Ana içeriğe geç
Sözlük

evlerin ile cümle

evlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Peter, Stewie için kendi evlerinde şaşaalı bir parti hazırladığı yalanını söyler.Питер собирает для Стьюи игровую площадку за домом.
Daha sonra iki kardeş düşmanla savaşıp onları yenerler ve evlerine dönerler.Теперь два родные брата спорят о престоле, и если не старший, то младший получит его.
Kiremitten şapkalı bacalar, Muğla evlerinin simgesi sayılır.Остатки маски образуют подобие заколки в волосах.
Almanya'da, Lebensborn evlerinde yaklaşık 8.000 çocuk dünyaya geldi.На сегодняшний день в Чили проживает более 800 тысяч человек, рождённых за границей.
Cuma akşamı, her iki taraf da kendi evlerinde çalgılı eğlence düzenler.На Рождество они вместе украшают дома праздничную ель.
Eğer bu centilmenler evlerinize girmek isterse, siz evleriniz terk edin.لو أراد هؤلاء النبلاء دخول منازلكم، اتركوا منازلكم.
Yeni kütüphane binası eski ahşap evlerin ortamına uyacak şekilde tasarlanmıştır.وقد صمم مبنى المكتبة الجديدة ليتناسب مع بيئة المنازل الخشبية القديمة.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.ووُلد بارت بعدها بفترة قصيرة، وقام الزوجان بشراء بيتهم الأول.
Evlerinin Müslümanlarınkinden yüksek olmaması gerekiyordu.بيوتهم لا يمكن أن ترتفع عن بيوت المسلمين.
Yüzde 92'sinin cep telefonu vardır ve evlerin yüzde 58'inde internet bağlantısı vardır.يمتلك حوالي 92 ٪ هاتفاً محمولاً و 85٪ اتصالاً بالإنترنت في المنزل في عام 2009.
Ayrıca, hiçbir itfaiye görevlisinin bu tabloları kendi evlerine sokmak istemedikleri iddia edildi.وأكمل بأنه ليس هناك رجل إطفاء يسمح بدخول هذه اللوحة إلى منزله.
Daha sonrasında da köydeki evlerinin ateşler içinde yanmasını izliyorlar.وبعدها أضرمت النار في منازل القرية.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.فعرض بهم وذلوّا ، واشتهى الكثيرون منهم الموت .
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.دُمّرت المنازل في معظمها.
Bu kullanım, Hindistan, Çin ve Sahraaltı Afrika'daki evlerin %80'inin enerji kaynağıdır.ويتم استخدامها كمصدر رئيسٍ للطاقة في 80% من المنازل في الهند والصين والدول الأفريقية جنوب الصحراء.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.نصحت الشرطة السكان بالبقاء في منازلهم وقامت بتفتيش المنطقة، ولكن لم يعثروا على شيء.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.بعض الحطام سقط بالقرب من منازل في خرابوف.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.وقد لاحظ هيرودوت أن المصريين هو الشعب الوحيد في ذلك الوقت الذي ربى الحيوانات داخل منازلهم.
İngiltere'nin en büyük malikane evlerinden biri olan saray 1705-1722 yılları arasında inşa edilmiştir.تم بناء القصر، كواحد من أكبر البيوت في إنجلترا، بين 1705 وحوالي عام 1724.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.كما قاموا كذلك بتفجير منازلهم.
Onlara evlerini bulduracak hiçbir ipucu bırakmaz.لم يبق أي أثر من منازلها.
30 cm külün binalara yığılması evlerin yıkılmasına neden olabilir.حاويات أي أكثر من 40 قدما سيكون من الصعب التنقل في بعض المناطق السكنية.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.تكون معظمها في العصر الحجري الحديث.
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.ودائمًا ما كان يتم دعوة سادة الأغوز العظماء، ويحضرونهم إلى منازلهم، ويُضيفون بأفخم الضيافات.
Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı.فمضى أصاحبُه في سبيلهم وتركوه وحده، ولم يكن له في نفسه حيلة، فأدركه جنود إسماعيل وأخذوه أسيرا.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.وقد قام الاهالي بمجهودهم الذاتي ببناء منازلهم.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.كان بها منازل بني حارثة من الأوس.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Ao entrar em sua casa, os Simpsons sentam em seu sofá para assistir televisão.
