Böylece evlerini kendi elleriyle ve inananların elleriyle yıkıyorlar.So learn a lesson.
Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar.They entered the very innermost parts of your homes.
Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar.They entered the very innermost parts of your homes.
Evlerinize kadar girerek araştırırlar.They entered the very innermost parts of your homes.
Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
Yok, eğer karıları evlerini bırakıp giderlerse yapacakları meşru bir şeyden dolayı size suç yok.If they leave, you are not to blame for what they do with themselves, provided it is reasonable.
Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar.But they rejected him, so the tremor overtook them, and they were left motionless in their homes.
Kaçmayın, lüks ve savurganlık için yaşadığınız yere, evlerinize dönünüz.(They were told): "Flee not, but return to your comforts and to your dwellings.
Evlerinizde de vakarlı oturun.And stay in your houses.
Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar (kötü davranarak onları buna zorlamayın).Expel them not from their houses nor let them go forth unless they commit open immorality.
Onların topraklarını, evlerini, mallarını ve henüz ayak basmadığınız bir toprağı size miras verdi.God made you inherit their land, houses, property, and a land on which you had never walked.
Allah size evlerinizi dinlenme yeri kıldı.God has made your house the place for you to rest.
Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu.He said, "No, it is the torment which you wanted to suffer immediately.
Allah size, evlerinizden huzur ve sükûn yeri yaptı.God has made your house the place for you to rest.
Allah size evlerinizden bir huzur ve dinlenme yeri yaptı.God has made your house the place for you to rest.
Ve ALLAH evlerinizi sizin için barınaklar yaptı.God has made your house the place for you to rest.
Ey inananlar, (rastgele) Peygamber'in evlerine girmeyin.Believers, do not enter the houses of the Prophet, unless you are invited for a meal.
Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin.Believers, do not enter the houses of the Prophet, unless you are invited for a meal.
Bu evlerin sakinleri ise nehir manzarası olmayan toplu konutlara yerleştirilmiş.The dwellers have since been displaced to "social housing" with no River Douro Views.
25 Nisan bir cumartesi günüydü ve insanlar evlerinde oturuyorlardı.On April 25, it was Saturday and people were in their homes.
İnsanlar tam normale dönecekken, Nepal'de deprem evlerinden dışarı çıkarttırdı.Here we go again.
Ayrıca okuyun: Yemen'deki Savaş Neden İnsanları Yurtdışında Mahsur Bıraktı ve Evlerinden EdildiAlso read: War Has Left Yemenis Stranded Abroad and Displaced at Home
Binlerce aile çapraz ateş altında kalmamak için evlerinden kaçtı.Thousands of families have fled their homes in order to avoid getting caught in the crossfire.
Karadağ Vatandaşları Yabancı Savaşlarda Savaştıktan Sonra Evlerine Döndüklerinde Ne oluyor?What Happens when Montenegro Citizens Return Home After Fighting in Foreign Wars? · Global Voices
Bunu evlerin, perakende satış dükkanlarının ve küçük çaplı hizmetlerin özelleştirilmesi izledi.This could be considered a successful phase.
Bu, insanların evlerine yatırım yapmayıp mümkün olduğu kadar tasarruf etmeye çalıştıkları bir dönem.This is a period when people do not invest in their dwellings and try to save as much as possible.
CNN'in bildirdiğine göre, ihtilaf yüzünden 158 binden fazla insan evlerini terk etti.The conflict has forced more than 158,000 people to flee their homes, CNN reported.
Seller yüzünden yaklaşık 6 bin 700 kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. [Getty Images]Nearly 6,700 people have been forced to flee their homes due to the flooding. [Getty Images]
Pek çok sporcu evlerine madalyayla dönmeyi ümit ediyor.Many hope to return home with medals.
Şu anda Yunanistan'daki evlerin yaklaşık yüzde 2,66'sında geniş bant hizmeti mevcut.Currently, around 2.66 per cent of Greek households have broadband.
Uçuşan enkaz parçaları dükkan ve evlerin camlarını kırdı.Flying debris smashed shop and house windows.
Gelecek ay, Irak'ta altı aylık görev sürelerini tamamlayan askerler evlerine dönecekler.At that time, soldiers currently serving a six-month tour of duty in Iraq will return home.
