Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Då, i det tillståndet, behövde vi komma till mitt hus. Eller skulle vi ha åkt till ditt?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?In diesem Zustand habe ich dich hergebracht. Oder hätten wir zu dir gehen sollen?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Karena itu kita pulang ke rumahku. Atau apakah kita harusnya ke rumahmu?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?그 상태로 그럼 우리집으로 와야지 네 집에 가겠냐?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Luuletko, että siinä tilanteessa olisimme lähteneet sinun kotiisi? Totta kai tulimme tänne.
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Szóval szerinted mi volt a jobb döntés, az én házamba jönni, vagy a tiédbe?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Tak co myslíš? Bylo by snad lepší, tě vzít domů, nebo je lepší tohle?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Takže, v takom stave sme museli prísť domov ku mne. Alebo sme mali ísť k vám?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Thế thì,trong tình trạng đó, chúng ta phải về nhà tôi. Hay về nhà cô nào?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Zaradi takega stanja, sva morala priti k meni domov... ali bo mogla iti k tebi?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?Τότε σε αυτήν κατάσταση έπρεπε να έρθουμε σπίτι μου. Ή μήπως προτιμούσες να πας στο δικό σου?
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?ואז בגללה מקרה כזה היינו צריכים להגיע לפה או שהיינו צריכים ללכת לבית שלך
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?و في تلك الحاله، ينبغي أن نذهب لمنزلي ام منزلك؟
Tabi ki benim evime geldin,o haldeyken... kendi evine mi gitmek isterdin?ごめん
Ve bu bir körüklü otobüs. Çift-körüklü. Evime çok yaklaştık.Tohle je dvoukloubový autobus jen nedaleko od mého domu.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Adesea trebuie să părăsesc autostrada, să caut alte trasee pentru a încerca să ajung acasă.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.A menudo tengo que salir de la autopista y buscar diferentes maneras de llegar a casa.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Często muszę zjeżdżać z autostrady i szukać innych dróg, żeby spróbować dotrzeć do domu.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Gyakran kell letérnem az autópályáról és más utakat keresni, hogy sikerüljön hazajutnom!
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Ik moet vaak de snelweg verlaten om naar andere wegen te zoeken die me thuis zullen brengen.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.그래서 저는 종종 고속도로를 벗어나서 다른 길을 찾아 집에 가려고 노력합니다.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Muitas vezes, tenho que sair da autoestrada e procurar caminhos diferentes para conseguir chegar a casa.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Oft muss ich die Autobahn verlassen und nach alternativen Wegen suchen, um nach Hause zu kommen.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Saya sering terpaksa keluar dari jalan tol dan mencoba jalan lain agar sampai di rumah.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Spesso mi tocca uscire dall'autostrada in cerca di strade alternative che mi facciano arrivare a casa.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Và tôi thường phải rời xa lộ và tìm những lối đi khác cho tôi để trở về nhà.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Често трябва да напусна магистралата и да търся алтернативни пътища, за да мога да се прибера.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.Я часто вынужден покидать автостраду в поисках другого пути до долгожданного дома.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.ולעיתים קרובות אני נאלץ לרדת מהכביש המהיר ולחפש נתיבים אחרים כדי לנסות ולהגיע הביתה.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.وغالبا اجد نفسي مضطرا لترك الطريق المجاني والبحث عن طرق اخرى ذلك ما يحصل معي للوصول للمنزل.
Ve genellikle çevre yoldan ayrılmam ve evime ulaşmak için farklı yollara aramak durumundayım.高速道路から降りて 帰り道を探す必要があります ですが まもなく車同士が
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Až neskôr, keď som sa vrátila domov do New Yorku, mi napadla myšlienka na projekt.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Ce n'est que plus tard, une fois de retour à New York, que j'ai eu l'idée du projet.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Chỉ mới gần đây, tôi mới có ý tưởng cho dự án khi tôi trở về nơi ở của mình tại New York.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.De csak később, New York-ban találtam ki a projektet.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Det var først senere, da jeg var hjemme i New York igen at jeg fik ideen til projektet.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Dopiero gdy wróciłam do domu, do Nowego Jorku, przyszedł mi do głowy pomysł na ten projekt.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Erst später, als ich schon wieder daheim in New York war, kam mir die Idee zu diesem Projekt.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Fu soltanto in seguito, una volta tornata a casa, a New York, che mi venne l'idea del progetto.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.뉴욕의 집으로 돌아와서야 비로소 이 프로젝트에 대한 아이디어가 떠올랐죠.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Maar pas later, toen ik weer thuis was in New York, kreeg ik het idee voor het project.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Namun tidak sampai saya telah kembali ke New York barulah saya mendapat ide untuk proyek ini.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.No fue hasta más tarde, cuando regresé a Nueva York que se me ocurrió la idea del proyecto.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Nu a fost decât abia mai târziu, când m-am întors acasă în New York când am avut ideea pentru proiect.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Só mais tarde, já de volta a Nova Iorque, é que me surgiu a ideia para o projecto.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Μόνο αργότερα, όταν στην πραγματικότητα ήμουν στη Νέα Υόρκη μου ήρθε η ιδέα για το πρόγραμμα.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Много позже, уже когда я вернулась домой в Нью-Йорк, ко мне пришла идея проекта.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.Не беше до по-късно, когато всъщност бях у дома в Ню Йорк, когато ми хрумна идеята за проекта.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.רק מאוחר יותר, כשכבר חזרתי הביתה לניו-יורק עלה בי הרעיון של המיזם.
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.و لم أفكر بالقيام بالمشروع إلا في وقت لاحق حين عدت إلى نيويورك
Yeniden New York'daki evime dönmeden projenin temel fikri kesinleşmemişti.このプロジェクトを思いつきました ゆっくりと立ち現われてきたのです