evinde ile cümle

evinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Halasının evinde yatıya kaldı.He slept at his aunt's.
O ev onun evinden çok daha iyi.That house is much better than his house.
Tom ve Mary geleneksel bir Japon evinde yaşıyorlar.Tom and Mary live in a traditional Japanese house.
Biz bir çiftlik evinde kaldık.We stayed at a farm house.
Kendini evindeymiş gibi hissedeceksin.You'll feel at home.
O, halasının evinde yaşıyor.He lives in his aunt's house.
Senin evinde kitaplar var mı?Are there books in your house?
Tom ve Mary bir orta çağ evinde yaşıyor.Tom and Mary live in a mid-century home.
Gidecek başka bir yerim yok. Senin evinde uyuyabilir miyim?I have nowhere else to go. Can I sleep at your place?
Biz Tom'un evinden uzakta değiliz.We're not far from Tom's.
Onun evinde uzun süre kaldın mı?Did you stay long at his place?
Onun evinde ne kadar kaldın?How long did you stay at her place?
Tom'un evinde ne kadar kaldın?How long did you stay at Tom's place?
Tom'un evinde uzun süre kaldın mı?Did you stay at Tom's place for a long time?
İnsanların burada evinde gibi hissetmesini istiyorum.I want people to feel at home here.
Tom bir huzur evinde çalışıyor.Tom works in a nursing home.
Tom Boston'da evinde öldü.Tom died at his home in Boston.
Bugün cenaze evinde pek çok insan vardı.There were so many people at the funeral home today.
Ben bir arkadaşın evindeyim.I'm at a friend's house.
Tom hâlâ büyük annesinin evinde.Tom is still at his grandmother's house.
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.
Pazar sabahına kadar evinde kalacağım.I'm going to stay at your house until Sunday morning.
Park Caddesinin üzerinde küçük erkek kardeşimin evinde kalıyorum.I've been staying at my younger brother's house on Park Street.
Biliyorsun, o onun evinde saklandı.You know, she's holed up in her house.
Polis Tom'un evinde uyuşturucu buldu.The police found drugs in Tom's house.
Ben Tom'un evinde bir hamburger yedim.I ate a hamburger at Tom's.
Tom'u evinden çıkarken gördüm.I saw Tom leaving his house.
Tom'un evinde kalıyor olacağım.I'll be staying at Tom's.
Tom ceza evinde uzun yıllar geçirdi.Tom spent many years in prison.
Tom evinden tahliye ettirildi.Tom was evicted from his home.
Tom kayak evinde.Tom is in the ski lodge.
Biz Noel arifesini eşimin ebeveynlerinin evinde geçiriyoruz.We're spending Christmas Eve at my wife's parents' house.
Kendi başıma yaşamak için ebeveynimin evinden taşındım.I moved out of my parent's house to live on my own.
Tom hâlâ büyükbabasının evinde.Tom is still at his grandfather's house.
Tom pazartesi evindeydi.Tom was home Monday.
Ben son kez onların evindeyken onlar küçük iki odalı bir dairede yaşıyorlardı.When I was at their place last time, they were living in a small, two-roomed flat.
Tom beni bahar tatilinde Boston'da onun evinde kalmam için davet etti.Tom invited me to stay at his place in Boston for spring break.
Tom evinde bir Super Bowl partisi veriyor.Tom is having a Super Bowl party at his house.
Fadıl'ın evinde hiç sevgi yoktu.There was no love in Fadil's home.
Polis, Mary'nin evinde Tom'un parmak izlerini buldu.The police found Tom's fingerprints in Mary's house.
Polis Mary'nin evinde Tom'un parmak izlerini buldu.The police found Tom's fingerprints in Mary's house.
Tom'un evinde ne kadar kalabileceğini düşünüyorsun?How long do you think you can stay at Tom's house?
Tom federal ceza evinde üç yıla mahkum edildi.Tom was sentenced to three years in federal prison.
Fadıl evinde ölü bulundu.Fadil was found deceased in his apartment.
Fadıl evinde yalnız oturuyordu.Fadil sat in his house alone.
Fadıl, dedektiflerin evinde kısaca arama yapmasına izin vermeyi kabul etti.Fadil agreed to let the detectives briefly search his house.
Fadıl bir komşunun evindeki bir partiye katıldı.Fadil attended a party at a neighbor's house.
Fadıl annesinin evinde saklandı.Fadil was holed up at his mother's house.
Fadıl eski karısının evinde idi.Fadil was at his ex-wife's house.
Fadıl annesinin evinden ayrıldı.Fadil left his mother's house.
Fadıl evinden sabah saat 10'da ayrıldı.Fadil left his house at 10 am.
Leyla, Fadıl'ın evinden kaçtı.Layla fled from Fadil's house.
Fadıl, Leyla'nın evinden altın figürinler ve sikkeler çaldı.Fadil stole some gold figurines and coins from Layla's house.
Fadıl cinayet sırasında evindeydi.Fadil was in his house during the murder.
Fadıl'ın evinde bir paskalya partisi vardı.Fadil had an Easter party in his house.
Fadıl'ın evinde her yerde kan vardı.There was blood everywhere in Fadil's house.
Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.An unknown intruder shot Fadil in his Cairo home.
Tom eşinin öldürüldüğü anda eski eşinin evinde idi.Tom was at his ex-wife's house at the time his wife was murdered.
Tom Mary'nin evinden bazı eski paraları çaldı.Tom stole some old coins from Mary's house.
Tom'un evinden çok uzakta olmayan bir otelde kaldım.I stayed at a hotel not too far from Tom's.

İlgili Sayfalar