Resimlerden birisine tıklıyorum ve resmi evrenin merkezine alıyorum.写真を宇宙の中心に配置できます 今、この写真に関連するものが回り始めています
Sabit evrenin basitçe bize göre doğudan batıya dönme hareketi iseRO, rotación diaria de oeste a este hace que el universo nos parece giran
Samanyolunda ve evrenin başka yerlerinde, zamanın kendisinin durduğu yerler.밀키웨이 은하수와 우주의 여러곳들 에서요. 마치 시간이 움직이지 않고 멈춘 것 같은 공간을요.
Samanyolunda ve evrenin başka yerlerinde, zamanın kendisinin durduğu yerler.בשביל החלב ובמקומות אחרים ביקום, בהם הזמן עצמו נראה כנעצר.
Samanyolunda ve evrenin başka yerlerinde, zamanın kendisinin durduğu yerler.في درب التبانة و في أماكن أخرى من الكون، حيث يبدو أن الزمن ذاته يتوقف.
Samanyolunda ve evrenin başka yerlerinde, zamanın kendisinin durduğu yerler.時間そのものが止まってしまっている様です 今まで宇宙の姿はバラバラで断片的でした
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Jag antar att vi skulle kunna, vi startade med en väldigt stor filosofi av universum skrivet i matematik.
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.수학에 담겨있는
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Nous sommes partis du très grand, de la philosophie de l'univers, écrit avec les mathématiques.
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Začali jsme hlubokou filosofií vesmíru, jak je popsána v matematice.
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Досега говорехме за общата философия на Вселената, както е написана, но нека започнем с конкретна,
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.بهذه الفلسفة العظيمة عن الكون والتي كتبت بعلم الرياضيات
Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.宇宙の偉大な哲学から始めましょう。 最初は、しっかりした簡素な考えから始めます。
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Alsof je een minuscuul atoompje geworden was - maar een atoom waarin het hele universum zit.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Ca și cum ai fi cel mai mic atom , dar întreg universul este în acest atom.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Comme si tu étais devenu le plus minuscule atome, mais que l'univers entier se trouvait dans cet atome...
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Como si te hubieras convertido en el átomo mas pequeño, pero todo el universo esta dentro de ese átomo.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Jakbyś stał się najmniejszym atomem, a cały wszechświat był w tym atomie.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Jako kdybyste se stali tím nejmenším atomem, ale celý vesmír byl v tomto atomu.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.Kuten olisi tullut pienimmäksi atomiksi, mutta koko universumi olisi siinä atomissa.
Sanki var olan en küçük atom olmuşsun, ama bütün evrenin kendisi de o atomun içinde.So als ob du zum winzigsten Atom geworden bist, aber sich das ganze Universum in diesem Atom befindet.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.De getallen suggereren een universum aan mogelijkheden.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.A számok egy univerzumnyi lehetőséget sejtetnek.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Cifrele sugerează un univers al posibilităților.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Čísla naznačujú vesmír možností.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Die Zahlen deuten auf ein Universum voller Möglichkeiten hin.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.I numeri suggeriscono l'esistenza di un universo di possibilità.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.이 숫자들은 우주에서의 가능성을 암시합니다.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Les nombres suggèrent un univers de possibilités.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Los números sugieren un universo de posibilidades.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Những con số gợi ra cả một vũ trụ những khả năng.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Os números sugerem um universo de possibilidades.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Wielkość tego prawdopodobieństwa sugerują liczby.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Οι αριθμοί υποδηλώνουν ένα σύμπαν δυνατοτήτων.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Цифры говорят о том, что существует огромное число возможностей.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.Числата предполагат една вселена от възможности.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.המספרים רומזים על יקום מלא אפשרויות.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.والأرقام تدل على كون مليء بالإحتمالات.
Sayılar, bir olasılıklar evrenini ortaya çıkarır.太陽は私たちの銀河系にある 4000億もの恒星の中の1つです
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.수천년에 걸쳐 삼나무 숲을 무성하게 만들죠.
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.Pflanzen Sie diesen kleinen Samen und nach 2.000 Jahren erhalten Sie dies: den Lost Monarch.
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.Plantez cette graine, attendez 2 000 ans et voici le résultat:
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.וממלאים את חלל הרדווד על פני זמן הרדווד, במשך אלפי שנים.
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.وتملأ فضاء غابات السكويا عبر عصر السكويا، عبر آلاف السنين.
Sekoya evrenini bir bir doldururlar.こんなに小さな種が2,000年経つとこうなります
Şeyle başlayalım... Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Kedjük akkor a ... szerintem kezdhetnénk az univerzum nagy filozófiájával, a matematika nyelvén leírva.
Şeyle başlayalım... Sanırım, evrenin matematik dilinde yazıldığı felsefesi ile başladık.Si penso si possa fare, potremmo iniziare con la grande filosofia dell'universo scritta in matematico.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Aber lasst uns erst einmal auf 2 Sachen in diesem noch jungen Universum eingehen.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Ale pojďme se zamyslet nad dvěma body v tomto raném vesmíru.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Dar să ne gândim la aceste 2 puncte.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Mas vamos pensar sobre dois pontos nesse universo primitivo.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Nhưng hãy nghĩ về 2 điểm của vũ trụ non trẻ
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Pero pensemos en dos puntos en este "universo temprano".
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Teraz wróćmy jednak do dwóch punktów we wczesnym Wszechświecie.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Αλλά ας σκεφτούμε μόνο 2 σημεία σε αυτό το πρώιμο Σύμπαν.
Şimdi, bu iki noktanın evrenin erken zamanlarındaki durumundan konuşalım.Але просто уявімо дві точки у цьому ранньому Всесвіті.
Şimdi, istemediğim şey evrenin diğer tarafında neler olduğunu önemsememektir, bir çok bilim adamları gibi.En halua jättää huomiotta toista puolta tapahtumista universumissamme, kuten useat tieteilijät ovat tehneet.
Şimdi, istemediğim şey evrenin diğer tarafında neler olduğunu önemsememektir, bir çok bilim adamları gibi.Jag vill inte nonchalera den andra sidan av vad som händer i vår värld, som många av våra forskare har gjort.
Şimdi, istemediğim şey evrenin diğer tarafında neler olduğunu önemsememektir, bir çok bilim adamları gibi.자, 저는 우리의 우주에 일어난, 많은 과학자들이 품고있는것 같은 다른면을 무시하고 싶지는 않아요.
Şimdi, istemediğim şey evrenin diğer tarafında neler olduğunu önemsememektir, bir çok bilim adamları gibi.Nie chcę ignorować innej strony tego co się dzieje we wszechświecie, Tak jak to robi wielu naszych naukowców.