Evlerine giderlerken, arabada yan yana otururlar ve Summer Tom’u evinde yapacağı partiye çağırır.Eles se sentam lado a lado na viagem para casa e Summer convida Tom para uma festa em seu apartamento.
Bart, kısa bir süre sonra doğar ve çift, ilk evlerini satın alır.Bart nasceu logo depois, e o casal comprou sua primeira casa.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter contrata-os de volta e admite que vendeu secretamente a antiga casa de Quahog.
Çok sayıda insanı öldürdü ve evlerini, topraklarını yaktı.Cortou muitas pessoas e destruiu casas e terras.
Ailesi evlerinde onu beklerken Fransız metresi Madame Aubert ile diğer yolculara gösteriş yapmaktadır.Ele mostra sua amante francesa Madame Aubert para outros passageiros enquanto sua família o espera em casa.
Bazı enkaz parçaları da Hrabove'da ki evlerin yakınına düştü.Alguns dos destroços caíram perto das casas de Hrabove.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Cerca de 2.000 pessoas tiveram que abandonar suas casas.
İlk evlerin kurulduğu yere bir de mektep yapılmıştır.Onde tambem foram construidas as primeiras casas.
Bunların çoğu evlerin altındadır.A maior parte estão localizadas em cabines.
Toulouse ve Lille'deki opera evlerinde de görev yaptı.Ele conduziu também as Óperas de Lille e Toulouse.
Ardından, 1894'te, Deyra' da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.Em 1894, um grande incêndio em Deira destruiu a maioria das casas.
Aile yeni evlerine doğru yola çıkarlar.Eles vão para a nova casa deles.
Hatta bunun için de evlerini satarlar.Enquanto isso faziam as compras necessárias aos seus lares.
Beverly Hills'teki evlerinde yaşıyorlar.Tem uma casa em Beverly Hills.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.Pára-se com tudo e voltam todos para casa?
İnsanlar iktisada dayalı olarak yaşadıklarından, tamamı, kendi evlerini yapmış ve işlerini kurmuşlardır.Agora os personagens são quase adultos, têm sua própria casa e cuidam da própria vida.
Kadınlar evlerine dönerler.A família regressa a casa.
Mart ve Nisan aylarında çoğunluğu Kürtlerden oluşan yaklaşık 2 milyon Iraklı evlerini terk etti.Em julho e agosto, eles nunca estiveram separados por mais de dois home runs.
21 Kasım'da evlerinde küçük bir cenaze töreni yapıldı.Ela foi enterrada em 23 de novembro numa pequena cerimônia em sua cidade natal.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Muitas das casas ultrapassam os 300 anos de idade.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.O paciente vai para casa no mesmo dia e pode retornar às suas atividades normais em até 2 dias.
Bu dönemde ABD'deki evlerin yüzde beşinden azında DVD oynatıcı mevcuttu.Neste ano, por exemplo, dois filmes norte-americanos ocuparam dois terços do nosso parque exibidor.”
Taş evlerin ise çoğu yıkılmıştır.A maioria dos castelos estão destruídos.
Prens onlara evlerine götürmüş.O governo pediu às pessoas para irem para suas casas.
Bugün taş evlerin çoğu iskelet halindedir.A maioria das pedras rúnicas da Inglaterra estão na Uplândia.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Abandonou a casa da família mudando-se para um pequeno apartamento.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Assim, a casa ficou abandonada.
Yeşil ağaç kurbağaları evlerin içindeki lavabo ve tuvalet gibi su kaynaklarına yerleşmeleriyle de tanınırlar.Relas-verdes são bem conhecidas por habitarem fontes de água dentro de casas, como lavatórios ou retretes.
Edirne evlerinin hepsinin genişçe bahçeleri vardı.Todos os edifícios do palácio tinham sólidos subterrâneos.
Sonrasında öğrenci evlerinde kaldı.Mais tarde frequentaram as escolas locais.
Palovit, Trovit'e giden arabalar bu yayladaki evlerin arasından geçer.'S - Esses caras estão alojados em edifícios ao longo das linhas de guerra.
Publarda ve evlerin kapalı kapıları ardında büyük bir protesto hareketinin planları yapılmaya devam ediyordu.Em portas de fábricas ou em praças ele tinha um grande poder de mobilização.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod