Osmanlı mimarisinin daha zengin olan Kuveytli tüccarların evlerindeki etkisini gözlemlemek mümkündü.Or has the housekeeper snagged the richest man in Australia?
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.At the time, fewer than 5% of all U.S. homes had a DVD player.
Roma'da vatandaşlar ekmeklerini evlerindeki fırınlarda pişirirlerdi.The bakers in the towns baked their rye bread for the day.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter hires them back after admitting that he secretly sold the Griffins' former house in Quahog.
İki katlı evlerin alt katı hayvan barınağı olarak kullanılırdı.The two lower stories of a residential tower were intended for livestock.
Ertesi gün, Radom'daki evlerinden çıkarılan doktorlar Szydlowiec yakınlarında vuruldu.The following day, Jewish doctors were taken from Radom and shot nearby in Szydłowiec.
Ancak yaz aylarında önemli bir geri dönüş yaşanmakta ve evlerin büyük bir kısmı dolmaktadır.They do not exist except during full moon, and reproduce only by curses.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.They watch as their home village is destroyed by the fire.
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.They are used as the main source of energy in 80% of homes in India, China and sub-Saharan Africa.
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.We secretly celebrated inside our homes.
William Methwold: Sina ailesine Bombay'daki yeni evlerini satan İngiliz'dir.William Methwold is an Englishman from whom the Sinais buy their house in Breach Candy, Bombay.
Evlerinde misafir olur.You are a guest in their home.
Evlerinin Müslümanlarınkinden yüksek olmaması gerekiyordu.The houses of non-Muslims must not be taller in elevation than the houses of Muslims.
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.The house has recently been restored.
Bu sistem üst sınıfların evlerinde yaygın olarak kullanıldı.This kind of system was widely used in wealthier homes.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Many buildings in the town centre are over a century old.
Bu evlerin her biri bir sanat eseridir.The house itself is a work of art.
Xanadu: Geleceğin evlerini bugünkü zamanda kullanabilirsiniz!.Cashing In Your Children's Tomorrow...Today!
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.They have thrown away their arms and are nearly all at their homes.
Ailesi kısa bir süre sonra iflas etti ve evlerinden çıkarıldılar.The family declared bankruptcy and were evicted from their home.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.Because of this, the houses had large gardens in back.
Ülkeyi ilgilendiren önemli kararlar yöneticilerin evlerindeki özel toplantılarda alınırdı.Laws governing what took place on the land were decided by the Hereditary Chief in Meetings.
Evlerin kapıları hep doğuya açılır.The doors on the east side only opened.
Ocaklar ise hem evlerin içinde hem de dışında yer alıyordu.Hearths were located within and outside the homes.
Evlerinde zengin bir kütüphaneleri vardı.Its library has rich holdings.
Evlerini boşaltıp bıraktık.When had we left our houses?
Çevrede kullanılan geleneksel eşyalar bu evlerin içinde ve dışında sergilenmektedir.Native American themes are common inside and outside the building.
Ancak evler terk edildiği için evlerin çoğu yıkılmıştır.Many homes were simply abandoned.
Sağ kalanlar ise 1944'te evlerine döndüler.All of them survived and returned home in 1947.
İki kızkardeş girerler ve evlerine gelmiş olan iki yabancı adamdan korkarlar.The sisters enter and are alarmed by the presence of strange men in their home.
Evlerin yapımında tahtalar birbirine geçmeli olarak hazılanmıştır.For safety, the houses were huddled together.
Beverly Hills'teki evlerinde yaşıyorlar.They reside in Beverly Hills.
Bu taşlarla evlerin büyük çoğunluğu inşa edilmiştir.Most houses were built with large stones.
Böylece yetim kalan Poe'yu Richmond, Virginia'lı John ve Frances Allan çifti evlerine aldı.Thus orphaned, the child was taken in by John and Frances Allan of Richmond, Virginia.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Most of these older buildings are now used as restaurants or shops.
Mimari olarak tek katlı evlerin yanı sıra çift katlı evlerde bulunmaktadır.Some of the old rail sheds remain there along with several houses.
Kışa doğru tekrar evlerine geri dönerler.They return to their camp for the winter.
27:12-13 Kutsal evlerin değerini takdir et Lev.27:12-13 To estimate the value of consecrated houses — Lev.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.Most steamships today are powered by steam turbines.
250 erkek ve kadın evlerinden tarlaya sürüldü.533 women and children were removed from the ranch.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.They cleared the land to farm and build their homes.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.Some of the wreckage fell close to houses.
Halk ise taşınma işine pek sıcak bakmamış, eski evlerinde oturmaya devam etmiştir.He will fulfil the Old Man's prophecy; he will get to paradise.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.They left their cells only to worship.
Tarihi evlerin bazılarının 3 asrın üzerindedir.The historic buildings are in three groupings.
Evlerin tümü bahçe içinde yer alırdı.Everyone disappears into the garden.
İlk önce mahallenin kanalizasyonları yapılıp sonra evlerin tümüne su alınmıştır.They first reared the walls and then filled the enclosure with houses.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.He cut down many people and destroyed homes and land.
Son yıllarda betonarma yeni evlerin de yapılmasıyla kış nüfusu bir miktar daha artmıştır.In the winter, larger houses were built.
Peristilli ev tipinin en güzelleri olan bu evler modern evlerin konforunda idi.The houses of medieval peasants were of poor quality compared to modern houses.
Prens onlara evlerine götürmüş.I took him to their homes.
Tuvalar eski kır evlerinde doğa ile uyumlu hayatlarını sürdürürler.Rebuilding cities in balance with nature.
Yahudi evlerinden günümüze kalan örnekler mahallenin içlerine doğru çoğalır.Till today, there are still several Jewish buildings standing within its vicinity.
Hıristiyan halk, evlerinden subaylara ateş ediyor.Schools were looted and civil servants shot in their offices.
Evlerinde nakış işlemekte ustadırlar.That their houses should be razed and thrown down.
Modern dönemde her aile, evlerinde çocuklarının portresini bulunduruyordu.Every afternoon, the parents would take their baby home for about an hour.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.He breaks into a home and hides in a little girl's room.
Onları can evlerinden vurdular.They struck at what is holy.
- Evlerini bir görsen.Every single thing is worth as much as Nemanja's life.
Hastanedeki özel bir kardiyak ünitesinde mi yoksa evlerinde mi iyileşmeliler?Should they recover in a specialized cardiac unit in hospital, or should they recover at home?