evli ile cümle
evli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evliyim ve iki çocuğum var.I am married and have two children.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.In our culture, we can't be married to two women at once.
Gittikçe artan sayıda evli çift ev işlerini paylaşıyor.More and more married couples share household chores.
Evlilikler cennette yapılır.Marriages are made in heaven.
Sadece bir yıldan beri evliyim.It is just a year since I got married.
Biz, evli olduğunuzu düşünmüştük.We thought that you were married.
Evlilik teklif etmeden önce düğün planlamak arabayı atın önüne koymaktır.Planning the wedding before proposing is putting the cart before the horse.
Bir Fransızla evli bir kızım var.I have a daughter who's married to a Frenchman.
Yeni evli Japon erkek niçin karısı hakkında kötü bir şey söyledi?Why did the newly married Japanese man say something bad about his wife?
Kaç tane mutsuz evliliğin olması şaşırtıcıdır.It is surprising how many unhappy marriages there are.
Tom'un zengin bir kadınla evliliğini duydum.I've heard of Tom's marriage to a rich woman.
Yeni evli çift el ele yürüdü.The newly married couple walked hand in hand.
Herkes için aşikardır ki, evlilik er ya da geç ayrılmayla sonuçlanır.It was obvious to everyone that the marriage would sooner or later end in divorce.
John Jane ile evliydi.John was married to Jane.
Ebeveynlerin evliliğini onayladı mı?Did your parents approve of your marriage?
Lütfen oğlunuzun evliliğinde en içten tebriklerimizi kabul edin.Please accept our heartiest congratulations on the marriage of your son.
Evli misin yoksa bekar mısın?Are you married or are you single?
Bu evlilik onun kariyeri için avantajlı olacak.This marriage will be advantageous to his career.
O ve ben 30 yıldır evliyiz.She and I have been married 30 years.
İlk kuzenler evlilik için çok yakındırlar.First cousins are too close for marriage.
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.I wish you a long and happy married life.
Bir İtalyanla evli olduğu için, o şimdi Roma'da yaşıyor.Married to an Italian, she lives in Rome now.
Amerika'dakilerle karşılaştırıldığında, Japon evlilikleri nadiren boşanmayla sonuçlanıyor.Compared with those in America, Japanese marriages rarely end in divorce.
Evlilik resepsiyonuma daha önce gelmeliydin.You ought to have come to my wedding reception earlier.
Ben evlilik haberine gerçekten memnun oldum.I'm really pleased at the news of your marriage.
Annen evliliğimizi bitirmeye çalışıyor.Your mother is trying to break up our marriage.
Sen ve Jane ne kadar süredir evlisiniz?How long have you and Jane been married?
Evliliğin için tebrik ediyorum.Let me congratulate you on your marriage.
Evli kişiler bazen bekar olmayı diler.Married people sometimes wish they were single.
Evli olduğunu bana hiç söylemedin.You never told me that you were married.
Bir yıl evlilikten sonra ayrıldılar.They split up after a year of marriage.
Beş yıldır evliyiz.We've been married for five years.
Evlilik gelenekleri ülkelere göre değişir.Marriage customs differ by country.
İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.Marriage can be a wonderful thing if two people understand each other.
Evlilik bir piyangodur.Marriage is a lottery.
Evlilik ciddi bir konudur.Marriage is a serious matter.
Günümüzde evlilik, kadınlar için mutlaka bir zorunluluk değil.Nowadays marriage is not necessarily a must for women.
Evlilikler cennette yapılır ve yeryüzünde tüketilir.Marriages are made in heaven and consummated on earth.
Evlilik yaşam şekilleri çok değişiyor.Patterns of married life are changing a lot.
Evlilikte vermek ve almak eşit olması gerekir.In marriage there should be equal give and take.
Huzurlu evlilik bu dünyanın cennetidir, çekişmeli evlilik bu dünyanın arafıdır.Marriage, in peace, is this world's paradise; in strife, this life's purgatory.
Görünüşe göre evliliklerini düzeltmeye çalışıyorlar.Apparently, they're trying to patch up their marriage.
Dün onuncu evlilik yıl dönümümüzü kutladık.We celebrated our tenth wedding anniversary yesterday.
Evlilik yıl dönümümüz yakında geliyor.Our wedding anniversary is coming soon.
Mayıs ayında evlenecektik ancak evliliği Haziran ayına kadar ertelemek zorunda kaldık.We were to be married in May but had to postpone the marriage until June.
Kuzenlerimden biri bir romancıyla evli.One of my cousins is married to a novelist.
Erkek kardeşlerimin her ikisi de evlidir.Both of my brothers are married.
Kardeşlerimin her ikisi de evli değildir.Both of my sisters are not married.
Kız kardeşlerimin her ikisi evlidir.Both of my sisters are married.
Kız kardeşim evlidir.My sister is married.
Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.Tom asked me how long my parents had been married before they separated.
Ben evliyim.I'm married.
Evliliğim hakkında kız kardeşimle görüştüm.I consulted with my sister about my marriage.
Üç yıldır evliyiz.We have been married for three years.
Gerçeği söylemek gerekirse, o oyuncu evli.To tell the truth, that actor is married.
Bazı genç Japon halkı, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler.Some young Japanese people prefer being single to being married.
Murai çifti on yıldır evli.The Murais have been married for ten years.
20 yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Yirmi yıldır evliler.They have been married for twenty years.
Onlar on yıldır evliler.They have been married for ten years.