Ana içeriğe geç
Sözlük

evlâ ile cümle

evlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evlât, müsterih ol.Побудь ще, синку.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Вона каже Дону, що вагітна і хоче залишити дитину.
30'lu yaşların sonlarındaki çift bir bebek evlat edinmek ister.Дитячий садок приймає 30 дітей дошкільного віку.
David'i evlat edinen babasıdır.Народжує сина Девіда.
Karen Gillan, Nebula: Gamora ile kardeş olarak büyüyen, Thanos'un evlatlık kızı.Карен Гіллан — Небула: Прийомна донька Таноса, яка була вихована з Ґаморою як рідна сестра.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Він звернувся з молитвою до Аллаха, щоб той послав йому сина.
Evlat, seni seviyorum.Сине, я тебе люблю.
2000 yılında kızı Ayşe Nazlı'yı evlat edindi.[1]У 2000 році вона усиновила доньку Айше Назлі[один].
Evlat edinilmiştir.Je adoptovaný.
Buna göre bir oğul ve vâris evlat ediniyorlardı.Byl vnuk Тüzil-begův (Zieghu) a syn Uti-begúv.
Germanicus aynı zamanda Tiberius'un evlatlık oğludur.Germanicus byl navíc adoptivním synem Tiberia.
Jolie, ikinci çocuğu olan Zahara Marley'i altı aylıkken Etiyopya'dan 6 Haziran 2005'te evlat edindi.Druhé dítě, holčičku jménem Zahara Marley, adoptovala ze sirotčince v Addis Abebě v Etiopii 6. července 2005.
Bu çiftin evlatlık edindikleri Vietnamlı, Lily isminde bir bebekleri vardır.Spolu adoptovali vietnamské děvčátko, Lily.
Çok katı kurallara sahip Lutheran ailesi, Frank Jr.'a rastlayana kadar onu evlatlıktan reddetmişti.Její přísní luteránští rodiče se jí zřekli, ovšem pouze do okamžiku, kdy potkají Franka mladšího.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Monica a Chandler se rozhodli adoptovat dítě a seznámili se s Erikou (Anna Faris), biologickou matkou z Ohia.
İlk karısı, Elena arkada iki erkek evlat bırakarak bir önceki yıl vebadan ölmüştü.Jeho první manželkou byla Helena, která předchozího roku zemřela na dýmějový mor, zanechavši po sobě dva syny.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Živé do podsvětí nepustí.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Jeho matka Rivka Gina Daum pochází z rodiny prosperujícího obchodníka v Šoproni v Maďarsku.
Hemcins çiftler çocuklara evlat edinemezler.PACS neumožňuje adopce dětí.
İlk eşinin kızını evlatlık edindi ve aynı zamanda ikilinin 4 çocuğu daha oldu.První jejich dítě brzy zemřelo, následovali ještě čtyři synové.
Tarihçi Sallust'un evlatlık torunu ve öz büyük büyük yeğeniydi.Věčně opilý vědátor a jeho naivní vnuk.
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Jiné asociace vyjádřily obavy nad schopností gayů a leseb vychovávat děti.
Ölenler arasında Kaddafi'nin evlat edindiği çocuklarından biri de vardı.Kromě jiných i syn libyjského vůdce Kaddáfího.
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.O podstatě Zákona Hilel řekl: „Nečiň druhým, co nechceš, aby oni činili tobě.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvierová je adoptivní dcera Selmy Bouvierové.
Ayrıca Menekrates'in evlatlığı ve öğrencisiydi.Byl to také přítel a žák Montaignův.
“Umarım haklısındır evlat.”Dcero má, doufej!“.
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.Později adoptovala dalších 6 dětí.
1912'de Jean-Jules isimli ilk erkek evlatlarına sahip oldular.14. listopadu se dočkal prvního syna, jehož pojmenovali Jules.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Jeho novým cílem se stalo zrovnoprávnění v podobě manželství a adopcí.
