evde ile cümle

evde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer evde kimseyi bulamazsanız, yine de size izin verilmedikçe içeriye girmeyiniz.If you find that no one is in, then do not enter unless you have received permission.
Onların o evdeki namazı/duası; ıslık çalmak, el çırpmak/engel olmaktan başka bir şey değildir.Their worship in the House of God has been no more than whistling and clapping.
Evden kaçırılıp evliliğe zorlanan kızların intihar etmesi seyrek rastlanan bir durum değil.In practice it is not infrequent that girls commit suicide.
Bu yabanda ölmek üzücü, Evden uzak, sevdiklerimden uzak.So sad to die in this wilderness, Far from home, far from loved ones.
Evde ciddi boyutta şiddet gören kadınları, yargı sisteminde de zorlu bir mücadele bekliyor.Women face an uphill battle in the court system, along with very real threats at home.
Fakat evden kaçan Aysun, Mor Çatı sayesinde yasal haklarından haberdar olmuş.However, having escaped, Mor Cati has helped Aysun understand her legal rights.
Evde ya da sokakta doğan bu çocukların nüfus cüzdanı yok.Born at home or in the streets, they are not issued birth certificates.
Bu yüzden evden kaçtım ve onunla ailemin rızası olmadan evlendim."So I ran away from home and married him without my [family's] consent."
Bulgarlar ve Hırvatlar da ekonomik durgunluğun sürdüğü şu dönemde evde kalmayı tercih edenlerden.Bulgarians and Croats are also staying put, with the recession far from over.
Kosova meselesi çözüldüğünde kimse evde oturmayacaktır", diyor."No one will stay at home when the Kosovo issue is resolved."
Ekmeği ise kendi ürettiğimiz tahıldan elde ettiğimiz unla evde yapıyorum.”"I prepare the bread at home myself with flour from our crops."
"Oyunuzu kullanın" şeklindeki sloganlara rağmen pek çok seçmen evde oturmayı tercih etti.Despite slogans urging them to "use your vote", however, many opted to stay home.
Yunanlılar hiçbir şekilde bu yaz evde kalacağa benzemiyorlar.In no way do Greeks seem to be staying home for the summer.
Christina artık yemek için dışarı çıkmak yerine evde yemek yapıyor.Instead of going out, Christina now cooks at home.
1992 yılnda Mila'yı kimliği bilinmeyen bir asker Caparde'deki yanmış bir evden kurtardı.An unknown Serb soldier rescued her in 1992 from a burned-down house in Caparde.
Pavloviç,sozlerini, "Benim işsizlik dairesinde kaydım var ama aynı zamanda evden de çalışıyorum."I am registered with the unemployment bureau, but am working at the same time from home.
Yine de, oy kullanmaya o kadar hevesli değildim, bu yüzden de evde oturdum."Still, I was not keen to vote no either, so I stayed at home."
Vukoviç'in eşi Nada, kızlarıyla birlikte evde yemekleri hazılıyor.Vukovic's wife, Nada, at home with her daughters, prepares the food.
Birinci gün genelde evde kalırız, ikinci günse aile ziyaretlerimizi yaparız." şeklinde açıklıyor.The first day, we usually stay home and the second day, we have family visits," Kostic explains.
"Evde benden başka beş Azeri ve Ukraynalı kız daha vardı."There were five other Azeri and Ukrainian girls in the house too," she remembers.
“Evde Bakım” görevlisi, İkonija Stamenkoviç’in tansiyonunu ölçüyor. [Biljana Pekusiç/SETimes]A "Help at Home" aide checks Ikonija Stamenkovic's blood pressure. [Biljana Pekusic/SETimes]
Bu durumda evde bakım hizmeti için özel şirketlere para ödemeleri mümkün değil.Paying for private agencies to provide in-home care is not possible.
“İkisi de 80 yaşın üstünde ve elektriği olmayan bir evde tek başlarına yaşıyorlar."They are over 80 years old, living alone in a house without electricity.
Akşamüstü 6'da, ebeveynler dışında herkesin evden ayrılmasıyla buzmi töreni başlar.At 6 pm, the buzmi ceremony starts, with everybody except the parents leaving the house.
Bazen de ailesi evde olmayan arkadaşlarımızın evine gidiyoruz", diyor.Sometimes we go to someone's apartment, if the parents are not at home for the night.
Papadopolu, "Evden ayrılamam."I can't be independent.
Evde Osmanlı döneminden kalma antikalar sergileniyor.The house showcases antiques from the Ottoman period.
Evdeki sorumluluklarımızı kendi aramızda ayarlıyoruz," diyor.We arrange our obligations around the house among ourselves," Natasa explains.
Avusturyalı memur ise evde tedavi ediliyor.The Austrian officer is said to be undergoing medical treatment at home.
O evdeyken ödüm patlardı.I was scared when he was at home.
Son istatistiklere göre, geçen yıl Sırbistan'da neredeyse 1,3 milyon evde İnternet kullanıldı.According to recent statistics, almost 1.3 million households used the internet in Serbia last year.
Evde suyun elektrolizinin gösterilmesi için basit kurulumSimple setup for demonstration of electrolysis of water at home
Sağlık sektöründe, yaşlı veya engelliler için evde bakım sağlayan mobil hemşireler.In healthcare, mobile nurses who provide in-home care for elderly or disabled.
Packouz bir evde gitarist ve şarkıcı olarak filmde bir sahnesi vardır.Packouz has a cameo in the film as a guitarist and singer at an elderly home.
Evde-eğitim son derece sınırlıdır.[3]Homeschooling is closely supervised by the government and very limited.[3]
Sonraki gün Ali, evde Kristi ile birliktedir.The following day, Ali is home with Kristi, who will not get out of bed.
Katie evde Randy ile birlikte kalır ve kızların banyosunda Kanlı Mary oyununu oynarlar.Katie is left home with Randy, and they play Bloody Mary in the girls' bathroom.
Evde, Julie'yi merdivenlerin üstünde bulur.Dennis enters the garage and discovers several women, including Lois, dressed in all black.
Kristen eve geri döner ve evdeyken maskeli adam tarafından etkisiz hâle getirilir.Kristen rushes back to the house, where she is incapacitated by the masked man.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Ben comes over to meet Alex, but no one is home.
Evde doğan köleler (oikogeneis), genellikle ayrıcalıklı bir sınıf oluşturmuşlardır.Houseborn slaves (oikogeneis) often constituted a privileged class.
Evdeyken komşusu Bay Roque'nin kızı Louise ile karşılaşır.At home, he meets Louise, the daughter of his neighbour M. Roque.
Evde kullanımda en önemli konu, doğruluk değil, trenddir.In home use, the most important issue is not accuracy, but trend.
Çinko oksit parçacıkları bir soğutma kanalına taşınır ve bir torba evde toplanır.Zinc oxide particles are transported into a cooling duct and collected in a bag house.
17 yaşına girdiği sezon, bütün yıl boyunca sadece 27 gün evdeydi.[2][3]The season she turned 17, she was only home for 27 days during the entire calendar year.[2][12]
Marianne evden çıkarken Héloïse'nin "Arkanı dön" dediğini duyar.As Marianne runs out of the house, she hears Héloïse say "Turn around".
Thames Nehri'nin sağ kıyısındaki bir evde büyüdü.He was brought up at Long White Cloud house on the right bank of the River Thames.
Kapandıkları evde ayinlerle aylar geçmekte ancak hiçbir şey değişmemektedir.They grudgingly get to know one another over time.
Diğeri ise evde kendini karantinaya aldı.The fourth case was in self-isolation at home.
Vaa, zengin bir evde, beş kardeşten en küçüğü olarak büyüdü.Vaa grew up the youngest of five siblings in a wealthy home.
Evde, hizmetçi önce öldürülmüş olmalı, sonra Josef. [ alıntı gerekli ]In the house, the maid must have been killed first, then Josef.[citation needed]
Şirket evde bakım hakkına sahip kişilerden daha fazla başvuru alıyor.The company is getting more applications from people who are entitled to home care.
Hükümet, evde kalmaları için kayıt dışı işçilere ayda 60 dolar ödüyor.The government is paying informal workers $60 per month to stay at home.
İronik olarak, 1854'te evde bir demiryolu direktörleri seçim toplantısı yapıldı.Ironically, a railroad directors election meeting was held at the house in 1854.[10]
Evdeki son cinayetler Ha'nın sırasıyla 4 ve 2 yaşlarındaki iki çocuğuydu.The last murders in the house were of Ha's two children, aged 4 and 2 respectively.
Ağustos 2008'de Tibetliler, Camii yakarken Müslümanlar evde gizli bir şekilde ibadet ettiler.Muslims prayed in secret at home when in August 2008 the Tibetans burned the Mosque.
Eve önemli misafirler geldiğinde ailenin evden çıkmaları gerekiyordu.The family had to absent themselves when powerful visitors came to the residence.
Bu raflar ayrıca birçok evde dekoratif parça olarak da hizmet eder.These racks also serve as decorative pieces in many homes.
İki Ülkede Evde: Çifte Vatandaşlığın Geçmişi ve Geleceği.At Home in Two Countries: The Past and Future of Dual Citizenship.
İki eski grup arkadaşı o gece tartıştı ve gece Staley'in evden ayrılmasıyla sona erdi.The two ex-bandmates briefly argued, which ended with Starr's storming out.

İlgili Sayfalar