Bazı Türkler deprem korkusuyla evlerinin yanına çadır kuruyorlar. [Reuters]Some Turks keep tents near their apartment buildings out of fear of earthquakes. [Reuters]
Dodik birlikte yaşama ihtiyacını vurguladı ve evlerinden kovulan Hırvatları geri dönmeye çağırdı.Dodik stressed the need for co-existence, and called on Croats expelled from their homes to return.
Elbette insanların güven içinde evlerine dönmelerini destekliyor ve bunu görmeyi arzu ediyoruz.Of course, we support and want to see people return to their homes in secure conditions.
Örneğin Olimpiyat Köyü, sporcular evlerine döndükten sonra 2.292 aileye tahsis edilecek.The Olympic Village, for instance, will be given to 2,292 families after the athletes go home.
Kalan üç milyon euro ise en fazla hasarlı evlerin restorasyonunda kullanılacak.The remaining 3m euros will be used to reconstruct the most severely damaged homes.
Sırplar, bölgedeki Arnavut evlerinin yeniden inşasını protesto ediyorlardı.They were protesting the reconstruction of Albanian homes in the area.
Evlerini bile kaybedebiliyorlar.They can even lose their home.
Bir Roman ailesi, evlerinde bir battaniyeyi temizlerken görülüyor.A Roma family cleans a blanket in their house.
Pek çok kişi evlerine klima cihazı almak üzere dükkanlara koşuyor.Many are making trips to the shops to buy air conditioning for their homes.
Hırvatistan'daki seller insanların evlerini ve rızklarını süpürdüCroatia's floods wash away homes, livelihoods
Köylüler evlerinden çıkmak ve hayvanlarını beslemek için tüneller kazmak zorunda kalıyor.Villagers must dig tunnels to leave their homes and feed their livestock.
Sivillerin de evlerinde hatırı sayılır miktarda cephane var.Civilians also have a formidable arsenal in homes.
Gençlik konvoyuna, nicedir gözlerden uzak kalmış tatil evlerine göz atmak isteyenler de katıldı.The convoy was joined by a number of people who set off for their neglected holiday homes.
Balkanlar'daki çatışmalar yaklaşık 3 milyon insanı evlerinden kaçmaya zorlamıştı. [AFP]Conflicts in the Balkans forced an estimated three million people to flee their homes. [AFP]
Olayda çok sayıda araç hasar görürken komşu evlerin camları kirildi.Several cars were damaged and the windows of neighbouring houses shattered.
Seller, Zagrep civarındaki köylerde insanların evlerini ve rızklarını yok etmeye devam ediyor.Floods are washing away homes and livelihoods in the villages near Zagreb.
2000 yılında özel ve devlet bakım evlerinde 57.000'den fazla çocuk yaşıyordu.In 2000, there were over 57,000 children living in private and public care centres.
Bu da evlerinde aldıkları eğitimden kaynaklanıyor." dedi.And that comes from their home education," she told SETimes.
Üç olayda da kurbanlar, silahlı kişilerce evlerinin önünde pusuya düşürüldüler.In all three cases, gunmen ambushed the victims at the doorsteps of their own homes.
Katılımcılar evlerinden yemek getiriyor ve piknik tarzında oruç açıyorlar.Attendees bring food from home and break their fasts picnic-style.
Masum insanlar zorla evlerinden sürüldü ve masum insanlar öldürüldü.Innocent people were evicted forcibly from their houses and innocent people were killed.
Başlarına ne geleceğini, evlerine ve yaşadıklara yere ne olacağını merak ediyorlar."They are worried over what will happen to them, their houses and their neighbourhood."
Kosova'daki evlerine dönmek istiyorlar mı ve BMMYK onların dönüşüne nasıl yardımcı oluyor?Do they want to go home in Kosovo and how is UNHCR assisting them to return?
SE Times: Çatışmalar sırasında evlerini terk eden insanlar 'yerinden edilmiş kişi' statüsünde.SE Times: The people who left their houses during the conflict have IDP status.
Bazıları hâlâ evlerine dönemiyor ya da dönmek istemiyor.Some of them still cannot or do not want to go home.
"Birbirimizin evlerine gider ve karşılıklı olarak dini simgelerimize ilgi gösterirdik."We would visit each other's houses and show interest in respective religious symbols of the other.
Yakındaki üç köyde yaşayan insanlar evlerinde hasar meydana geldiğinden şikayet ettiler.People from the three nearby villages complained of blast damage to their homes.
Borisov halkı camları kapalı şekilde evlerinde oturmaya çağırdı.He urged them to stay at home with their windows closed.