evliliği ile cümle
evliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kaç tane mutsuz evliliğin olması şaşırtıcıdır.It is surprising how many unhappy marriages there are.
Tom'un zengin bir kadınla evliliğini duydum.I've heard of Tom's marriage to a rich woman.
Ebeveynlerin evliliğini onayladı mı?Did your parents approve of your marriage?
Lütfen oğlunuzun evliliğinde en içten tebriklerimizi kabul edin.Please accept our heartiest congratulations on the marriage of your son.
Annen evliliğimizi bitirmeye çalışıyor.Your mother is trying to break up our marriage.
Evliliğin için tebrik ediyorum.Let me congratulate you on your marriage.
Mayıs ayında evlenecektik ancak evliliği Haziran ayına kadar ertelemek zorunda kaldık.We were to be married in May but had to postpone the marriage until June.
Evliliğim hakkında kız kardeşimle görüştüm.I consulted with my sister about my marriage.
O, işsiz olduğu için, onların evliliği başarısız oldu.Because he was unemployed, their wedlock failed.
Onun mutlu bir evliliği oldu.He was happily married.
Mutlu bir evliliği vardı.He was happily married.
Sonunda evliliğimize razı oldular.They consented to our marriage at last.
Evliliği için onu tebrik ettiler.They congratulated him on his marriage.
Onun evliliği ailesine mutluluk getirdi.Her marriage brought happiness to her parents.
Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.Father will never approve of my marriage.
Babam, evliliğimi kabul etmeyecek.Father will never approve of my marriage.
Babam evliliğimize itiraz etti.My father objected to our marriage.
Onun babası onun evliliğine isteksizce razı oldu.Her father reluctantly consented to her marriage.
Duyduğuma göre onların evliliği sallantıda.From what I've heard, their marriage is on the rocks.
O, evliliğinde her şeyin iyi olmadığını ima etti.He intimated that all is not well in his marriage.
Tom'un öfkesi onların evliliğini yaraladı.Tom's anger hurt their marriage.
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.Tom destroyed his marriage by lying to his wife.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom mükemmel bir evliliği olduğunu söylüyor.Tom says that he has the perfect marriage.
Tom John'un evliliğinden dolayı Mary ile konuşamadı.Tom was unable to talk Mary out of marrying John.
Mary Tom'un üçüncü evliliğinden olan en büyük çocuğu.Mary is Tom's oldest child from his third marriage.
Evliliğimiz üzerinde çalışıyoruz.We're working on our marriage.
Evliliğimiz bitti.Our marriage has come to an end.
Evliliğinde bir şeyin yanlış olduğunu ima etti.He implied that something was wrong with his marriage.
Tom'un üç başarısız evliliği vardı.Tom had three failed marriages.
Ben asla evliliği kastetmedim.I have never alluded to marriage.
Evliliğin sıkıntılı.Your marriage is in trouble.
Evliliğin sıkıntıda.Your marriage is in trouble.
Tom evliliği iptal etmek istiyor.Tom wants to call off the marriage.
Evliliğinin başarılı olup olmayacağını bilmek ister misin?Do you want to know if your marriage will be successful?
Mutlu bir evliliğimiz varmış gibi davranalım.Let's pretend we have a happy marriage.
Evliliğimin geleceği hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about the future of my marriage.
Ailem bizim evliliğimize karşıydı.My parents were against our marriage.
Mimar, evliliğinin ikinci yılından sonra karısından ayrıldı.The architect left his wife after two years.
On yıl evliliğin ardından kalan rutindir.What remains after ten years of marriage is the routine.
Ailem evliliğimize karşı çıktı.My parents were opposed to our marriage.
Bir Hristiyan olabilir misin ve aynı zamanda eş cinsel evliliği destekleyebilir misin?Can you be a Christian and support gay marriage at the same time?
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.Gay marriage should be legal.
Eş cinsel evliliği yasal olmalı mı?Should gay marriage be legal?
Bu sadece bir mantık evliliğiydi.It was only a marriage of convenience.
Tom'un içmesi evliliğinde birçok sorunlara neden oldu.Tom's drinking has caused a lot of problems in his marriage.
Evliliğini kurtarmak adına çaba sarfetmen gerek.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için uğraşmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmalısın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışmak zorundasın.You need to work on saving your marriage.
Evliliğini kurtarmak için çalışman gerekiyor.You need to work on saving your marriage.
Evliliği hakkında ona hiç soru sorma.Don't ask him any questions about his marriage.
Evliliğim bitti.My marriage is over.
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Bu bir yeşil kart evliliği.It's a green card marriage.
Onların evliliği bir aldatmaca.Their marriage is a sham.
Evliliğimi kurtardın, Tom.You saved my marriage, Tom.
Onların evliliğinin başı dertte olduğuna dair söylentiler var.There are rumors that their marriage is in trouble.
Tom ve Mary'nin evliliğindeki en büyük sorun Mary'nin annesinin karışmasıdır.The biggest problem in Tom and Mary's marriage is Mary's mother's interference.
Tom'un yeni karısı onun ilk evliliğindeki kızından daha genç.Tom's new wife is younger than his daughter from his first marriage.
İlgili Sayfalar