaz de volar.
Bu popülasyon 20.000 yıl önce günümüzün doru vaşaklarına evrimleşmiştir.Esta población evolucionó hacia los modernos linces rojos hace unos 20.000 años.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiEl Sol y el sistema solar.
Evrimsel biyolojiBiología evolutiva
Örnek olarak, evrimsel düşünce yaşam tarihi teorisinin vazgeçilmezidir.Por ejemplo, el pensamiento evolutivo es fundamental para la teoría de las historias de vida.
Bu tip Hollowlar zaman içinde evrim geçirerek Menos'lara dönüşür.En los dinosaurios, tal desarrollo durante la maduración generalmente aumenta y no disminuye.
Duplikasyon, evrim bakımından önemlidir.Ver evolución por duplicación de gen.
Farelerle yaptığı deneyle Lamarck'ın evrim görüşünü çökertmiştir.Un buen día, Grant expuso las ideas sobre evolución de Lamarck.
Zamanla çeşitli evrimler geçirdi ve performansı yükseltildi.Ahí presentaban diferentes películas cada día, lo cual se convirtió en su fascinación.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.Esta institución tuvo una acción destacada dentro de la historia de Río Tercero.
İşte olgu teriminin tek uygun kullanımı olan bu kullanıma göre evrim bir olgudur.Así que para ellos sólo el primer uso del término realidad tendría sentido.
Bu çerçevede “ağaç”ın bir evrimi vardır.En el proceso creamos un número k de nuevos árboles.
Robert L. Carroll: Paleontoloji und Omurgalıların Evrimi.Carroll, R. L.: Vertebrate Paleontology and Evolution ("La paleontología de los vertebrados y la evolución").
Bu görüşe göre, evrim, genellikle düz ve sürekli bir şekilde görülüyor.El universo se estaba expandiendo, rápidamente y de forma regular, en todas direcciones.
Orada küçük bir evrimden geçtiler.INTASAT pequeña historia de un satélite pequeño.
Bu nedenle evrim sadece ileri doğru ilerler ve asla geriye dönmez.Además el curso del tiempo es siempre progresivo, no hay marcha atrás, y no habrá repetición.
Bu güncellenmiş evrim teorisinin adı "Sentetik evrim kuramı", veya "Modern Evrimsel Sentez"dir.Moldeó significativamente lo que hoy se conoce como "sociología de proceso" o "sociología figuracional."
Biyosferin yaklaşık 3,5 milyar yıl önce bazı aşamalardan geçerek evrim geçirdiği düşünülür.Generalmente se entiende que la biosfera empezó a evolucionar hace 3500 millones de años.
Araştırmacılar bu bulgunun evrimle ilgili olduğunu düşünmektedirler. ^ Plutchik, Robert (2002).Y los fundamentalistas sí comprenden qué significa creer en estas cosas absurdas.» Russel, C.A. (2002).
Cairns-Smith kimyasal evrimin diğer modellerinin sıkı bir eleştirmenidir.Cairns-Smith è uno strenuo critico di altri modelli di evoluzione chimica.
Çin müziği modern çağlarda evrimleşmeye devam ediyor ve daha çağdaş türler de ortaya çıktı.Tuttavia la musica cinese continua a evolversi nei tempi moderni, e sono emerse nuove forme contemporanee.
Burada Giraffa cinsi evrimleşmiş ve yaklaşık 7 milyon yıl önce Afrika'ya girmiştir.In quest'area si evolvette il genere Giraffa che, circa 7 milioni di anni fa, raggiunse l'Africa.
Gen ikilenmesi, genomların evrimindeki bir diğer yaygın ve önemli süreçtir.La duplicazione genica è un altro processo piuttosto comune ed importante nell'evoluzione dei genomi.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.Ha inoltre subito un processo di costante evoluzione ideologica.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.La dirigenza militare evolse notevolmente nel corso della storia di Roma.
Mikrobiyoloji yakın zamanda geliştirilmiş bir evrimsel bilim dalıdır.La microbiologia si è recentemente sviluppata come disciplina evolutiva.
Richard Dawkins'e göre: « evrim kuramının kurucusu olan Darwin'den sonraki ardıllarının en büyüğüdür.».Richard Dawkins ha definito Fisher «il più grande biologo dopo Darwin».
Diyagramı tefekkür eden astronomlar, yıldızların evrimin gösterebileceğini tahmin etmişlerdir.Gli astrologi pensano che questa stella porti fortuna.
Ancak bu durum evrime terstir.Adesso deve solo aspettare l'evolversi della situazione.
Benzer özellikler viral evrim, özellikle de bakteriyofajlar konusunda gelişmelere yardımcı olmaktadır.Studi analoghi hanno portato a progressi riguardo all'evoluzione dei virus, in particolare dei batteriofagi.
Evrimsel biyolojiBiologia evolutiva
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiNatura del sistema solare e sua formazione.
Popülasyonun evrimi yukarıdaki operatörlerin tekrarlanan uygulaması sonrasında gerçekleşir.L'evoluzione della popolazione si ottiene ripetendo in maniera iterata le operazioni descritte sopra.
Bileşenler daha sonra tek yıldızlar olarak evrimleşmeye devam ederler.Più in là ancora le stelle agiscono come se fossero una sola.
The Hall of Matter The Hall of Matter, Big Bang'den başlayarak evrimi göstermektedir.In questa serie si narra la storia dell'esistenza, dal Big Bang fino all'evoluzione della vita.
(1920; Devrimin Evrimi)(1969) Rivoluzione o riforme?
Yaşamın evrimsel tarihinde virüslerin menşei açıklanamamıştır.Nel caso dell'epilessia idiopatica non sono note le cause delle crisi.
Biz milyarlarca yıllık bir evrimin ürünüyüz.Мы плод эволюции, длящейся миллиарды лет.
Genel olarak, makro evrim, mikro evrimin uzun dönemlerdeki sonuçları olarak kabul edilir.В целом макроэволюция рассматривается как результат длительной микроэволюции.