Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınlar evlerine dönerler.Las chicas regresan a la casa.
750.000 Kosovalı mülteci evlerine geri döndü.En tres semanas, cerca de 500 000 refugiados albaneses regresaron a sus hogares.
Prens onlara evlerine götürmüş.Su tío los trajo de vuelta a casa.
Gayrimüslim tüccarların evlerine ve dükkanlarına saldırıldı.Asaltaron las tiendas de comerciantes y las casas de comerciantes y profesionales locales.
İki katlı evlerin alt katı hayvan barınağı olarak kullanılırdı.Los dos pisos más bajos de una torre residencial se reservaban para ganado.
En çok inşaat sektöründe çalışanlar evlerini ya ilçe merkezine ya da başka bir şehre yapmaktadırlar.Si hacen algo por la delegación, hacen algo por la ciudad, o por el país.
Doktor: İnsanları iyileştirmek için evlerine gidin.Mucha gente iba a que él les curase.
Sit alanı içinde, evlerin yakınında ya da altında mezarlar bulundu.De otro lado, se encontraron restos de entierros, dentro o fuera de las viviendas.
Eski Mısırlı insanlar Bes için evlerinde köşeler hazırlardı.En el Antiguo Egipto los ciudadanos ricos edificaron palacetes.
Death Egg'de Metal Sonic ve Dr.Eggman'ın işini bitirdikten evlerine dönerler.Todo comienza en el espacio, donde surge el combate entre Sonic y el Dr. Eggman.
İkinci kitap Nikolay Rostovun Moskova'ya, evlerine dönmesi ile başlar.El libro segundo comienza con el breve retorno a casa de Nikolái Rostov.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Mujeres y niños judíos son expulsados de sus hogares.
Avlu'nun doğu, kuzey ve güneyi bugün aile evlerine ev sahipliği yapmaktadır.Los restos del edificio en el este, norte y sur del patio se utilizan ahora como vivienda familiar.
Yazlık evleri ve yüzme havuzları vardır.También tiene unas piscinas de verano.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Al regresar a la casa, varios regalos las esperan.
Cniva ve adamları Roma ordusu onları karşıladığında ganimetleriyle birlikte evlerine dönüyorlardı.Cniva y sus hombres volvían a sus tierras con el botín cuando el ejército romano los alcanzó.
Evlerine girdikten sonra, Simpsonlar televizyon izlemek için kanepeye otururlar.Al llegar, la familia se sienta en el sofá a ver la televisión.
Çiftin ilk evleri Sedona, Arizona'daydı.El rodaje tuvo lugar en Sedona, Arizona.
Kısa bir süre sonra ayılır ve hepsi evlerine dağılırlar.Funciona y todos son llevados a casa.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Los jardines conventuales son los únicos restos que se conservan.
Suikast planlarına dahil olanların evleri yıkılmış, malları yoksullara dağıtılmıştır.Según dejó indicado en su testamento sus bienes fueron repartidos entre los pobres.
Günümüzde Cherry'nin hayatı Malmö, Stokholm ve Londra arasındaki evlerinde geçmektedir.Actualmente, dividen su tiempo entre su casa cerca de Malmö y Suecia.
Keşişler sadece kilisede dua etmek için hücre evlerinden çıkarlar.El interior de la mezquita es solo para orar.
Otostopçu romanın başlarında Jason Voorhees'e kendi evlerinin yakınlarında rastlamıştır.Llegada la noche, observamos a Jason Voorhees merodeando los alrededores.
Tarihi Antep Evleri FotoğraflarıFotos de la primera edición de Las Horas
Yaklaşık bir hafta sonra evlerine girdiği 80 yaşlarındaki iki kadını ölümcül biçimde yaraladı.En las dos semanas siguientes al 20 de julio de 1944 murieron unas 200 personas directamente implicadas.
Karşılığında ev sahibi ona teşekkür etmektedir, evlerinde kaldığı için.En cambio la va a recoger Sister Husband y le ofrece vivir en su casa.
Chicago, Illinois'deki evlerinde beraber yaşamaktadırlar.Ellos actualmente viven juntos en Chicago, Illinois.
Schleinstein yıllarını genelde çocuk evlerinde, akıl hastanelerinde ve hapishanelerde geçirmişti.Pasó sus años de adolescencia en psicoterapias y en hospitales psiquiátricos.
Devlet evleri ve arazileri yurttaşlarına kullanmaları için verir.Con ellos puedes construir casas y reclutar ciudadanos.
