Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.In een Newtoniaans universum is er geen middelpunt -- dank je.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.In einem newtonschen Universum gibt es kein Zentrum -- Danke.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.In un universo Newtoniano, non esiste un centro -- grazie.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.뉴튼의 우주에서는, 중심이 없습니다--감사합니다.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.No universo newtoniano, não existe centro.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.Trong vũ trụ của Newton, không có trung tâm -- xin cảm ơn.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.We wszechświecie newtońskim nie ma centrum - dziękuję.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.Στο σύμπαν του Νεύτωνα, δεν υπάρχει κέντρο -- ευχαριστώ.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.В една нютонова вселена няма център - благодаря.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.ביקום ניוטוני, אין מרכז -- תודה לך.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.، في كون نيوتين، لا يوجد مركز، شكراً.
Newton evreninde merkez yoktur -- teşekkür ederim.この理論では物質は固定された
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"왜 우주가 시작된지 10억분의 1초에 해당하는 그런 조건들을 만들어 내는 걸까요?
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"10億分の1秒後の条件を作り出したいのか 素粒子物理学者には野望があります
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Mengapa kita menciptakan kondisi yang terjadi kurang dari sepermiliar detik setelah alam semesta lahir?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Miksi luoda olosuhteet, jotka olivat maailmankaikkeudessa alle miljardisosasekunnissa sen synnyn jälkeen?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?""Para quê criar as condições que existiam "menos de um milionésimo de segundo após o início do universo?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Po co odtwarzać warunki, które panowały miej niż miliardowa część po powstaniu wszechświata?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?""Prečo vytvárame podmienky ktoré existovali menej ako miliardtinu sekundy po vzniku vesmíru?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Tại sao lại hình thành các điều kiện giống với ít hơn một phần tỷ giây sau khi vũ trụ ra đời?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Waarom de omstandigheden van minder dan een miljardste van een seconde nadat het universum begon, nabootsen?
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Zakaj ustvarjati pogoje, ki so bili prisotni v prvi miljardinki sekunde po nastanku vesolja?
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"Зачем создавать условия, которые были меньше, чем одна миллиардная секунды после начала Вселенной?
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"למה ליצור את התנאים ששררו פחות ממיליארדית של שניה אחרי שהיקום החל?"
"Niye evrenin başlangıcından saniyenin milyarda birinden daha kısa bir süre sonraki koşullar yaratılsın?"لماذا خلق الظروف التي كانت موجودة بأقل من بليون من الثانية بعد بدأ الكون؟"
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.Ellos están aquí, están en este universo.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.그들은 그냥 이 우주에 있습니다.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.One są tutaj, są częścią tego świata.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.Sono già qui nell'universo.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.Они уже здесь, во вселенной.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.הן שם. הן קיימות ביקום.
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.انها موجودة. في الكون من حولنا
Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.我々は物質を再構成し 変更するでしょうが
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Dia tidak tahu tentang Dentuman Besar, tentang pemuaian alam semesta.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Ele não sabia do Big Bang. Não sabia da expansão do universo.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Él no sabía nada del Big Bang, ni de la expansión del Universo.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.El nu știa de Big Bang. Nu știa de expansiunea universului.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Er wusste nichts vom Urknall. Er wusste nicht von der Expansion des Universums.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Han kände inte till Big Bang eller universums expansion.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Han kendte ikke til Big Bang. Han kendte ikke til universets udvidelse.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Hij wist nog niets over de oerknal. Hij wist niets over de uitdijing van het heelal.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Il ignorait tout du Big Bang. Il ignorait tout de l'expansion de l'univers.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.그는 빅뱅에 대해서도 몰랐고 우주의 팽창에 대해서도 몰랐지요.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Nem tudott az ősrobbanásról, sem az univerzum tágulásáról.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Nevěděl o Velkém třesku. Nevěděl o rozpínání vesmíru.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Nevedel o Veľkom tresku. Nevedel o rozpínaní vesmíru.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Nie wiedział o Wielkiego Wybuchu ani o rozszerzaniu się wszechświata.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Ni vedel za Veliki Pok. Ni vedel za širjenje vesolja.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Non sapeva del Big Bang. Non sapeva dell'espansione dell'universo.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Ông không biết về Vụ Nổ Lớn, không biết về sự phình của vũ trụ.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Δεν ήξερε για τη Μεγάλη Έκρηξη. Δεν ήξερε για τη διαστολή του σύμπαντος.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Он не знал о Большом Взрыве. Он не знал о расширении вселенной.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.Той не знаел за Големия взрив. Той не знаел за разширяването на Вселената.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.הוא לא ידע אז על המפץ הגדול. הוא לא ידע על התפשטות היקום.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.لم يكن يعرف عن الإنفجار الكبير . لم يكن يعلم عن تمدد الكون.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.空間と時間は ニュートンが説明した通り
Ortada evrenin çoğunu oluşturan iki tane gizem var ve ikisinin de etkileri birbirinden çok farklı.Existují vlastně dvě záhady spojené s tím, čím je tvořena většina vesmíru, a mají velice rozdílné účinky.
Ortada evrenin çoğunu oluşturan iki tane gizem var ve ikisinin de etkileri birbirinden çok farklı.Il y a vraiment deux mystères dans la composition de l'univers, et ils ont des effets très différents.
Ortada evrenin çoğunu oluşturan iki tane gizem var ve ikisinin de etkileri birbirinden çok farklı.Két rejtélyes dolog alkotja univerzumunk nagy részét, és nagyon különböző a hatásuk.
Ortada evrenin çoğunu oluşturan iki tane gizem var ve ikisinin de etkileri birbirinden çok farklı.우주의 대부분을 이루는 정말 신비로운 물질이 두가지 있고, 또 그것들은 굉장히 상이한 효과를 갖고 있다는거죠.