Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.És befogadott az episzkopális egyházmegye püspöke a zavargások alatt.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.E sono stato adottato dal Vescovo della Diocesi Episcopale durante i disordini.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ich wurde adoptiert vom Bischof der Episcopal Diocese währen der Aufstände.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ik werd geadopteerd door de Bisschop van het Episcopale Bisdom tijdens de rellen.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.J'ai été adopté par l'évêque du diocèse épiscopal pendant les émeutes.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ja zaś zostałem adoptowany przez biskupa diecezji episkopalnej podczas zamieszek.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.천주교 주교님께서 폭동이 났을 때, 저를 양자로 삼으시고는
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Şi am fost adoptat de către Episcopul de la Dioceza Episcopală în timpul manifestărilor.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Y fui adoptado por el Obispo de la Diócesis Episcopal durante los disturbios.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Меня приютил настоятель епископальной епархии во время массовых беспорядков, и он пожертвовал дом.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.אני אומצתי על ידי הבישוף של הכנסיה האפיסקופלית במשך המהומות.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.وقد تبناني اسقف الكنيسة الابرشية خلال اعمال الشغب.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.米国聖公会主教に引き取られ 彼が長屋を寄付してくれたので 私はその長屋で
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.De Bisschop adopteerde me als zijn kind.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Der Bischof adoptierte mich als sein Kind.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Ed il Vescovo mi adottò come un suo ragazzo.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Episcopul m-a adoptat, am devenit copilul lui.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.És a püspök a fiának fogadott.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Et l'évêque m'a adopté comme son fils.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Jak mówiłem, biskup przyjął mnie jako swoje dziecko.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.주교님께서 저를 아들로 삼으셨는데
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Y el Obispo me adoptó como a un hijo.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.Епископа ме осинови като негово дете.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.И епископ усыновил меня.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.הבישוף אימץ אותי לו לבן.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.وتبناني الاسقف كابن له.
Ve Piskopos beni çocuğu olarak evlat edindi.そして去年 彼の追悼式で話す機会があり
Yaptığımız gibi, evlat.Genauso wie unsereins damals.
Yaptığımız gibi, evlat.Tak jak my to zrobiliśmy, synu.
Yaptığımız gibi, evlat. Uyanık kalmakla.Comme nous l'avons fait mon fils, en restant vigilants
Yaptığımız gibi, evlat. Uyanık kalmakla.Mint mi az én fiam, tartózkodó éber
Yaptığımız gibi, evlat. Uyanık kalmakla.Som vi gjorde, forbliv forståelig.
Yaptığımız gibi, evlat.Όπως κάναμε εμείς γιε μου.
Yaptığımız gibi, evlat.Както ние, синко.
Yurtdışına evlatlık verilen çocukların Korece konuşamadığını kim söyledi?Ai nói được nhận làm con nuôi ở nước ngoài thì không thể nói được tiếng Hàn?
Yurtdışına evlatlık verilen çocukların Korece konuşamadığını kim söyledi?Akit külföldre adnak örökbe, az nem tudhat koreaiul?
Yurtdışına evlatlık verilen çocukların Korece konuşamadığını kim söyledi?Кой казва, че осиновените в чужбина деца не говорят роден език?
Yurtdışına evlatlık verilmişim.Engem külföldre adoptáltak.
Yurtdışına evlatlık verilmişim.Tôi được nhận làm con nuôi ở nước ngoài.
Yurtdışına evlatlık verilmişim.Осиновена съм зад граница.
Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Du er måske klog knægt, men jeg har været klog længere.
Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Puedes ser listo, niño, pero yo he sido listo más tiempo.
Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Saatat olla fiksu, pentu, mutta minä olen ollut fiksu pidempään.
Zeki biri olabilirsin, evlat, ama ben daha zekiyim.Senti, ragazzino, sarai anche intelligente, ma io sono intelligente da più tempo.