Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.De grootvader kreeg niet zijn dochter, maar zijn kleinzoon in huis.
B'nai B'rith (İttifak Evlatları), (; İbranice: בני ברית) dünyadaki en eski Yahudi hizmet organizasyonudur.De organisatie werd opgericht in 1913 door B'nai B'rith, de oudste joodse serviceclub in de wereld.
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.Later adopteerden ze nog twee kinderen.
Ling Bouvier, Nancy Cartwright tarafından seslendirilmektedir, Selma Bouvier'ın evlatlık kızıdır.Ling Bouvier is de geadopteerde dochter van Selma Bouvier.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.Na de oorlog nam de zoon van de schipper het varen over van zijn vader.
"Nâzım'ın hayırlı evladı".Ik was de zoon van niets".
Hiç evlenmedi, fakat 1960larda bir kız çocuğu evlat edindi.In 1960 trouwde hij en kreeg in 1961 een dochter.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.Hij is een oude man die droomt van een erfgenaam aan wie hij zijn bezittingen kan nalaten.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Veel van hen zijn ouders van de schoolkinderen.
"Müsrif Evlat".Dag schone jongen.
Biz evlat edinildik.We zijn geadopteerd.
Biz evlatlık alındık.We zijn geadopteerd.
O bir bebekken evlat edinilmiştir.Ze was als klein kind geadopteerd.
"Allah asla evlat edinmedi.Nie mieli oni jednak potomstwa.
Arafat evlenmeden önce elli Filistinli savaş yetimini evlat edindi.Jeszcze przed ślubem Arafat adoptował pięćdziesiąt palestyńskich sierot wojennych.
Böylece Demir Baba, çocuğu evlat edinir.Сын благородных родителей) Tieło krasawicy (ros.
Çift Mayıs 2009'da Leila adında bir kız çocuğu evlat edindi.W maju 2009 małżeństwo adoptowało dziewczynkę o imieniu Leila.
Sadece evlat edindiği María de la Luz vardı.Nie miała dzieci, jedynie adoptowaną córkę Maríę de la Luz.
“Umarım haklısındır evlat.”Lee: Zgadza się chłopcze.”
Fransız bir çift kendisini ve kız kardeşini küçükken evlatlık edindi.Został adoptowany przez francuską parę jako niemowlę wraz ze swoją siostrą.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Jego matka, Rywka Gina Daum pochodziła z zamożnej rodziny przedsiębiorców z Sopron na Węgrzech.
Evlat edinilmiştir.Została adoptowana.
O, onu bir evlat olarak Kendsine bir oğul olarak üretti.I zasiadł na tronie zamiast niego Asardan, syn jego”.
Evlat edindikleri kızlarının ismi de Shuli'dir.Adoptowana córka ma na imię Shuli.
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.Lecz ani syn, ani matka nie zdawali sobie sprawy, iż wyminęli się.
İleride yaşanması olası çekişmeleri durdurabilmek için, Njal, Þráinn'in oğlu Höskuldur'ü evlat edinir.Sam Njal, chcąc powstrzymać przyszłe kłótnie, adoptuje syna Þráinna, Höskuldra.
Mehmet ve Sevim'in resmi olmayan evlatlığı.O prawdzie wiedzą jedynie Messala i Estera.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Ponieważ Syliusz był bezdzietny, zamierzał adoptować Brytanika.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Większość ofiar to studenci.
Hemcins çiftler çocuklara evlat edinemezler.Simowie mogą mieć dzieci nie mieszkając razem.
Ondan önce ikili Maria'nın kız kardeşinin kızı olan 1944 doğumlu Carol'ı evlat edindi.W 1942 roku urodziła się córka Ewa, w 1943 roku córka Maria.
Neticede Claudius Agrippina ile evlendi ve Nero'yu da evlat edindi.Zaaranżował małżeństwo Klaudiusza z Agryppiną oraz adopcję jej syna Nerona.
Hiç evlenmedi, fakat 1960larda bir kız çocuğu evlat edindi.W 1948 jej syn się ożenił, ale kobieta nigdy nie zaakceptowała synowej.
