Ana içeriğe geç
Sözlük

evden ile cümle

evden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında İngiliz hükümeti bir evden çalışma modeli geliştirdi.Rząd Wielkiej Brytanii przeprowadził symulację telepracy.
Aslında İngiliz hükümeti bir evden çalışma modeli geliştirdi.Британское правительство представило модель удалённой работы.
Aslında İngiliz hükümeti bir evden çalışma modeli geliştirdi.Е, британското правителство приложи един модел за телекомуникация.
Aslında İngiliz hükümeti bir evden çalışma modeli geliştirdi.ובכן הממשלה הבריטית עשתה מודל של עבודה מהבית.
Aslında İngiliz hükümeti bir evden çalışma modeli geliştirdi.حسنا، قامت الحكومة البريطانية بتجربة العمل من المنزل.
Atıkları genellikle çöpe atmak üzere evden çıkarmadan önce, evde sizin türlerine göre ayırmanız gerekmektedir.Généralement, vous devez faire le tri sélectif des déchets chez vous avant de les jeter à la poubelle dehors.
Atıkları genellikle çöpe atmak üzere evden çıkarmadan önce, evde sizin türlerine göre ayırmanız gerekmektedir.Por lo general, deberá clasificar los residuos en casa antes de llevarlos al contenedor.
Atıkları genellikle çöpe atmak üzere evden çıkarmadan önce, evde sizin türlerine göre ayırmanız gerekmektedir.Vanligtvis ska du sortera avfallet hemma innan du gör dig av med det.
Atıkları genellikle çöpe atmak üzere evden çıkarmadan önce, evde sizin türlerine göre ayırmanız gerekmektedir.Yleensä sinun täytyy lajitella jätteet kotona, ennen kuin viet ne ulos roskikseen.
Atıkları genellikle çöpe atmak üzere evden çıkarmadan önce, evde sizin türlerine göre ayırmanız gerekmektedir.Как правило, бытовые отходы следует сортировать до их выноса в мусоросборник.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.A dnia onego wyszedłszy Jezus z domu, usiadł nad morzem:
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.An demselben Tage ging Jesus aus dem Hause und setzte sich an das Meer.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Aquel día Jesús salió de la casa y se sentó junto al mar
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.A v ten den vyšed Ježíš z domu, sedl podle moře.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Azon a napon kimenvén Jézus a házból, leüle a tenger mellett.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Ce même jour, Jésus sortit de la maison, et s`assit au bord de la mer.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Cũng ngày ấy , Ðức_Chúa_Jêsus ra khỏi nhà , ngồi bên mé biển .
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Cũng ngày ấy, Ðức Chúa Jêsus ra khỏi nhà, ngồi bên mé biển.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.În aceeaş zi, Isus a ieşit din casă, şi şedea lîngă mare.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.그 날에 예수께서 집에서 나가사 바닷가에 앉으시매
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Later die dag verliet Jezus het huis en ging bij het meer zitten.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.No mesmo dia, tendo Jesus saído de casa, sentou-se � beira do mar;
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Pada hari itu juga Yesus meninggalkan rumah itu lalu pergi ke tepi danau dan duduk di situ
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.På hin dag gik Jesus ud af Huset og satte sig ved Søen.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Quel giorno Gesù uscì di casa e si sedette in riva al mare
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Samma dag gick Jesus ut från huset där han bodde och satte sig vid sjön.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Samme dag gikk Jesus ut av huset og satte sig ved sjøen,
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Sinä päivänä Jeesus lähti asunnostaan ja istui järven rannalle.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Tisti dan pa je Jezus šel iz hiše in sedel pri morju.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.V ten deň vyšiel Ježiš z toho domu a sadnul si pri mori.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Εν εκεινη δε τη ημερα εξελθων ο Ιησους απο της οικιας εκαθητο πλησιον της θαλασσης
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.В същия ден Исус излезе из къщи и седна край езерото.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Выйдя же в день тот из дома, Иисус сел у моря.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.Тогож дня вийшов Ісус із господи, та й сїв край моря.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.ויהי ביום ההוא ויצא ישוע מן הבית וישב על הים׃
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.في ذلك اليوم خرج يسوع من البيت وجلس عند البحر.
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.當 那 一 天 、 耶 穌 從 房 子 裡 出 來 、 坐 在 海 邊
Aynı gün İsa evden çıktı, gidip göl kıyısında oturdu.當 那 一 天 、 耶穌從 房子 裡 出來 、 坐在 海邊
Babam ve annem yemeğe giderdi. Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Dus toen m'n ouders uit eten gingen, glipte ik stiekem uit het huis.
Babam ve annem yemeğe giderdi. Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.Wenn meine Eltern also beim Abendessen waren, am Tisch saßen, schlich ich aus dem Haus.
Babam ve annem yemeğe giderdi. Onlar oturduğunda, ben evden sıvışırdım.И вот когда мои родители наконец шли ужинать, окончательно усаживались за столом, я тихо выскальзывал из дома.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Ich bin besorgt, dass sein Vater ihn nicht überzeugen konnte.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Martwię się, że ojciec nie dał rady go przekonać, aby wyszedł z domu.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Receio que o pai dele não tenha conseguido convencê-lo a sair de casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Sono preoccupato, spero che suo padre lo abbia convinto ad uscire da casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Temo que su padre no pudiera convencerlo para salir de casa.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.Тревожа се, че баща му не е могъл да го убеди да излезе от вкъщи.
Babasının onu evden çıkması için ikna edemediğinden endişeliyim.أن قلقة من أن والده لم يستطع إقناعه بالخروج من المنزل
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Dicono che Baek Seung Jo se ne sia andato via di casa.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Dom säger att Baek Seung Jo har lämnat sitt hus.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Họ nói Baek Seung Jo đã dọn ra ngoài.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Il parait que Baek Seung Jo a quitté sa maison.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Man sagt,dass Seung Jo sein Haus verlassen hat.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Mereka berkata kalau Baek Seung Jo meninggalkan rumahnya.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Mówią, że Baek Seung Jo wyprowadził się z domu.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Se spune ca Baek Seung Jo s-a mutat.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Ze zeggen dat Baek Seung uit het huis is gegaan.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Λένε οτι ο Μπεκ Σουνγκ Τζο έφυγε απο το σπίτι του.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.Говорят, Бэк Сын Чжо ушел из дому.
Baek Seung Jo nun evden ayrıldığını söylediler.אומרים שזה בגלל שבאק סונג גו עזב את הבית.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod