Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cenaze evlerinden.Casas funerárias.
Cenaze evlerinden.Dalle imprese di onoranze funebri.
Cenaze evlerinden.De la capelele funerare.
Cenaze evlerinden.Des funérariums.
Cenaze evlerinden.-Drugi pogrebni zavodi.
Cenaze evlerinden.Funerarias.
Cenaze evlerinden mi?Begrafenis ondernemers?
Cenaze evlerinden mi?Capelele funerare?
Cenaze evlerinden mi?Casas funerárias?
Cenaze evlerinden mi?Des funérariums?
Cenaze evlerinden mi?¿Funerarias?
Cenaze evlerinden mi?Le onoranze funebri?
Cenaze evlerinden mi?Res?
Cenaze evlerinden mi?Γραφεία κηδειών;
Cenaze evlerinden mi?Похоронных домов?
Cenaze evlerinden mi?دار الجنائز ؟
Cenaze evlerinden.Τα γραφεία κηδειών.
Cenaze evlerinden.Из похоронных домов.
Cenaze evlerinden.من دار الجنائز
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!(108:10) да скитаются дети его и нищенствуют, и просят хлеба изразвалин своих;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Andem errantes os seus filhos, e mendiguem; esmolem longe das suas habitações assoladas.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Anden sus hijos vagabundos y mendigando; procuren su pan lejos de sus casas arruinadas
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Biarlah anak-anaknya menjadi pengemis yang mengembara, dan diusir dari reruntuhan rumahnya
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Buďtež běhouni a tuláci synové jeho, žebřete, vyhnáni jsouce z poustek svých.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!bujdossanak az õ fiai és kolduljanak, és elpusztult helyeiktõl távol keressenek [eledelt.]
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Copiii lui să umble fără niciun căpătîi şi să cerşească, să-şi caute pînea departe de locuinţa lor dărîmată!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!hans Børn flakke om og tigge, drives bort fra et øde Hjem;
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!In neprestano naj se klatijo in beračijo otroci njegovi in iščejo naj kruha daleč od podrtih bivališč svojih.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Jeho synovia nech sú tulákmi, nech žobrú a nech hľadajú svoj chlieb zo svojich spustlých bývanísk.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Kierrelkööt hänen lapsensa alati kerjäten, anelkoot kaukana kotinsa raunioilta.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!그 자녀가 유리 구걸하며 그 황폐한 집을 떠나 빌어먹게 하소서
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Laten zijn kinderen maar overal ronddwalen en bedelen voor de kost; zij zullen overal weggejaagd worden.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Må hans barn alltid gå husvilla och tigga och söka sitt bröd fjärran ifrån ödelagda hem.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con cái nó hoang đàng và ăn mày, Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng nó.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Nguyện con_cái nó hoang_đàng và ăn_mày , Phải đi xin ăn xa khỏi nhà hoang của chúng_nó .
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Niech będą biegunami i tułaczami synowie jego, niech żebrzą, a niech żebrzą wychodząc z pustek swoich.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!og la hans barn flakke omkring og tigge, og la dem gå som tiggere fra sine ødelagte hjem!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Que ses enfants soient vagabonds et qu`ils mendient, Qu`ils cherchent du pain loin de leur demeure en ruines!
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Seine Kinder müssen in der Irre gehen und betteln und suchen, als die verdorben sind.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Vadano raminghi i suoi figli, mendicando, siano espulsi dalle loro case in rovina
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Και ας περιπλανωνται παντοτε οι υιοι αυτου και ας γεινωσιν επαιται, και ας ζητωσιν εκ των ερειπιων αυτων.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!Децата му нека се скитат винаги и станат просяци, И далеч от развалените си жилища нека просят хляб.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!ונוע ינועו בניו ושאלו ודרשו מחרבותיהם׃
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!‎ليته بنوه تيهانا ويستعطوا. ويلتمسوا خبزا من خربهم‎.
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒 女 漂 流 討 飯 、 從 他 們 荒 涼 之 處 出 來 求 食
Çocukları avare gezip dilensin, Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!願 他 的 兒女 漂流 討飯 、 從他們荒涼 之 處出來 求 食
Çocuklar sanal bir hapishanedeler. Ayrılamıyorlar; evlerine dönemiyorlar.Діти є віртуальними в'язнями; вони не можуть піти геть, піти додому.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!카이트리아 오닐: 그래.. 그런데 지금 우리는 어떤 집에서 도움이 필요한지도 모르고 있잖아.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!Tak, ale nie wiemy, które domy przyjmują pomoc.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!ק"א: כן, אבל אנו אפילו לא יודעות אילו בתים מקבלים עזרה כרגע.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!كايتريا أونيل: نعم، ولكننا لا نعلم حتى اي من المنازل تقدم المساعدة في هذه المرحلة.
CO: Evet, ama şu noktada hangi evlerin yardıma ihtiyacı olduğunu bile bilmiyoruz ki!「助けを募って ボランティアも派遣しなきゃ」
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.A menudo Virtual Earth era la primera herramienta con la que la gente veía lo que había sucedido en sus casas.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Deseori prima oară când cineva vedea ce s-a întâmplat cu casa lor era pe Virtual Earth.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.버추얼 어쓰로 누구나 자신들 집이 어떻게 되었나를 볼 수 있었습니다.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Oft war es so, dass jemand das, was mit seinem Haus geschehen war, erstmalig bei Virtual Earth sah.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Sokan a Virtuális Földön keresztül látták először, hogy mi történt a házukkal.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Souvent, les gens ont découvert sur Virtual Earth ce qu'il était advenu de leur maison.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Spesso, la prima volta che qualcuno ha visto cosa stava succedendo a casa sua era con Virtual Earth.
Çoğu insan, evlerinin ne durumda olduğunu Virtual Earth'den gördü.Thường thì đây là lần đầu tiên người ta thấy những gì xảy ra với nhà của họ là từ Trái Đất Ảo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod