Tom bir yetimi evlat edindi.Tom adopted an orphan.
Senin adın ne, evlat?What's your name, son?
Tom her zaman bir kız evlat istemişti.Tom had always wanted a daughter.
Tom ve karısı bir kız evlat edindiler.Tom and his wife adopted a girl.
Evlat edinildiğimi her zaman biliyordum.I always knew I was adopted.
Tom evlatlık verilmişti.Tom was put up for adoption.
Tom her zaman bir kız evlat istedi.Tom always wanted a daughter.
Tom ve Mary'nin kendi çocukları olamayınca onlar küçük bir kızı evlat edindiler.Since Tom and Mary can't have children themselves, they have adopted a little girl.
Tom kendinin evlatlık olduğunu biliyor mu?Does Tom know he was adopted?
Evlat, seni seviyorum.Son, I love you.
Biz onu evlat edindik.We adopted him.
Dan ve Linda güzel küçük bir kızı evlat edindi.Dan and Linda adopted a lovely little girl.
Dan ve Linda küçük bir çocuğu evlat edinmeye karar verdi.Dan and Linda decided to adopt a little child.
Tom ve Mary, John'u evlat edindiler.Tom and Mary adopted John.
Tom ve Mary John'u evlatlık almaya karar verdi.Tom and Mary decided to adopt John.
Tom on üç yaşına kadar evlatlık alındığını bilmiyordu.Tom didn't know that he was adopted until he was thirteen.
Tom evlatlık olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know that he's adopted.
Bir erkek evlat babasına itaat etmeli.A son must obey his father.
Dan ve Linda, Kamboçya'dan genç bir oğlanı evlat edindiler.Dan and Linda adopted a young boy from Cambodia.
Anne evlatlık oğluna karşı zalimdi.The mother was cruel to her adopted son.
Bugün büyük bir gün, evlat!Today is a big day, son!
Bazı öksüzler evlatlık alınacak, ama hepsi değil.Some orphans will be adopted, but not all.
Evlat, o bir soygundu.Boy, that was a rip-off.
Evlat, o bir hataydı.Boy, was that a mistake.
O bir bebekken evlat edinilmiştir.She was adopted as an infant.
Ebeveynleri onu evlatlıktan reddetti ve onu evden kovdu.Her parents disowned her and kicked her out of the house.
Üç tane evlatlığımız var. Küçük olan ikisi biyolojik erkek kardeş.We have three adopted children. The younger two are biological brothers.
Bizim üç evlatlığımız ve iki biyolojik çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
İki biyolojik, üç evlatlık çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
İki öz, üç evlatlık çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
Tom Mary'nin üç çocuğunu evlatlık edindi.Tom adopted Mary's three children.
Bizim üç tane evlatlık çocuğumuz var.We have three adopted children.
Tom Mary'nin evlat edinilmiş erkek kardeşi.Tom is Mary's adopted brother.
Belki de Tom seni evlat edinir.Maybe Tom will adopt you.
Tom tarafından evlatlık edinildim.I was adopted by Tom.
Ağlama evlat. Ben sadece bir süre için gidiyorum.Do not weep, child. I am only going away for a little while.
Nereye gidiyorsun, evlat?Where are you going, boy?
Tom evlat edinildiğini herkese söyledi.Tom told everyone that he was adopted.
Tom ve Mary bir kızı evlat edindi.Tom and Mary adopted a girl.
Tom ve Mary bir kız evlat edindi.Tom and Mary adopted a girl.
O evlat edinildi.He was adopted.
Tom ve karısı üç çocuk evlat edindi.Tom and his wife adopted three children.
Tom'un biyolojik ebeveynleri onu evlatlık verdi.Tom's biological parents gave him up for adoption.
Dinlemezsen seni evlatlıktan reddederim!If you don't listen, I'm disinheriting you!
Baba evlatlık oğluna acımasızca davrandı.The dad treated his adoptive son cruelly.
Tom ve Mary'nin evlat edinilmiş bir kızı var.Tom and Mary have one adopted daughter.
İyi erkek evlat her zaman eve döner.The good son always returns home.
Binlerce çocuk evlat edinildi.Thousands of kids were adopted.
Tom seni evlat edinmek istiyordu.Tom wanted to adopt you.
Tom'u evlat edinmeyin lütfen.Please don't adopt Tom.
Tom'u evlatlık almayın lütfen.Please don't adopt Tom.
Tom ve Mary ikizleri evlat edindiler.Tom and Mary have adopted twins.
Evlat edinildiğin zaman kaç yaşındaydın?How old were you when you were adopted?
Evlat edinildim.I was adopted.
Çift, çocuğu evlatlık almak için bir karar vermişti.The couple had made a decision to adopt a child.
Seninle gurur duyuyorum, evlat.I'm proud of you, son.
Bir kediyi evlat edinirken bir köpeği evlat edinmek için bir sebep yok.There is no reason to adopt a dog when we could adopt a cat.
Tom ve Mary bir çocuğu evlat edinmek istiyorlar.Tom and Mary want to adopt a child.
Tom, evlatlık yapılan üç erkek kardeşle büyüdü.Tom grew up with three adopted brothers.
Onların evlatları okuldalar.Their kids are at school.