Finlandiya'da evlenmiş iseniz, bunun kaydını kendi ülkenizde de yaptırabilmek içinتسجيل الزواج في بلدك إذا كنت قد تزوجت في فنلندا.
Kısa süreli çok evliliğe hayır dedi. Sadece iki kere evlenmişti.E que não concorda com casamentos que durem pouco e que só se casou duas vezes na vida.
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.A Mária a Áron hovorili proti Mojžišovi pre jeho ženu Ethiopku, ktorú si vzal, lebo si vzal ženu Ethiopku.
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.모세가 구스 여자를 취하였더니 그 구스 여자를 취하였으므로 미리암과 아론이 모세를 비방하니라
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.Op een dag spraken Mirjam en Aäron er Mozes op aan dat hij met een Ethiopische vrouw was getrouwd.
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.Tedy mówiła Maryja i Aaron przeciw Mojżeszowi dla żony Murzyńskiej, którą pojął; bo żonę murzynkę był pojął;
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.И упрекали Мариам и Аарон Моисея за жену Ефиоплянку, которую он взял, – ибо он взял за себя Ефиоплянку, –
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.ותדבר מרים ואהרן במשה על אדות האשה הכשית אשר לקח כי אשה כשית לקח׃
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.وتكلمت مريم وهرون على موسى بسبب المرأة الكوشية التي اتخذها. لانه كان قد اتخذ امرأة كوشية.
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.摩 西 娶 了 古 實 女 子 為 妻 . 米 利 暗 和 亞 倫 、 因 他 所 娶 的 古 實 女 子 、 就 毀 謗 他
Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.摩西 娶 了 古 實 女子 為妻.米利暗 和 亞倫 、 因 他 所 娶 的 古實 女子 、 就 毀謗他
Sadece iki kere evlenmişti.Bol ženatý len dvakrát.
Sadece iki kere evlenmişti.Był żonaty tylko dwa razy.
Sadece iki kere evlenmişti.Csak kétszer volt életében házas.
Sadece iki kere evlenmişti.Él sólo ha estado casado dos veces.
Sadece iki kere evlenmişti.Er ist lediglich zwei Mal verheiratet gewesen.
Sadece iki kere evlenmişti.È stato sposato solo due volte.
Sadece iki kere evlenmişti.Fusese căsătorit doar de două ori.
Sadece iki kere evlenmişti.Hij is slechts twee keer getrouwd geweest.
Sadece iki kere evlenmişti.Il a n'a été marié que deux fois.
Sadece iki kere evlenmişti.그는 겨우 두번 밖에 혼인하지 않았죠.
Sadece iki kere evlenmişti.Ông ta mới cưới có 2 lần.
Sadece iki kere evlenmişti.Παντρεύτηκε μόνο δύο φορές.
Sadece iki kere evlenmişti.Він сам був одружений тільки два рази.
Sadece iki kere evlenmişti.Женил се е два пъти.
Sadece iki kere evlenmişti.Он был женат только дважды.
Sadece iki kere evlenmişti.הוא עצמו התחתן רק פעמיים.
Sadece iki kere evlenmişti.لقد تزوج مرتين فقط في حياته.
Sadece iki kere evlenmişti.確かに最初の妻は 離婚届けに こう書いています
Sen bu yaşta evlenmiştin.Du gifte dig vid den åldern.
Sen bu yaşta evlenmiştin.Em kết hôn vào tuổi đó đấy!
Sen bu yaşta evlenmiştin.<i>いったい どうして大学大学 言うのか分からない
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Du hast in diesem Alter geheiratet. <i>Warum reden sie ununterbrochen über die Uni?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Tu te-ai maritat la varsta asta. <i> De ce vorbesc atata despre colegiu?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.V takom veku si sa už vydávala. <i>Prečo im tak záleží na vysokej?
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Wyszłaś za mąż w tym wieku <i> Dlaczego każdy tak gada o tych studiach naokrągło, nie rozumiem tego
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Εσύ παντρεύτηκες σ'αυτή την ηλικία. <i>Γιατί συνέχεια λένε για πανεπιστήμιο; Απλά δεν το καταλαβαίνω.
Sen bu yaşta evlenmiştin. Neden üniversiteye giderler? Bunu anlamıyorum.Ти вече бе омъжена на тези години. <i> Защо всички непрекъснато говорят само за колежа?
Sen bu yaşta evlenmiştin.Ti sei sposata a quell'età. <i>Perché continuano a insistere sull'università? Non capisco.
Sen bu yaşta evlenmiştin.Tu t'es mariée à cet âge là.
Sen bu yaşta evlenmiştin.А ты уже вышла замуж в этом возрасте.
Sen bu yaşta evlenmiştin..התחתנת בגיל הזה
Sen bu yaşta evlenmiştin.تزوجت في هذا العمر
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.2~3年後に 母と結婚しました 当時 コミュニティは 大半が白人労働者階級でした
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.Anos depois casou-se com a minha mãe.
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.Dar cum de au ajuns lucrurile să fie aşa de diferite pentru noi?
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.사우스 브롱스의 헌츠 포인트 지역에 집을 샀지요. 몇 년 후에 아빠는 우리 엄마와 결혼하셨어요.
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.קנה בית באזור האנטס פוינט בדרום ברונקס, וכמה שנים מאוחר יותר התחתן עם אימי.
South Bronx'un Hunts Point bölgesinde bir ev satın almış ve birkaç yıl sonra da annemle evlenmiş.اشترى منزلاً في قطاع هنتس بوينت في جنوب برونكس وبعدها ببضعة سنوات تزوج والدتي