Evim buraya yakın..הבית שלי קרוב
Evim buraya yakın..منزلي بالقرب من هنا
Evim buraya yakın.良かったですね
Evim çok uzak, buraya nasıl geldiniz?Olyan messze van a házam, hogy kerültetek ide?
Evim çok uzak, buraya nasıl geldiniz?Το σπίτι μου είναι πολύ μακριά.
Evim çok uzak, buraya nasıl geldiniz?منزلي بعيد جدا, كيف وصلتم الى هنا؟
Evimde 5 Macintosh'um var.Tengo 5 equipos Macintosh en mi casa.
Evimde 5 Macintosh'um var.У меня дома есть 5 компьютеров Macintosh.
Evimde 5 Macintosh'um var.(笑)
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.집에는 더 이상에 공간이 없었죠. 그래서 뒷마당으로 나갔지요.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.N'ayant plus de place dans la maison, je suis allé voir dans le jardin.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.Talossa tilaa ei enää ollut, joten menin takapihalle.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.W domu zabrakło miejsca, więc wyszedłem do ogrodu.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.לא היה יותר מקום בבית. אז יצאתי לחצר האחורית.
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.لم تتوفر المساحة داخل البيت فخرجت إلى الباحة الخلفية٬
Evimde daha fazla bir alan yoktu. Bu yüzden arka bahçeye çıktım.それから建築の経験などなしに、
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Det fanns inget mer utrymme i huset.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Er was geen plek meer in het huis.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Im Haus selbst gab es keinen Platz mehr.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Không còn chỗ nào trong nhà cả.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Nem volt több hely a házban.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Non c'era più spazio in casa.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Nu mai era spaţiu în casă.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Por isso, fui para o quintal.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.V domě už žádné místo nebylo.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Ya no había más espacio en la casa.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.Δεν υπήρχε άλλος χώρος μέσα στο σπίτι.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.В будинку не було більше місця.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.В доме не было больше места.
Evimde daha fazla bir alan yoktu.В къщата нямаше повече пространство.
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Ärva vid mitt hus, hör allt, alla se, och liksom hennes mest vars meriter mest skall vara:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Arve på mit hus, høre alle, alle ser, og som hendes mest, hvis fortjeneste mest er:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Herdar na minha casa, ouvi de tudo, todos percebem, e como ela a maioria cujo mérito maior é de:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Hériter à ma maison; tout entendre, tout voir, Et, comme sa plus dont le mérite le plus sont:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:우리집에서 상속, 모든 소리, 모든보고, 그녀의 대부분의 그의 장점 대부분되어야한다처럼 :
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Peri kotonani, kuule kaikki, kaikki näkevät, ja kuten hänen kaikkein joiden ansiot eniten on:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Thừa kế tại nhà tôi, nghe tất cả, tất cả thấy, giống như hầu hết của mình có công đức nhất sẽ được:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Наследи в къщата ми; чуят всички, всички виждат, и като нея най чиято заслуга най-много се:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:Наследование в моем доме, слышать все, все видят, и как ее наиболее чьи заслуги большинство являются:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:בירושה על הבית שלי, לשמוע הכל, לראות הכל, וכמו רוב שלה אשר ראויים ביותר יהיה:
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:ترث في بيتي ؛ نسمع كل شيء ، كل رؤية ، ومثل معظم الذين الجدارة لها أكثر كما يلي :
Evimde Devral tüm duymak, görmek, onun en liyakat en edilir gibi:どの、多くの、私のビューの中で、一つである、計算なしでも、数に立つことがある。
Evim de güzeldi.Deși acasă la mine era bine.
Evim de güzeldi.Eppure a casa mia si stava bene.
Evim de güzeldi.물론, 집에서는 모든 것이 괜찮았습니다.
Evim de güzeldi.Nochtans had ik het goed thuis.
Evim de güzeldi.Pourtant, chez moi, c'était bien.
Evimde istediğin gibi dolaşma.Nie wędruj dookoła mojego domu, proszę.
Evimde istediğin gibi dolaşma.Nu te mai plimba prin casa mea dupa cum ai chef.
Evimde istediğin gibi dolaşma. Ve göze batma.Jangan berkeliaran di rumahku sesukamu dan jangan jadi perusak pemandangan
Evimde istediğin gibi dolaşma. Ve göze batma.Ne traîne pas dans ma maison comme bon te semble.
Evimde istediğin gibi dolaşma.Μην τριγυρνάς στο σπίτι μου όπως νομίζεις.
Evimde istediğin gibi dolaşma.Не броди по моему дому, как тебе хочется
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,ak nehovorili ľudia môjho stánu, kde kto je vraj, kto by sa nebol najedol jeho mäsa?!
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,ako niso rekali šatora mojega ljudje: Kdo bi se ne bil nasitil mesa njegove živine?
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,als één van mijn dienaren ooit honger heeft geleden
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,Azaż nie mawiali domownicy moi: Oby nam kto dał mięsa tego, nie możemy się i najeść?
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,dacă nu ziceau oamenii din cortul meu: ,Unde este cel ce nu s'a săturat din carnea lui?`
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,Eikö täydy minun talonväkeni myöntää, että kukin on saanut lihaa yllin kyllin?
Evimdeki insanlar, ‹Eyüpün verdiği etle Karnını doyurmayan var mı?› diye sormadıysa,Ha nem mondták az én sátorom cselédei: Van-é, a ki az õ húsával jól nem lakott?