En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Het moeilijkste was, dat dit het jaar van de grote schoonmaakoperatie op Mount Everest was.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.최악이었던 것은, 그 해가 에베레스트산의 대규모 정화 활동이 있는 해였다는 점입니다.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.La parte peggiore è stata che quest'anno hanno deciso di fare una grande opera di pulizia sull'Everest.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.La peor parte fue que este año decidieron hacer una gran operación de limpieza en el monte Everest.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Le pire a était que, cette année, ils avaient décidé de lancer une grande opération de nettoyage de l'Everest.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Najhoršie bolo to, že tento rok bol rokom, kedy sa rozhodli na Mt. Evereste urobiť veľké upratovanie.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Najhuje je bilo, da so se to leto odločili naredit veliko čistilno akcijo po Mt. Everestu.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Na ten właśnie rok przypadła wielka operacja oczyszczania Everestu.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.O pior foi que, nesse ano, foi o ano em que decidiram fazer uma grande operação de limpeza no Monte Evereste.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Το χειρότερο ήταν ότι φέτος αποφάσισαν να κάνουν μια μεγάλη επιχείρηση εκκαθάρισης στο Όρος Έβερεστ.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Найгіршим було те, що в цей рік було вирішено провести велику операцію по прибиранню на горі Еверест.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Най-лошото беше, че през тази година бяха решили да предприемат голяма операция по почистване на връх Еверест.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.Худшим было то, что именно в этот год была запланирована огромная операция по расчистке горы Эверест.
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.שמכה בך בראש כל הזמן. זה לא החלק הגרוע בכל העניין
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.أسوأ شئ كان، أنهم قد قرروا هذه السنة إجراء تنظيف كبير على جبل آيفرست
En kötü kısmı ise, o sene Everest Dağı'nda büyürk bir temizleme operasyonunun yapılacak olmasıydı.決められた年です たくさんの方がエベレストで
Enough now! Something happening everyday. Police knocking on the door every minute.- Όλα προκαλείται από τον άνθρωπο σας -.
Enough now! Something happening everyday. Police knocking on the door every minute.מספיק עכשיו! משהו קורה כל יום. המשטרה דופקת על הדלת כל דקה.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924-ben akkor látták utoljára, amikor eltűnt a felhőkben a Mount Everest csúcsa felé tartva.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924년에 마지막으로 목격되었을 당시, 그는 에베레스트 산 정상 근처 구름 속으로 사라졌다고 합니다.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924 fue visto por última vez desapareciendo entre las nubes cerca de la cumbre del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924, il a été aperçu pour la dernière fois disparaissant dans les nuages, près du sommet du Mont Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Foi visto pela última vez em 1924, enquanto desaparecia nas nuvens perto do cume do monte Evereste.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.I 1924 blev han sidst set forsvinde op i skyerne nær Mt. Everests bjergtinde.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.În 1924 a fost văzut ultima oară dispărând în norii de lângă vârful Muntelui Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.In 1924 zag men hem voor het laatst de wolken in verdwijnen bij de top van Mt. Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Lần cuối cùng người ta nhìn thấy anh là năm 1924 khi anh biến mất vào đám mây gần đỉnh núi Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Leta 1924 so ga nazadnje videli kako je izginjal med oblaki blizu vrha Mt. Everesta.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Letztmalig 1924 gesehen, als er in den Wolken, in Gipfelnähe des Mount Everest, verschwand.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Naposledy ho videli v roku 1924, ako mizne v oblakoch blízko vrcholu Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Nel 1924 è stato visto per l'ultima volta sparire tra le nuvole vicino alla cima del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Pada tahun 1924, dia terakhir kali terlihat menghilang di balik awan di dekat puncak Gunung Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.V roce 1924 byl naposledy spatřen, jak mizí v mracích obklopujících vrchol Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.W 1924 roku był widziany po raz ostatni jak znikał w chmurach w pobliżu szczytu Mount Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Το 1924 τον είχαν δει για τελευταία φορά να εξαφανίζεται μέσα στα σύννεφα κοντά στην κορυφή του Έβερεστ.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924 його востаннє бачили, коли він зник поміж хмарами біля вершини гори Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924-м, его видели последний раз, входившим под облака у вершины Эвереста.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.През 1924 г., за последно беше видян да изчезва в облаците, близо до връх Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.שנראה לאחרונה ב-1924 כשהוא נעלם בין העננים בקרבת פסגת האוורסט.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.في عام 1924 شوهد آخر مرة يختفي بين السحب بالقرب من قمة ايفرست.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.雲の中に消えていきました 彼がエベレストに登った最初の 人間かもしれない
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.La vîrsta de treizeci şi patru de ani, Eber a născut pe Peleg.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.A Héber žil tridsaťštyri rokov a splodil Pélega.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Cuando Heber tenía 34 años, engendró a Peleg
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Da Eber havde levet 34 År, avlede han Peleg;
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Da Eber var fire og tretti år gammel, fikk han sønnen Peleg.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Eber aveva trentaquattro anni quando generò Peleg
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Eber viveu trinta e quatro anos, e gerou a Pelegue.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Eber war vierunddreißig Jahre alt und zeugte Peleg
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Hê-be được ba mươi bốn tuổi, sanh Bê-léc.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Hê-be được ba_mươi bốn tuổi , sanh Bê-léc .
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Héber, âgé de trente-quatre ans, engendra Péleg.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Heber pa je živel štiriintrideset let, ko je rodil Pelega;
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Héber pedig harmincznégy esztendõs vala és nemzé Péleget.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.I żył Heber trzydzieści lat i cztery, i spłodził Pelega.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.에벨은 삼십사세에 벨렉을 낳았고
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Kun Eeber oli kolmenkymmenen neljän vuoden vanha, syntyi hänelle Peleg.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.När Eber var trettiofyra år gammal, födde han Peleg.
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Pada waktu Eber berumur 34 tahun, ia mendapat anak laki-laki, namanya Peleg
Ever 34 yaşındayken oğlu Pelek doğdu.Živ pak byl Heber čtyři a třidceti let, a zplodil Pelega.