Evlât, müsterih ol.Józef Doilaj mł. podof.
Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.W kolejnych latach dała mu jeszcze trójkę dzieci.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Możesz być przyjacielem Boga.
Rukia ile arkadaşlığına, Rukia, Kuchiki ailesi tarafından evlat edinildikten sonra mesafe girmişti.Gdy Rukia została adoptowana przez rodzinę Kuchiki ich kontakty zanikły.
Bir sağlık çalışanı olan Karen (Annette Bening) 14 yaşındayken doğurduğu kızını evlatlık vermiştir.Pięćdziesięcioletnia Karen (Annette Bening) codziennie myśli o córce, którą jako nastolatka oddała do adopcji.
Smith, 26 Nisan 1967'de ilk çocuğunu doğurdu ve onu evlatlık olarak verdi.Maria Amparo urodziła się 17 listopada tego samego roku jako ich pierwsze dziecko.
Çilek, Betüş ve Sadık'ın evlatlık kızıdır.Żebrak jest synem złodzieja i prostytutki.
Annesi, Rıvka Gina Daum, Sopron Macaristan'dan gelen zengin bir ticari ailenin evladıymış.Hans mor Rivka Gina Daum kom från en välmående handelsfamilj i Sopron, Ungern.
Silius'un çocuğu yoktu ve Britannicus'u evlatlık edinmeyi istiyordu.Silius var barnlös och ville adoptera Britannicus.
Ike Broflovski: Kyle'ın Kanadalı evlatlık erkek kardeşidir.Ike Broflovski - Kyles lillebror, som är adopterad från Kanada.
Germanicus aynı zamanda Tiberius'un evlatlık oğludur.Germanicus var också adoptivson till Tiberius.
Kısa süre sonra Eichi evlat edinildi ve Mitsuki ona duygularını açılayamadan Amerika’ya göç etti.Strax efter var Eichi antogs och emigrerade till Amerika innan Mitsuki kunde uttrycka sina känslor för honom.
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!Tack att jag nu får vara ett Guds barn.
Evlat edinilmiştir.Hon blev adopterad.
Bamm-Bamm Rubble - Barney ve Betty'nin evlatlık oğluBambam Granit (Bamm-Bamm Rubble) är hittebarnet som Barney och Betty adopterade.
Hiç evlenmedi, fakat 1960larda bir kız çocuğu evlat edindi.Hon gifte sig aldrig, men fick en son år 1860.
5 aylıkken Arkansas'ta, Amerikalı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.Hon adopterades av en amerikansk familj från Arkansas (USA) när hon var fem månader gammal.
Monica ve Chandler evlat edinmeye karar verir ve Erica (Anna Faris) isimli bir hamileyle anlaşırlar.Chandler och Monica bestämmer sig för att adoptera ett barn av unga gravida Erica.
Diane Lane, Martha Kent: Clark’ı evlatlık edinen anne.Jonathan och Martha Kent: Clarks adoptivföräldrar på jorden.
Çoğu zamanda üvey evlat olarak görülüyordu.Ofta var det barn som anklagade vuxna.
Sadece evlat edindiği María de la Luz vardı.Hon adopterade en färgad flicka med namnet Maria de la Luz.
“Umarım haklısındır evlat.”"Nä men jag har tuggummi."
Gençken, evlat edinmeyi düşünsede evlenip kendi kızını Dünya'ya getirmiştir.Vid födseln var det hennes uppgift att motta barnet i dess inträde i världen.
1912'de Jean-Jules isimli ilk erkek evlatlarına sahip oldular.У 1912 році у них народилася перша дитина, син на ім'я Жан-Жюль.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Більшість її учнів – це важкі підлітки.
“Umarım haklısındır evlat.”Я кращий за тебе, хлопче“.
Patria potestas yetişkin erkek evlatların üzerinde bile geçerliydi.Patria potestas розповсюджувалася також на дорослих синів та їхні сім'ї.