Bunun üzerine Muhammed, onu evlat edindiğini ve artık kendisine mirasçı olduğunu bildirdi."I poznal opět Adam svou ženu a ta porodila syna a dala mu jméno Šét (to je vložený) .
"Evlâdım Mahmud bu su ne kadar ısınmış böyle.Otakar Hromádko "Jak se kalila voda".
(Aile bireylerinin hesaplanmasında üvey evlatlar, vatani görevini yapmakta olan bireylerde sayılmaktadır.Seznamy povinností se dělají tak, aby zapojovaly starší děti do domácích povinností.
David gerçek bir çocukmuş gibi kendisini evlatlık olarak alan zengin bir aileye verilir.Vyrostl v poměrně bohaté rodině, jako druhorozený z pěti dětí.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Jelikož sám byl bezdětný, tři syny své manželky poté adoptoval.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Sunt un copil al lui Dumnezeu!
“Umarım haklısındır evlat.”Eram pe spte, fiule”.
Bu evlilikten bir kız evladı olmuştur. ^O fată magică a luat naștere! 2.
1950) Ülker yöneticisi Orhan Özokur ile evli olup; Ali, Ömer ve Ahmet adlı evlatlara sahiptir.1950) este căsătorită cu directorul Ülker Orhan Özokur și are trei fii: Ali, Ömer și Ahmet.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.A fost odată un împărat care era trist că nu avea un băiat.
Babasını döven evladın iki eli kesilir.Dacă un fiu își lovește tatăl, fiului i se vor tăia mâinile.
Hemcins çiftler çocuklara evlat edinemezler.Cuplurile gay NU vor putea adopta copii.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.Lumea nu înghițea comunismul.
Bamm-Bamm Rubble - Barney ve Betty'nin evlatlık oğluBamm Bamm Rubble - fiul adoptiv al vecinilor familiei Flintstone, Barney și Betty Rubble.
Evlatlarından sadece Hacı Seyfeddin Efendi kendisinden sonraya kadar yaşamıştır.Trăiește singur, până când fiul cel mare este trimis să locuiască cu el.
Kartalın bunu yapmasının sebebi kendi dilini anlayacak bir insan evlada sahip olmakmış.Oamenii percep doar ceea ce limba nativă îi vor permite să perceapă.
Hiç evlenmedi, fakat 1960larda bir kız çocuğu evlat edindi.Deși nu a fost niciodată căsătorit, în 2009 a mărturisit că este tatăl unui băiat de 20 de ani.
Fransız bir çift kendisini ve kız kardeşini küçükken evlatlık edindi.Egy francia pár csecsemőkorában örökbe fogadta a testvérével együtt.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Anyja, Rivka Gina Daum egy tehetős kereskedő családból származik Sopronból, Magyarországról.
Detroit'ten evlat edilen bir çocuktur ama herkese Kriptonlu olduğunu söyler.Gyereke is született Istvántól, de mindenkinek azt hazudta hogy Kristóftól van.
Davete Japon oğlu (evlatlıktır) Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.Őt fia, a Japánból örökbefogadott Willy (Richard Narita) kísérte el.
Pedro McDormand Coen adında Paraguaylı bir çocuk evlat edinen çift New York'ta yaşamaktadır.A házaspár örökbe fogadott gyermeke Pedro McDormand Coen, aki Paraguayból származik.
Evlat edinme Mayıs 2008'de resmen tamamlandı.Az adoptálást végül 2008 májusában engedélyezték.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Ennek leggyakoribb formája a házassági jogok, illetve a gyermekvállalás korlátozása.
48'ini evlat edindiği 52 çocuğu vardır.A 45 aktív tag közül 20 gyerek.
Evlat edinilmiştir.Fogadott gyerek volt.
Molla Hasan onu evlat edindi ve yanında kalmaya ikna etti.Tompion Grahamet egészen magához vette és fiaként tartotta.
İmparatorun evlatlık kızıdır.A császár lánya.
Hamile kalır, ve çocuğu evlatlık vermeye karar verir.Ekkor Sun bevallja, gyereket vár.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."Birja a váradi deák káptalan.”
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod