Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Cinco anos depois regressou à terra natal.
Bruno gizlice Bayan John’un evine gelir.Jason vai até a casa de Diana.
Mary'nin evine gittim.Fui a casa de Mary.
22 Temmuz 1991'de Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etti.Op 22 juli 1991 lokte Dahmer ene Tracy Edwards mee naar zijn woning.
Herkes evine döner.Iedereen keert terug naar huis.
Mehemet Bey son kurbanı öldürmesi için mumyayı Banningler'in evine gönderir.Mehemet Bey stuurt de mummie naar het huis van de Bannings om zijn laatste slachtoffer te doden.
Oberon Puck'a Huon'u Tunus'a götürüp İbrahim evine teslim etmesini emreder.Oberon beveelt Puck Huon naar Tunesië en het huis van Ibrahim te brengen.
Filmde Gleeson, eşinin ölümü sonrasında evine dönmek üzere hüzünlü bir tren yolculuğuna başlar.De zwarte komedie volgt Gleeson tijdens zijn treinreis naar huis, nadat zijn vrouw is overleden.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.Die nacht neemt hij het boek mee naar huis en leest het vol bewondering en ontzag.
Evine endişe ile koşar.Ze rent angstig naar huis.
Angela bir haftasonunu gecirmek için Roy'un evine gelir.George rijdt naar het huis van Angela om er de rest van de vakantie door te brengen.
Daryl ve Beth mezarlıktaki cenaze evine girer.Beth en Daryl nemen tijdelijk intrek in het huis van een begrafenisondernemer.
Öteki ona anne babasının evine dönmesini öğütler.Hij belooft haar terug te brengen naar haar ouders.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Terwijl hij wegrent, wordt hij aangereden door een auto.
Bunun üzerine ablası Chantalle'ın evine taşınır.Ze moet nu verhuizen naar haar tante Polly.
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.De Villefort gaat berouwvol naar huis.
Evine gider.Hij gaat naar huis.
Ertesi gün evine sığınmak için geldiği halası tarafından reddedilir.Hij bleef de volgende dag thuis om hem te verzorgen.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Vijf jaar later keerde hij terug in het parlement.
Bu sırada Asker onların evine gelir.Dan komt de Admiraal thuis.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Zijn vrouw moet zoals elke donderdagmiddag naar haar tante op bezoek.
Bu da onun evine döneceğini anlatıyor.Hij zal zeggen dat zijn vrouw nog thuis is.
Top Melahat sayesinde kurtulduğunda tekrar adamın evine gider.Als hij zich volgegeten heeft verlaat hij de gastheer weer.
Cesedi Harlem'deki evine yakın bir noktadaki 139.Hij werd in 1339 beleend met een tiende grond bij Eemnes.
Evine yakın olan Taçspor Kulübü'nün tenis okuluna gitti.Hij ging naar school in het nabijgelegen Pukeroa.
Ünlüler sırrı çözemeyince Farnsworth evine 80 dolar ve bir karton da Winston sigarası götürmeye hak kazandı.Voor het niet raden ontving hij $80 en een slof Winston sigaretten.
Pacha, Kuzco'yu evine davet eden ailenin babasıdır.Pacha de boer bij wie Kuzco in huis woont.
Ali'yle beraber Zeus'un evine sızarlar ve Sofia'yı kurtarırlar.Samen met Walter probeert ze Sofie te redden.
Bu sırada Angel, Tina'yı evine getirir.Fredrik brengt Anne dus naar huis.
Babasının evine doğru yola koyulur.Hij verliet het huis van zijn vader.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zij zullen zich afwenden naar de wens van de vader van hun dwaling, de demiurg.
1881'in sonlarında ailesinin evine Etten'e döndü.Aan het eind van de jaren 1880 haalden zijn ouders hem terug in het gezin.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Ze gaan op weg naar huis en de wolf voegt zich weer bij hen.
20 Aralık 1999 saat gece 3:30'da Michael Abram Harrison'un evine girdi ve bağırarak onu çağırdı.Om ongeveer 18:30 kwam de moeder van Milly naar huis en vond haar niet thuis.
Harry iyileşir iyileşmez evine gider ve eski alışkanlıklarına geri döner.Hij gaat weer thuis wonen, gaat weer naar school en probeert zijn oude leven weer op te pakken.
Elizabet gebe kaldı ve evine kapandı.Philip legde alles uit en ging naar huis.
Onu evine davet eder.Ze nodigt hem uit in haar appartement.
Ağustos: Ursula Loyer ile kızı Eugenie'nin Brixton'da 87 Hackford Road adresindeki evine taşındı.Hij woonde in Londen bij de hospita Ursula Loyer op Hackford Road 87.
Lydia, şehirde yaşayan bir kadın bulmuştur grup oraya kadının evine gitmiştir.Hildy, een prostituee die hij in de stad leerde kennen, trekt bij hem in.
Gulliver, Kaptan'ın tavsiyelerini dinleyip evine döner.Hij geeft zijn kansen bij Adrienne op en keert terug naar huis.
Hüzünlü bir evlilikten sonra Le Maine-Giraud'da bir köy evine yerleşti.Hij bezat een grote bibliotheek in Madina al Jazira.
Tom'un evine nasıl gideceğini bilen tek kişisin.Jij bent de enige die weet hoe je bij Toms huis moet komen.
Kimin evine zorla girilmiş?Bij wie is er ingebroken?
Onunla evine mi gittiniz?Bent u meegegaan naar z’n huis?
Evine saat kaçta vardın?Om hoe laat ben je thuis gekomen?
Herkes evine döner.Wszyscy wracają do domu.
Zaman zaman evine tehdit telefonları gelmiştir.Początkowo otrzymywał groźby telefoniczne.
5 Haziran 1945 yılında esaretten kaçarak Salzburg yakınlarındaki evine döndü.5 czerwca 1945 roku, unikając niewoli, wrócił do rodzinnego domu pod Salzburgiem.
Evine gider.Biegnie do domu.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zrzekł się również na rzecz jego rodziców swojego majątku rodzinnego w Bochni.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Narrator zabiera je do domu, lecz szybko zaczyna czuć odrazę, a nawet strach do kota.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Nora spotkała swojego drugiego męża, Bruce’a Wildera, kiedy wynajęła go do zbudowania półek na książki.
Gelin, erkek evine getirilir.Państwo młodzi dojeżdżają do domu męża.
Bir yıl sonra Rihanna ve annesi Rogers'ın Connecticut Stamford'daki evine taşındılar.Przez następny rok Rihanna często podróżowała do domu Rogersa w Stamford, w stanie Connecticut.
Hurley umutsuz bir şekilde evine döner.Villefort wrócił do domu uspokojony.
1922’de New York’tan, Houghton’un Norwich, Connecticut’taki eski çiftlik evine taşındı.W 1922 przeprowadzili się z Nowego Jorku do rodzinnego domu Houghtona w Norwich w stanie Connecticut.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Do domu wrócili po pięciu latach.
Uzun Geceler Sonra O Evine Döndü.Do domu wrócił późną nocą.
Yine de, Gestapo'nun gözetimi altında evine yerleşti.Przez cały czas znajdował się pod obserwacją Gestapo.
Kuaförden geldikten sonra, oğlan evi, kız evine kına yakmaya gider.Krótko po wyjeździe chłopaka jej dom został podpalony.