Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.Και το σπίτι, όπως ξέρουμε, δεν είναι μόνο ο τόπος όπου έτυχε να γεννηθείς.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.А дім, як ми знаємо, є не лише місцем, де тобі судилось народитися.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.Домът е не просто място, където случайно си роден.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.И дом, как мы знаем, — это не просто место, где тебе случилось родиться.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.ובית, כידוע, אינו רק מקום בו במקרה נולדת.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.والمنزل، كما نعلم، ليست مجرد مكان صدف أن ولدتَ فيه.
Ve bildiğimiz şekliyle evimiz doğdumuz yer değil.というだけではありません 故郷とは 本当の自分になれる場所なのです
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.A toho dne, v tento okamžik, jsme vcházeli do domu s naším prvním dítětem, naším nádherným chlapečkem.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.A v tento deň, v tejto chvíli, sme vošli do domu s naším prvým dieťaťom, s naším krásnym synčekom.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Essa é exatamente a jornada que a minha família começou há cinco anos e meio.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Ezen a napon, ebben a pillanatban, léptünk be a házunkba az első gyermekünkkel, a gyönyörű kisfiúnkkal.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Iar în această zi, la acest moment, am pășit în casă cu primul nostru copil, frumosul nostru băiețel.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.그리고 이 날, 이 순간에, 우리는 우리 첫 아기, 우리 예쁜 사내아이와 집안으로 걸어들어갔습니다.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Op deze dag, op dit moment liepen we ons huis binnen met ons eerste kind, onze prachtige jongen.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Y en este día, en este momento, entramos en la casa con nuestro primer hijo, nuestro hermoso bebé.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.Και αυτή τη μέρα, αυτή τη στιγμή, μπήκαμε στο σπίτι μας με το πρώτο μας παιδί, το πανέμορφο αγοράκι μας.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.В цей день, у цю хвилину, ми увійшли в будинок з нашою першою дитиною, нашим чудовим сином-малюком.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.И в тот день, в ту минуту мы вошли в дом с нашим первым ребенком, нашим красавцем сынишкой.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.И на този ден, в този момент, ние стъпихме вкъщи с нашето първо дете, нашия красив син.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.וביום זה, ברגע זה, צעדנו אל תוך הבית ביחד עם בנינו הראשון, בנינו התינוק היפהפה.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.و في هذا اليوم، في هذه اللحظة، دخلنا الى المنزل حاملين طفلنا الأول، طفلنا الرضيع الجميل.
Ve bu gün, tam da bu anda, kucağımızda ilk çocuğumuzla evimize girdik, harika bir erkek bebek.第一子を迎え入れました かわいい男の子です 家には かなり特殊な
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.A Eileen a já jsme dychtiví otevřít a sdílet náš dům se společností TEDu.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Dan Eileen dan saya sangat senang untuk membuka rumah kami dan berbagi dengan komunitas TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen ed io siamo elettrizzati all'idea di aprire la nostra casa ai TEDsters.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen en ik vinden het spannend om ons huis open te zetten en met de TED-community te delen.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen és és izgatottan nyitjuk ki otthonunkat és osztjuk meg a TED-közösséggel.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen et moi sommes ravis d'ouvrir notre maison et de la partager avec la communauté TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen i ja z radością otwieramy nasz dom, żeby dzielić go ze społecznością TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen und ich sind ganz begeistert davon, unser Heim zu öffnen und mit den TED-Teilnehmern zu teilen.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Eileen và tôi sẵn lòng mở cửa và chia sẻ chúng với cộng đồng TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Şi Eileen şi cu mine suntem încântaţi să ne deschidem casa şi să o împărţim cu comunitatea TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Spolu s Eileen nadšene otvoríme svoj dom a podelíme sa oň s TED obecenstvom.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.에일린과 저는 우리의 집을 여는것에 대해 흥분해 있고 TED가족들과 함께 그걸 나누고 싶습니다.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Y Eileen y yo estamos encantados de abrir nuestro hogar y compartirlo con la comunidad TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Двамата с Айлийн с вълнение отваряме дома си и го споделяме с общността TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Ми з Ейлін з нетерпінням очікуємо, щоб відкрити двері нашого дому і поділитися ним зі спільнотою TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.Эйлин и я очень рады открыть двери нашего дома и поделиться им с обществом TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.איליין ואני נרגשים לפתוח את ביתנו ולחלוק אותו עם קהילת TED.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.وأنا وآيلين في غاية السعادة لفتح بيتنا وتقاسمه مع مجتمع تيد.
Ve Eileen ve ben evimizi TED topluluğuna açtığımız için ve paylaştığımız için çok heyecanlıyız.共有できる事にワクワクしています (拍手)
Ve fark ettim ki, evimizdeki nihai karar verici karımdı.알고보니, 우리 가족의 최종 결정권자는 제 아내였답니다
Ve fark ettim ki, evimizdeki nihai karar verici karımdı.وأدركت أن صانع القرار النهائي في بيتنا كانت زوجتي.
Ve geldiklerinde evimi hem arkadan, hem de önden ateşe vererek, dışarı çıkmamı engellemeye çalıştılar.지금, 그들은 왔다... 그들은 밖으로 가져올 수 없습니다 있도록 앞면과 뒷면에서 그것을 할 계획 했다.
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.저는 아마도 다시는 집으로 돌아갈 수 없을 것을 아는 것처럼 그랬습니다.
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.Robiąc to wiedziałam, że prawdopodobnie nigdy już nie zobaczę mojego domu.
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.Καταλάβαινα ωστόσο ότι πιθανόν δε θα έβλεπα το σπίτι μου ποτέ ξανά
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.Я знала, что, возможно, уже никогда не увижу дом.
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.וידעתי שכשאני עושה את זה אני כנראה אף פעם לא אראה שוב את הבית שלי
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.وانا اعلم تماما .. انني قد لا أرى مدينتي مرة أخرى
Ve giderken de bir daha muhtemelen asla evimi göremeyeceğimi biliyordum.海抜ゼロまで戻らなくてはなりませんでした その夏私はほとんどの予定をキャンセルしましたが
Ve sonra evimize birinin bardağı bulmak için girdiğini biliyoruz!Dann zufällig wird bei uns eingebrochen auf der suche nach diesen Glass.
Ve sonra evimize birinin bardağı bulmak için girdiğini biliyoruz!Ensuite quelqu'un a cambriolé notre maison pour le trouver
Ve sonra evimize birinin bardağı bulmak için girdiğini biliyoruz!Потом к нам вломился вор и украл этот бокал.
Ve sonra evimize birinin bardağı bulmak için girdiğini biliyoruz!ほら、みんな同じことを考えてるはずよ!
Ya da bir avukata. Belki evimi yok edebilirsin, ama çocuklarımı değil, anlıyor musun?Podrás destruir mi hogar, pero no a mis hijos, ¿está claro?
Yaklaşık dokuz yaşındaydım, Almanya'dan amcam geldi. Evimizde bir de Katolik papaz vardı.Kiedy miałem jakieś 9 lat, mój wujek przyjechał z Niemiec i gościliśmy katolickiego księdza.
Yaklaşık dokuz yaşındaydım, Almanya'dan amcam geldi. Evimizde bir de Katolik papaz vardı.Nu, ik was negen en mijn oom was zojuist teruggekomen uit Duitsland, en de katholieke priester was op bezoek.
Yani eğer evimin değeri %1.5 artarsa, bu 15,500 $'ı kompanse etmiş oluyorum. -Οπότε αν η αξία του σπιτιού μου αυξηθεί κατά 1.5% θα βγάλω από την αύξηση τα $15,000.
Yani eğer evimin değeri %1.5 artarsa, bu 15,500 $'ı kompanse etmiş oluyorum. -もし、私の家の評価が1.5%上がると、 私は1.55万ドルを、 調達します。 それは私の為の価値になります。