Beni anladın mı evlat? Evet generalim.Kau melihatnya?
Beni anladın mı evlat?Få ham igennem. - Jeg har ham.
Beni anladın mı evlat?- Mă auzi fiule?
Beni anladın mı evlat?¿Me entiendes, hijo?
Beni anladın mı evlat?Nobeden ne sme biti puščen tam.
Beni anladın mı evlat?Rozumíš mi synku?
Beni anladın mı evlat?Κατάλαβες, παιδί μου;
Beni anladın mı evlat?Разбрали ме , синко?
Beni anladın mı evlat??הבנת אותי
Beni anladın mı evlat?حسنا يا رجال، نحن سنقوم بعمل غطاء ناري له عند العدد ثلاثه
Benimki fırıncı Bayan Kazu'ya. Sen çok nankör bir evlatsın!Ładna pogoda, więc wywiesiłam pranie.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Avec des enfants comme ça, ça ne va pas en s'améliorant.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.A nagypapa volt érzéseid Sangmin nagymamája.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Bí mật nhé, ông đã yêu bà của Sangmin đấy.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Bunicul tău a avut sentimente pentru bunica lui Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Din bedstefar havde følelser for Sangmin s bedstemor.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Ihr Opa hatte Gefühle für Sangmin Großmutter.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Seu avô tinha sentimentos para a avó de Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Teidän vaari oli tunteita Sangmin n mummolle.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Tvoj dedek imel občutek za babico Sangmin je.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Tvoj dedko mal city pre babičku Sangmin je.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Tvůj dědeček měl city pro babičku Sangmin je.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Twój dziadek miał uczucia do babci Sangmin jest.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Παππούς σας είχε αισθήματα για τη γιαγιά του Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Дядо си имал чувства към баба Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.Твій дідусь були почуття до бабусі Sangmin автора.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.הסבא שלך היה רגשות לסבתא של Sangmin.
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor. Saçmalamayın... evlilik söz konusu bile olamaz.جدّك كان عنده مشاعر للجدّة سانجماين
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.И покрай децата се влошава...
Biliyorum. Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.أعرف. الأطفال يحبّون ذلك هو يصبح أكثر سوءا
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.그래서 그들은 입양 동의서에 서명했죠.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Les papiers d'adoption étaient donc signés.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Papiery adopcyjne były podpisywane.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Portanto, assinavam-se os papéis da adoção.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Và các giấy tờ nhận nuôi được ký.
Bize geldikten sonra bir yıl dolmadan onu evlatlık alan aileyle tanıştı.Elle a rencontré ses parents adoptifs moins d'un an après être arrivée chez nous.
Bize geldikten sonra bir yıl dolmadan onu evlatlık alan aileyle tanıştı.Nem volt még itt egy éve, amikor az örökbefogadó szüleivel találkozott.
Bize geldikten sonra bir yıl dolmadan onu evlatlık alan aileyle tanıştı.Ήταν στο ορφανοτροφείο λιγότερο από ένα μήνα πριν την υιοθετήσουν.
Bize geldikten sonra bir yıl dolmadan onu evlatlık alan aileyle tanıştı.لقد بقيت في الميتم اقل من شهر بعدها تم تبنيها
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Κι έτσι υπογράφονταν τα χαρτιά υιοθεσίας.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Така, документите са подписани.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Così i documenti per l'adozione venivano firmati.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Aşadar, actele erau semnate.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Así que los papeles de la adopción se firmaban.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Dus gebeurde dat.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Így hát az örökbeadási papírok alá lettek írva.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.In der Folge wurden die Papiere unterzeichnet.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.Таким образом, бумаги на усыновление были подписаны.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.אז מסמכי האימוץ היו מוכנים.
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.إذا أوراق التبني تم توقيعها
Böylece evlatlık verme belgeleri imzalandı.母子寮は 主に修道女により 運営されています
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Con los chicos así, esta empeorando.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Con los niños les gusta eso, es cada vez peor.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Dengan anak-anak seperti itu, dia semakin buruk.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Dengan anak-anak seperti itu, dia semakin buruk.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Grand-père, grand-père !
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Med barnen som det är han värre.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Met de kinderen als dat, is hij erger.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Při takových dětech to s ním je ještě horší.
Böyle evlatlarla, durumu daha da kötüleşiyor.Tình hình của ông ngày càng tồi tệ đi