Evrenin ruhudur.Pasaulio dvasia.
Örneğin, q of 1/2 gibi bir değer evrenin yaşının 2/(3H) olduğunu verirdi.Pavyzdžiui, jei q lygus 1/2, kaip kadaise manė dauguma teoretikų, Visatos amžius yra 2/(3H).
Hidrojen, evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir.Vandenilis yra labiausiai paplitęs elementas, sudarantis apie 75 % visatos elementų masės.
Evrenin yaşının 1/H den küçük olduğunu öngörüyordu (yaklaşık 14 milyar yıl).Tai reikštų, kad Visatos amžius yra mažesnis, nei 1/H, arba apytikriai 14 mln. metų.
Oyun evreni distopik bir Avustralya'da geçmekte.Įmušė įvartį į Australijos vartus.
Bazı yıldızlar gözlemlenen evrenin yaşı olan 13,7 milyar yaşına yakındır.Kai kurių žvaigždžių amžius siekia 13,7 milijardus metų, t. y. numanomą Visatos amžių.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Buvo tikima, jog jis sukūręs visatą ir lemiąs žmonių likimus.
Budistler evrenin yasalarının derin ve manevi önemi olduğuna inanır.Bahajų mokymas teigia, kad visatą valdo fiziniai, moraliniai ir dvasiniai įstatymai.
Göktürklerden kalan Orhun Anıtları'na göre Tanrı, evrenin ilk nedenidir, yani yaratıcısıdır.Stoikų teologijoje aptariamas logas: Dievas yra kūrybinė pirminė galia, pirmoji visos būties priežastis.
"Nobel fizik ödülü evrenin hızlandırılmasının bulunmasına".Nobelio medicinos premijos laureatai Ville Valo.
Big Bang veya Büyük Patlama, evrenin oluşumuna ilişkin ortaya atılmış bir kozmolojik teori.Didysis sprogimas (angl. Big Bang) – sąvoka, Didžiojo sprogimo teorijoje nusakanti Visatos atsiradimo momentą.
J.R.R. Tolkien evreninde hayali nesneler.J.R.R. Tolkien apysaką.
Gözlemlenebilir evrenin çapının yaklaşık 28 milyar parsek (93 milyar ışık yılı) olduğu tahmin edilmektedir.Vaadeldava universumi läbimõõduks on hinnatud 28 miljardit parsekit (umbes 93 miljardit valgusaastat).
2013 yılı itibarıyla evrenin yaşı hakkında yapılan tahminler, 13.798 (± 0,037) milyar yıldır.Astronoomiliste vaatluste põhjal hinnatakse universumi vanuseks 13,798±0,037 miljardit aastat.
Şu anda Dragon Age evreninde geçen beş roman bulunmaktadır.Iidses Ateenas viie drahmiga päevas.
Evrenin genişlemesi 1929 yılında Edwin Hubble tarafından onaylanmıştır.Seda ennustust kinnitas 1929. aastal Edwin Hubble’i tehtud vaatlus.
Bazı yıldızlar gözlemlenen evrenin yaşı olan 13,7 milyar yaşına yakındır.Tänapäevased vaatlused pakuvad siiski universumi vanuseks ligikaudu 13,7 miljardit aastat.
Fizik Evreni.Geofüüsika.
İnsanoğlunun İmparatoru, Warhammer 40,000 evreninden düşsel bir karakterdir.Oma nime sai kollektiiv Warhammer 40K tegelaskuju Carnifex järgi.
Hayatı ve tüm evreni yarattığına inanılır.Tema elu ja universum.
Animatrix, kurgusal Matrix evreninde geçen, 2003 yapımı dokuz animasyon kısa filmi içeren bir ürün."Animatrix" on üheksast lühifilmist koosnev animatsioonikogumik, mis on loodud filmisarja "The Matrix" põhjal.
Bunlardan biri Dünya’nın sabit olduğu ve evrenin merkezi olduğunu benimsemesidir.See seletas maa püsimist maailma keskmes, samuti maavärinaid.
Genişleyen evrenin modellerinde galaksiler ne kadar uzaklarsa birbirlerinden o kadar hızlı uzaklaşırlar.Mida kaugemal galaktikad paiknevad, seda kiiremini kihutavad need eemale.
Evrenin sonlu bir hacmi var mı?Kas Universumile tuleb lõpp?
