Kaç tane mutsuz evliliğin olması şaşırtıcıdır.It is surprising how many unhappy marriages there are.
Tom'un zengin bir kadınla evliliğini duydum.I've heard of Tom's marriage to a rich woman.
Ebeveynlerin evliliğini onayladı mı?Did your parents approve of your marriage?
Lütfen oğlunuzun evliliğinde en içten tebriklerimizi kabul edin.Please accept our heartiest congratulations on the marriage of your son.
Evliliğin için tebrik ediyorum.Let me congratulate you on your marriage.
Onun babası onun evliliğine isteksizce razı oldu.Her father reluctantly consented to her marriage.
O, evliliğinde her şeyin iyi olmadığını ima etti.He intimated that all is not well in his marriage.
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.Tom's anger hurt their marriage.
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.Tom destroyed his marriage by lying to his wife.
Tom John'un evliliğinden dolayı Mary ile konuşamadı.Tom was unable to talk Mary out of marrying John.
Mary Tom'un üçüncü evliliğinden olan en büyük çocuğu.Mary is Tom's oldest child from his third marriage.
Evliliğinde bir şeyin yanlış olduğunu ima etti.He implied that something was wrong with his marriage.
Evliliğin sıkıntılı.Your marriage is in trouble.
Evliliğin sıkıntıda.Your marriage is in trouble.
Evliliğinin başarılı olup olmayacağını bilmek ister misin?Do you want to know if your marriage will be successful?
Mimar, evliliğinin ikinci yılından sonra karısından ayrıldı.The architect left his wife after two years.
On yıl evliliğin ardından kalan rutindir.What remains after ten years of marriage is the routine.
Tom'un içmesi evliliğinde birçok sorunlara neden oldu.Tom's drinking has caused a lot of problems in his marriage.
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarfetmen gerek.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için uğraşmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmak zorundasın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışman gerekiyor.You need to work on saving your marriage.
Onların evliliğinin başı dertte olduğuna dair söylentiler var.There are rumors that their marriage is in trouble.
Tom ve Mary'nin evliliğindeki en büyük sorun Mary'nin annesinin karışmasıdır.The biggest problem in Tom and Mary's marriage is Mary's mother's interference.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
O, evliliğini bir arada tutmak istedi.He wanted to keep his marriage together.
Tom evliliğinde mutsuz kalmıştır.Tom remained miserable in his marriage.
Tom aynı cinsiyettekilerin evliliğine karşıdır.Tom is against same-sex marriage.
Tom'un halası Mary'nin ve Tom'un evliliğinin sürmeyeceğini biliyordu.Tom's aunt knew Mary's and Tom's marriage wouldn't last.
Tom'un sosyal medyadaki hataları yakında Mary ile olan evliliğini sona erdirdi.Tom's mistakes on social media soon ended his marriage to Mary.
Leyla evliliğinin sona ereceğini biliyordu.Layla knew that her marriage was going to end.
Leyla evliliğini yeniden inşa etmek istedi.Layla wanted to rebuild her marriage.
Leyla'nın Sami ile olan ilişkisi onun evliliğine maloldu.Layla's affair with Sami cost her her marriage.
Leyla evliliğinin kötü olduğunu biliyordu.Layla knew her marriage was bad.
Evliliğin boyunduruğu o kadar ağırdır ki onu taşımak iki kişi gerektirir-bazen üç.The yoke of marriage is so heavy that it takes two people to carry it – sometimes three.
Sami evliliğini kurtarmak zorundaydı.Sami had to save his marriage.
Sami evliliğinin parçalanmasını istemedi.Sami didn't want his marriage to crumble.
Sami evliliğini iyileştirmek istedi.Sami wanted to improve his marriage.
Mutlu bir evliliğin sırrı, bir sır olarak kalır.The secret of a happy marriage remains a secret.
Karısına yalan söyleyerek evliliğini yıktı.He destroyed his marriage by lying to his wife.
Üçüncü evliliğinden mutsuzdu ve yine boşanmayı düşünüyordu.His third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Hitler, evliliğini görünüşe göre onaylamadı ve yarı kızkardeşini "Frau Hammitzsch" olarak andı.Hitler apparently disapproved of the marriage, and referred to his half-sister as "Frau Hammitzsch".
Kısa ve stresli ilk evliliğinden 1953'te kızı Heather-Louise June doğdu.During their short and stressful marriage she bore one daughter in 1953, named Heather-Louise June.
Turman ile evlenerek Franklin, Turman'ın önceki evliliğinden üç çocuğuna üvey anne oldu.By marrying Turman, Franklin became stepmother of Turman's three children from a previous marriage.
İlk evliliğinden olan David adında yetişkin bir oğlu var.He has an adult son named David from his first marriage.
İlk evliliğinden bir oğlu, uzun süren bir hastalık sonrasında 1921 yılında ölmüştür.A son from his first marriage died in 1921 following a protracted illness.
Bu durumun Eudokia'nın evliliğinin meşruluğunu da etkilediği kabul edilebilir.This would presumably also affect the legality of Eudokia’s marriage.
Atambayev, yaptığı evliliğinden ilk eşi Buazhar'dan dört çocuk sahibidir.Atambaev has four children from his marriage to his first wife Buazhar.
Evliliğini takiben, Eudokia, Despoina tarzını Sinop'ta sürdürdü.Following her marriage, Eudokia was styled Despoina in Sinop.
Evliliğine rağmen, Horowitz'in eşcinsel olduğuna dair sürekli söylentiler vardı.Despite his marriage, there were persistent rumors of Horowitz's homosexuality.
Kızı Julia, bu ikinci evliliğinin hemen ardından doğdu.Her daughter Julia was born from the latter matrimony.
Maria, evliliğinden çok uzun bir zaman geçmeden çocuksuz olarak ölmüştür.Maria died childless not long after her own marriage.
Bu yüzden 30 Ekim 1485'te, evliliğinden önce Kral olarak taç takmayı seçti.He consequently chose to be crowned on 30 October 1485 before his marriage.
Clemm'in önceki evliliğinden beş çocuğu vardı, Maria ile üç çocukları daha oldu.Clemm had five children from his previous marriage and went on to have three more with Maria.
Baba ile oğul arasındaki kötü ilişkiler bu evliliğin başarısızlıkla sonuçlanmasında rol oynamıştır.The poor relation of father and son may have played a part in the eventual failure of this marriage.
Irina, Moore ile evliliğinde güvenliği bulmuş ve kısa zamanda onun için modellik yapmaya başlamıştı.Irina found security in her marriage to Moore and was soon posing for him.
Pasha'nın ikinci erkek kardeşi Krasimir de babasının ikinci evliliğinde dünyaya geldi.Pasha's second brother Krasimir is the child of her father's second marriage.
Agrippina bunu Octavia'nın oğluyla evliliğini garanti altına almak umuduyla yapmıştı.Agrippina did this hoping to secure a marriage between Octavia and her son.
Ayrıca önceki evliliğinden Cindy Carolina adında kızı vardır.He also has a daughter, Cindy Carolina, from a previous marriage.