Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, İspanya'daki eski evleri onarıyor.He renovates old houses in Spain.
İkinci nesil göçmenlerin tek bir evleri vardır.The second generation of immigrants has only one home.
Bu evlerimiz arasında uzun bir yol.It's a long way between our houses.
Polisler, hırsızı aramak için birbiri ardına evleri aradı.The policemen searched one house after another in looking for the thief.
Bu evlerin hepsi benzer.These houses are all alike.
Evlerindeki farelerden kurtulduk.We got rid of the mice in their house.
Onların evlerinde su var mı?Do they have water in their houses?
Hepimiz evlerimizden uzağız.We're all far from our homes.
Evlerinizde kalın.Stay in your homes.
Bütün evlerimi sattım.I sold all my houses.
Yerleşimciler evlerini nehir boyunca inşa etti.The settlers built their homes along the river.
Şu evlerin hepsi benzer.Those houses are all alike.
Melanie'nin anne babası Emily'nin kendi evlerinde kalmasına izin verdi.Melanie's parents permitted Emily to stay in their house.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
Tom ve Mary evlerini satmaya çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to sell their house.
Büyük ebeveynlerimin Boston'da bir evleri vardı.My grandparents had a house in Boston.
Evleri buraya yakın.Their house is near here.
2013'te evlerin fiyatı yüzde 28 oranında arttı.Prices rose by a whopping 28 percent in 2013.
Birçok zengin insanın evlerinde güvenli bir odası var.Many rich people have a safe room in their houses.
Onların evleri denize yakın durumdadır.Their houses are located near the sea.
Sanıyorumki evlerini satmak zorunda kalacaklar.I think that they will need to sell their house.
Onlar evlerimizin dışına bomba yerleştirdiler.They planted bombs outside our homes.
Geleneksel ahşap evlerin çoğu alevler içinde.Many of the traditional wooden houses are ablaze.
Her alanda çiftlik evleri vardı.There were farmhouses all over the area.
Jacksonlar evlerini boyattı.The Jacksons had their house painted.
Jackson'lar evlerini koyu kahverengiye boyattı.The Jacksons had their house painted dark brown.
Tüm evlerin yaşanabilir olması gerekiyor.All houses are supposed to be habitable.
Geleneksel Japon evleri ahşap eklemeler ile birbirine tutturulur.Traditional Japanese houses are held together with wooden joints.
Tom ve Mary geçen yıl evlerini restore ettiler.Tom and Mary renovated their house last year.
Thomas ve Marie evlerini tümüyle restore ediyorlar.Thomas and Marie are entirely renovating their home.
Geleneksel Rus evleri ahşaptan inşa edilir.Traditional Russian cottages are built from wood.
Baldızım beni yeni evlerinde öğle yemeğine davet etti.My sister-in-law invited me to lunch in their new house.
Mary bebek evlerini sever.Mary likes doll houses.
Tom ve Mary tek kelime bile etmeden sinemadan ayrıldılar ve evlerine gittiler.Without saying a word, Tom and Mary left the cinema and went home.
Kedi insanların evlerinde yaşayan vahşi bir hayvandır.The cat is a wild animal that inhabits the homes of humans.
Evlerinin etrafına iki buçuk metrelik yüksek çit inşa ettiler.They built a two and a half meter high fence around their house.
Evlerimizde güvende olmamız gerek.We should be safe in our homes.
İnsanlar evlerini kaybediyor.People are losing their homes.
Mali kriz sırasında milyonlarca Amerikalı evlerini kaybetti.Millions of Americans lost their homes during the financial crisis.
Tom ve Mary evlerini satın alabilmek için para ödünç aldılar.Tom and Mary borrowed money to buy their house.
Tom evleri nasıl satacağını bilir.Tom knows how to sell houses.
Evlerinin elektrik veya musluk suyu yok.Their homes don't have electricity or running water.
Tom ve Mary kendi evlerini inşa ettiler.Tom and Mary built their own house.
İşçiler evleri bütün gün boyunca inşa ediyorlar.Workers build the houses all day long.
O parseldeki evlerin hepsi benzer.The houses in that subdivision are all alike.
Tom'la evlerimiz çok yakın.Tom's house is very near my house.
Tom ve Mary kendi başlarına evlerine dönebilirlerdi.Tom and Mary could've gotten home by themselves.
Tom ve Mary kendi başlarına evlerine gitti.Tom and Mary got home by themselves.
Hem Tom'un hem de Mary'nin Boston'da evleri olduğunu biliyorum.I know both Tom and Mary have houses in Boston.
Tom ve Mary'nin her ikisinin de Boston'da evleri olduğunu biliyorum.I know Tom and Mary both have houses in Boston.
Tom ve Mary'nin Park Caddesi'nde evlerinin olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that Tom and Mary both have houses on Park Street?
Tom ve Mary nihayet yeni evlerine taşındılar.Tom and Mary have finally moved into their new house.
Bu bloktaki evlerin çoğu 2013 yılında inşa edildi.Most of the houses on this block were built in 2013.
Sami, Wall Street evlerinden birisiyle hızlı bir şekilde iş buldu.Sami quickly got a job with one of Wall Street houses.
Sami ve Leyla, Kahire'deki evlerindeydiler.Sami and Layla were at their home in Cairo.
Sami evleri soymak için askeri becerilerini kullanıyor.Sami is using his military skills for burglarizing homes.
Sami geri dönüşümlü evleri satın aldı ve sattı.Sami bought and sold repossessed homes.
Sami'nin ailesi evlerinde katledildiler.Sami's family were slaughtered in their home.
Tom ve Mary evlerini sattılar.Tom and Mary have sold their house.
Evlerini sattılar.They sold their house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod