Ana içeriğe geç
Sözlük

evini ile cümle

evini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.그리고 나서 그는 한 노부인의 집에 도착했고, 노크했습니다.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Lalu ia pergi dan mengetuk rumah nyonya tua.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Miután elment, bekopogott az öreg nőhöz.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Och sedan knackade han på hos en gammal kvinna.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Så bankede han på døren hos en gammel dame
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Și el s-a dus și a ciocănit la ușa unei bătrâne.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Toen klopte hij aan bij een oude vrouw.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Und dann ging er und klopfte an der Tür einer alten Frau.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Wtedy poszedł do domu starej kobiety i zapukał.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Y fueron y llamaron a la casa de una vieja.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Και μετά χτύπησε την πόρτα μιας γριάς σε ένα σπίτι.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Він постукав в будинок, де жила старенька жінка.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Он постучался в дом, где жила старушка.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.Тогава той отишъл и почукал на вратата на една старица.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.ואז הוא הלך ודפק על דלת אישה זקנה.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.وبعد ذلك ذهب وطرق باب منزل سيدة عجوز.
Daha sonra o gitti ve yaşlı kadının evini çaldı.「どなた?」 老女は玄関先で尋ねた
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.E non voglio parlare come in quell'ufficio vicino a dove vive Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ich will nicht reden, wie die Leute bei dieser bestimmten Fahrzeugbehörde nah Daves Wohnort.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ik wil niet praten zoals de mensen bij de rijschool in Dave zijn buurt.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Je ne veux pas parler comme ils le font au Service des Véhicules près de chez Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nechci mluvit ani jako lidé na tom dopravním inspaktorátě, jak bydlí Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nie chcę mówić jak w tym ORD, koło Dave'a.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.No quiero hablar como ellos lo hacen en el Departamento de Licencia para Conducir, cerca de donde Dave vive.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nu vreau să vorbesc ca cei de la departamenul auto care e aproape de locuința lui Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Tôi không muốn nói giống như họ đặc biệt là tại DMV gần với nơi Daves đang sống.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Δεν θέλω να μιλάω, όπως αυτοί στο Τμήμα Αυτοκίνητων Οχημάτων κοντά στο σπίτι του Ντέιβ.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Аз не искам да говоря като хората в този КАТ дето е близо до там, където живее Дейв.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Я не хочу быть похожим на людей из очереди за водительским правами (о которых говорил Дэйв).
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar저는 그렇게 하고 싶지 않습니다.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu AraçlarQuem quer falar assim?
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarאני לא רוצה לדבר כמו שמדברים
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarلا أرغب في الحديث مثلهم
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarごめんです
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.A dám kľúč domu Dávidovho na jeho plece, takže keď otvorí, nikto nezavrie, a keď zavrie, nikto neotvorí.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.A vložím klíč domu Davidova na rameno jeho. Když otevře, žádný nezavře, a když zavře, žádný neotevře.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.In ključ hiše Davidove položim na ramo njegovo: ko on odpre, nihče ne zapre, in ko zapre, nihče ne odpre.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.I położę klucz domu Dawidowego na ramieniu jego; gdy otworzy, nikt nie zawrze, a gdy zawrze, nikt nie otworzy.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.내가 또 다윗집의 열쇠를 그의 어깨에 두리니 그가 열면 닫을 자가 없겠고 닫으면 열 자가 없으리라
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.Pondré sobre su hombro la llave de la casa de David. Él abrirá, y nadie cerrará; él cerrará, y nadie abrirá
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.Porei a chave da casa de Davi sobre o seu ombro; ele abrirá, e ninguém fechará; fechará, e ninguém abrirá.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.Ta sẽ đem chìa khóa nhà Ða-vít để trên vai nó; hễ nó mở, không ai đóng được; nó đóng, không ai mở được.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.Ta sẽ đem chìa_khóa nhà Ða - vít để trên vai nó ; hễ nó mở , không ai đóng được ; nó đóng , không ai mở được .
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.И ключ дома Давидова возложу на рамена его; отворит он, и никтоне запрет; запрет он, и никто не отворит.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.ונתתי מפתח בית דוד על שכמו ופתח ואין סגר וסגר ואין פתח׃
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.واجعل مفتاح بيت داود على كتفه فيفتح وليس من يغلق ويغلق وليس من يفتح.
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.我 必 將 大 衛 家 的 鑰 匙 放 在 他 肩 頭 上 . 他 開 、 無 人 能 關 . 他 關 、 無 人 能 開
Davutun evinin anahtarını ona teslim edeceğim. Açtığını kimse kapayamayacak, Kapadığını kimse açamayacak.我 必 將 大衛家 的 鑰匙 放在 他 肩頭 上 . 他開 、 無人 能 關 . 他關 、 無人 能開
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Aceste plase, a spus, le pui pe podea, gândacii îţi pleacă din casă.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Ces moustiquaires, disait-elle, vous les mettez par terre, les insectes quittent la maison.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Deze netten, vertelde ze, je legt ze op de vloer, insecten verlaten uw huis.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Diceva che se avessero messo quelle zanzariere sul pavimento, gli insetti avrebbero lasciato le loro case.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Diese Netze, sagte sie, kannst du auf den Boden legen, und das Ungeziefer verlässt dein Haus.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Disse net, sagde hun, du putter dem på gulvet, insekterne forlader dit hus.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.이것들을 바닥에 펼치면 벌레들이 집을 떠날 것이며
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Mówiła, że od moskitiery na podłodze uciekną wszystkie robaki.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Tieto sieťky, vravela, ak ich dáte na zem, hmyz opustí váš dom.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Uno pone estos mosquiteros en el piso, dijo ella, y los insectos se van de la casa.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Αυτά τα δίχτυα, είπε, τα βάζεις στο έδαφος και τα έντομα φεύγουν από το σπίτι σου.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Тези мрежи, каза тя, слагат се на земята, а буболечките напускат къщата.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
evini ile cümle - Sayfa 36 - evini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App