Hidrojen, evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan ve evrende en çok bulunan elementtir.Heelium on vesiniku järel kõige levinum element universumis ja moodustades 24% selle massist.
Kozmolojik prensip daha önce değinildiği gibi, evrenin makro ölçeklerde homojen ve izotrop olduğunu varsayar.Kosmoloogilise printsiibi järgi on universum kui tervik isotroopne ja homogeenne.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.음, 아시다시피 20세기에는 우리 우주가 나름 역사를 가지고 있다는 것을 알아냈습니다. 물론 지금도 그 역사는 계속되고 있고요.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Bueno, en el siglo XX, como saben, se descubrió que el universo tiene una historia y que sigue teniéndola.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Come sapete, nel XX secolo abbiamo scoperto che l'universo ha una storia, e continua ad averne una.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Ei bine, în sec. XX, după cum știți, am descoperit că universul a avut o istorie și continuă s-o aibă.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.In de 20e eeuw werd ontdekt dat het universum een geschiedenis heeft gehad, en nog steeds heeft.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.Ora bem, no século XX, como sabem, descobriu-se que o universo teve uma história, e continua a ter uma.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.טוב, במאה ה-20, כידוע לכם, גילינו שליקום היתה היסטוריה והיסטוריה זו עדין ממשיכה להיכתב.
20. yüzyılda bildiğiniz gibi evrenin bir tarihi olduğunu ve bu tarihin devam etmekte olduğunu keşfettik.حسنًا، في القرن العشرين، كما تعلمون، اكتشفنا بأن للكون تاريخًا، ولا يزال يحتفظ به.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.이 나무가 325피트(99.0미터), 즉 32층 건물의 높이로
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.32階建ての高さです 長い時間をかけて自らを形作ってきた
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.Pomyślcie o drzewie, wysokim na 100 metrów - 32 piętra.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.חשבו על העץ הזה, עולה, 69 מטר, מעלה לתוך חלל הרדווד.
99 metre uzunluğuyla Sekoya evrenine uzayıp giden bu ağacı düşünün.فكروا في هذه الشجرة، ترتفع 8 أمتار و 255 سنتيمترا في فضاء غابات السكويا،
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeIl a juste envie de sortir sa bite de la poussière et baiser l'univers
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeSa-si scoata p**a din noroi si sa f**a Universul
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeVytiahnuť svoj penis z piesku a kurva vesmíru
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi."Oh, isso é uma sabedoria do universo e isso é como se deve calcular a média."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi.Вселенная, что это, как рассчитывается средняя."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi."О, та це ж частина загальної сукупності і ось як треба обчислювати середню величину."
"Ah, bu evrenin bir parçası ve averaj böyle hesaplanır" demedi.これらは人間が作った物です。自分達の頭で たくさんの数字の群れの中を歩き回るために作ったものなのです。
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Aber ich wollte nicht auf das astronomische Universum blicken, sondern auf das rechnerische Universum.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Dar am vrut să mă uit nu la universul astronomic, ci la universul computațional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Én azonban nem a csillagászati univerzumot akartam megfigyelni hanem a digitálisan számítható mindenséget.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Ja jednak chciałem spoglądać nie na astronomiczny wszechświat, lecz na wszechświat obliczeniowy.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.하지만 저는 천문학적 우주만이 아니라, 계산적 우주도 보고 싶었죠.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Maar ik wilde niet n aar het astronomische universum kijken, maar naar het universum van de berekeningen.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Mais je voulais regarder, non pas l'univers astronomique, mais l'univers computationnel.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Ma volevo guardare non verso l'universo astronomico ma verso l'universo computazionale.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Nhưng tôi đã không muốn ngắm lấy vũ trụ bao la, tôi muốn được tìm hiểu về vũ trụ của điện toán.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Pero yo no quería ver el universo astronómico, sino el universo computacional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Tapi saya mau melihat, bukan ke dalam dunia astronomi, tetapi ke dalam dunia komputasional.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Но аз не искам да гледам в астрономичната вселена, а в компютърната вселена.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.Но я хотел познать не астрономический, а вычислительный мир.
Ama ben astronomik evrene değil, hesaplama evrenine bakmak istiyordum.רק שאני רציתי להביט לא על היקום האסטרונומי אלא על היקום החישובי.