Köyün suyu dağdan su getirilerek, su deposu yoluyla evlerin musluklarına kadar basılmaktadır.Antes de manar a la luz, el agua es bombeada hasta el depósito de abastecimiento del pueblo.
Eva öldürülmüş, Evleri yanıp kül olmuştu.El espíritu estaba enojado porque su hogar había sido quemado.
Şehirde bulunan evlerin yoğunluğu 275.1/km² idi.Había 57 unidades de vivienda a una densidad promedio de 275,1/km².
Evleri ve bağları yakıldı.Sus tiendas y casas fueron saqueadas e incendiadas.
Eğlence evlerine çok gidip, sürekli fahişelerce kandırılır.Engañaba a menudo a su mujer con prostitutas.
Saldıranlar, evleri ateşe veriyor, yerli halkı yaralıyor ve onları suda boğuyordu.Los atacantes incendiaban las casas y ahogaban y apuñalaban a los residentes.
Kahvaltıdan sonra da komşular, akraba, dost ve arkadaşlar evlerinde ziyaret edilir, ailece bayramlaşılır.Pasan el día con familiares, amigos y vecinos y van a las ferias.
Klaus Mann sık sık anne babasının New Jersey Princeton'daki evlerine misafir oluyordu.Stuart se crio con sus padres en Princeton, Nueva Jersey.
Camdan evlerde oturanlar başkalarının evlerine taş atmamalıdır.Chi vive in una casa di vetro non dovrebbe gettar sassi contro le case altrui.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.A volte i persiani s'introducono nelle abitazioni degli ebrei e s'impossessano di ciò che gli piace.
Haziran ve Temmuz aylarında üç kadın daha evlerinde öldürüldü, ikisinin boğazı kesilmişti.Durante giugno e luglio, altre tre donne furono uccise.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.È impiegato anche per trasportare gli studenti che vogliono tornare a casa durante le vacanze estive.
Daha sonra köy halkı evlerine dağılır.Saranno poi i Da Varano a far rifiorire la città.
Yağmalama ve haraçtan sonra şehir halkı evlerine dönebildi.Il rumore ed i pianti che giunsero dalla città furono grandi".
Evlerin çoğu yakın zamanda restore edilmiştir.La maggior parte di queste è stata recentemente restaurata.
Beverly Hills'teki evlerinde yaşıyorlar.È morto nella sua casa di Beverly Hills.
Dekorlu zencefilli evlerin yapılma geleneği 1800'lerin başında Almanya'da başladı.La tradizione di produrre casette decorate di pan di zenzero nacque in Germania agli inizi del 1800.
Bunların çoğu evlerin altındadır.Sono in gran parte adibiti ad abitazioni.
Gary Hedges: Watterson'ların evlerinin karşısında yaşayan kişidir.Gary: Un alce viola che abita vicino i Watterson.
Hitchcock bu filmi için, "Cinayet ve şiddeti evlerimize, gerçekten ait oldukları yere geri getirdi." demiştir.Lo stesso Hitchcock ebbe a dire, riguardo alla serie: «Essa riporta il crimine in casa, dove esso risiede».
İnsan evlerinin duvarlarında yaşarlar.Esse abitavano nelle case della gente.
"Elazığ'daki deprem, kerpiç evleri yıktı"."Quel povero diavolo semplicemente saltò in pezzi."
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.Morì cadendo dalle scale del suo palazzo.
Pekin'de hutonglar, geleneksel avlu evleri olan siheyuan hatları ile oluşmuştur.A Pechino gli hutong sono vicoli formati da file di siheyuan, le tradizionali abitazioni a corte.
Artık fakirdir, evlerinin bir odasını bir kadına kiralamışlardır.Si vede così obbligata a mettere in affitto una stanza della sua casa.
Sıra evlerin en önemli özelliği rengarenk olmasıdır.Ciò che era insolito erano le dimensioni della casa.
Binlerce kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.Fra novembre e dicembre migliaia di persone furono costrette ad abbandonare le proprie case.
Buna rağmen Csaba, çamurlu sokakları ve tıkış tıkış evleri ile büyük bir köye benzer.Nonostante ciò, Csaba era nei fatti ancora come un grande villaggio, con strade fangose e case ammassate.
Evlerin üçte biri hasar gördü ve nüfusun yarısı azaldı.Alla fine della guerra, circa la metà delle case sono state distrutte, e la popolazione è dimezzata.
Yaşadığı evlerin bazıları müze hâline dönüştürülmüştür.Alcuni dei restanti edifici sono stati trasformati in musei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
evleri ile cümle - Sayfa 14 - evleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App