Ana içeriğe geç
Sözlük

evine ile cümle

evine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Burada tam 180 derecelik bir dönüş yaptık: Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Şi aici schimbarea la 180 de grade: ne-am transformat din constructori de rachete în exploratori.
Burada tam 180 derecelik bir dönüş yaptık: Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Và ở đây chúng tôi đã thay đổi 180 độ: chúng tôi đã thay đổi lĩnh vực từ tên lửa sang thám hiểm.
Burada tam 180 derecelik bir dönüş yaptık: Bir roket evinden araştırma evine dönüştük.Так мы полностью всё поменяли: мы перестали быть ракетным цехом и стали исследовательским центром.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Ale poślę ogieó na dom Hazaela, który pożre pałace Benadadowe.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Ale pošli oheň na dům Hazaelův, kterýžto zžíře paláce Benadadovy.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Alla casa di Cazaèl darò fuoco e divorerà i palazzi di Ben-Hadàd
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.A preto pošlem oheň na dom Chazaelov, ktorý strávi paláce Ben-hadadove.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Därför skall jag sända en eld mot Hasaels hus, och den skall förtära Ben-Hadads palatser.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.De aceea voi trimete foc în casa lui Hazael, care va mistui palatele lui Ben-Hadad.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.enviaré fuego a la casa de Hazael, el cual devorará los palacios de Ben-hadad
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.J`enverrai le feu dans la maison de Hazaël, Et il dévorera les palais de Ben Hadad.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.내가 하사엘의 집에 불을 보내리니 벤하닷의 궁궐들을 사르리라
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.men jeg vil sende ild mot Hasaels hus, og den skal fortære Benhadads palasser,
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Por isso porei fogo � casa de Hazael, e ele consumirá os palácios de Bene-Hadade.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.så sender jeg Ild mod Hazaels Hus, den skal æde Benhadads Borge;
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.sebab itu Aku akan mengirim api ke istana Raja Hazael, dan membakar habis benteng-benteng Raja Benhadad
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.sentähden minä lähetän tulen Hasaelin linnaa vastaan, ja se kuluttaa Benhadadin palatsit.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.sondern ich will ein Feuer schicken in das Haus Hasaels, das soll die Paläste Benhadads verzehren.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Ta sẽ sai lửa đến trong nhà Ha-xa-ên , đặng thiêu nuốt đền_đài của Bên-Ha-đát .
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Ta sẽ sai lửa đến trong nhà Ha-xa-ên, đặng thiêu nuốt đền đài của Bên-Ha-đát.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Tüzet vetek azért Hazáel házára, és az emészti meg a Ben-Hadad palotáit.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.zato pošljem ogenj v hišo Hazaelovo, in požre gradove Ben-hadadove.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.αλλα θελω εξαποστειλει πυρ εις τον οικον Αζαηλ και θελει καταφαγει τα παλατια του Βεν-αδαδ.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.И пошлю огонь на дом Азаила, и пожрет он чертоги Венадада.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.Но аз ще изпратя огън в дома Азаилов, Та ще изпояде палатите на Венадада.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.ושלחתי אש בבית חזאל ואכלה ארמנות בן הדד׃
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.فارسل نارا على بيت حزائيل فتأكل قصور بنهدد.
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.我 卻 要 降 火 在 哈 薛 的 家 中 、 燒 滅 便 哈 達 的 宮 殿
Bu yüzden Hazaelin evine ateş yağdıracağım, Yakıp yok edecek Ben-Hadatın saraylarını.我 卻 要 降火 在 哈薛 的 家中 、 燒滅 便 哈達 的 宮殿
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Cô đã dọn đi theo bố của Chang Ho và mất liên lạc từ đó.
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Elköltöztem Chang-ho apjával, és nem tartottuk a kapcsolatot.
Chang-ho'nun babasının evine taşındım... ...ve onlarla iletişimi kopardım.Преместих се с бащата на Чанг Хо и не поддържах връзка с родителите ти.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mládenca doviedli živého a veľmi sa potešili.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mladeniča so pripeljali živega, in bili so ne malo potolaženi.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi trẻ người ta đem đi thì được sống, sự ấy làm cho mọi người đều yên ủi lắm.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi_trẻ người_ta đem đi thì được sống , sự ấy làm cho mọi người đều yên_ủi lắm .
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De førte da gutten levende bort og blev høilig trøstet.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De jongen werd levend en wel binnengebracht, wat voor alle gelovigen een geweldige bemoediging was.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.E levaram vivo o jovem e ficaram muito consolados.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Ellos llevaron al joven vivo y fueron grandemente consolados
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Felhozák pedig az ifjat elevenen, és felette igen megvigasztalódának.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Flăcăul a fost adus viu, şi lucrul acesta a fost pricina unei mari mîngîieri.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Intanto avevano ricondotto il ragazzo vivo, e si sentirono molto consolati
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.I přivedli toho mládence živého, a byli nad tím velice potěšeni.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.I przywiedli onego młodzieńca żywego, i byli nader ucieszeni.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Ja he veivät pojan sieltä elävänä ja tulivat suuresti lohdutetuiksi.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.사람들이 살아난 아이를 데리고 와서 위로를 적지 않게 받았더라
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Le jeune homme fut ramené vivant, et ce fut le sujet d`une grande consolation.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Men de bragte det unge Menneske levende op og vare ikke lidet trøstede.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Och de förde ynglingen hem levande och kände sig nu icke litet tröstade.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Orang-orang membawa pulang pemuda itu hidup ke rumahnya. Mereka merasa senang dan sangat terhibur
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Sie brachten aber den Knaben lebendig und wurden nicht wenig getröstet.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Τον δε νεον εφεραν ζωντα και παρηγορηθησαν καθ' υπερβολην.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.И когато се събра с нас в Асон, прибрахме го и дойдохме в Митилин.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Между тем отрока привели живого, и немало утешились.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Привели ж хлопця живого і втішились немало.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.והם הביאו את הנער חי וינחמו עד מאד׃
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.‎وأتوا بالفتى حيّا وتعزوا تعزية ليست بقليلة
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.有 人 把 那 童 子 活 活 的 領 來 、 得 的 安 慰 不 少
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.有 人 把 那 童子 活活 的 領來 、 得的 安慰 不少
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod