ev ile cümle

ev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
Ona ev ödevinde yardım etmeyi önerdim.I offered to help her with her homework.
Ona dokuza kadar eve döneceğime söz verdim.I gave her my word I would be back home by nine.
Ben büyükannemin evini ziyaret ettim.I visited my grandmother's house.
Babam eve gelmeden önce uykuya daldım.I fell asleep before my father came home.
Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.I stayed at my uncle's during the summer.
Ben evin biraz sallandığını hissettim, sen hissetmedin mi?I felt the house shake a little. Didn't you?
Evde kalacağım.I'll stay home.
Ben, sizin ev arkadaşınız Paul'üm.I'm your flatmate Paul.
Ben senin ev arkadaşın Paul.I'm your flatmate Paul.
Bir evin düzensiz olmasına katlanabilirim ama kirli olmasından hoşlanmıyorum.I can put up with a house being untidy, but I don't like it to be dirty.
Onunla evlenmek istiyorum.I want to marry her.
Kız kardeşim önümüzdeki yılın başında evlenecek.My sister will marry early next year.
Her gün dışarıda yediğim için, ev yemeklerini özlüyorum.Because I eat out every day, I miss home cooking.
Yarın yağmur yağarsa evde kalırım.If it should rain tomorrow, I would stay home.
Yarın sabah seni evinde ziyaret edebilir miyim?May I call on you at your house tomorrow morning?
Yarın bütün gün evde kalmayı planlıyorum.I plan to stay at home all day tomorrow.
Yarın evde olacağım.I will be at home tomorrow.
Ev ödevi yarına kadar yapılmalıdır.Homework must be done by tomorrow.
Yarın yağmur yağarsa, evde kalırım.I will stay home if it rains tomorrow.
Eğer yarın yağmur yağarsa, bütün gün evde kalacağım.If it rains tomorrow, I will stay at home all day.
Yarın onun evine gidip onu alacağım.Tomorrow I'll go to his house to pick him up.
Ağaçlar evimi rüzgardan koruyorlar.Trees shelter my house from the wind.
Ahşap evler kolayca tutuşurlar.Wooden houses catch fire easily.
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.I see a house among the trees.
Ahşap evler kolayca yanar.Wooden houses easily catch fire.
Gece yaklaştığı için, eve gitmek üzere yola çıktık.Night coming on, we left for home.
Akşamleyin evde ailemle yemek yedim.In the evening, I have dinner at home with my family.
Bütün arkadaşları eve gittiğinde o yalnız hissetti.She felt lonely when all her friends had gone home.
Bir arkadaş, yarın evimizde oynamak için geliyor.A friend comes to play at our house tomorrow.
O, bir arkadaşının evinde kalacak.He is going to stay at a friend's house.
Ünlü bir mimar bu evi inşa etti.A famous architect built this house.
Dün gece saat onda evinizin yanından geçtim.I passed by your house about 10 last night.
Dün gece evine zorla girildi.His house was broken into last night.
Akşam yemeği için evimize gelmek ister misiniz?Would you like to come over to our house for dinner?
Evde akşam yemeği yiyecek misiniz?Are you going to have dinner at home?
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yapmalısın.You are to do your homework before supper.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini bitirdiğini gör.See that you finish your homework before supper.
Evlat edinilen çocuk, yeni ailesiyle mutlu bir yaşam sürdü.The adopted child lived a happy life with her new family.
Ertesi gün evde olmalıyım.I should be back home the next day.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Gelecek yıl yeni bir ev yapmayı ümid ediyorum.I hope to build a new house next year.
Bir fırtına onları eve hapsetti.A storm confined them to the house.
Fırtına yüzünden evde kalmak zorundaydık.Because of the storm, we were obliged to stay at home.
Bir adam evden uzakta hiç utanç hissetmeye ihtiyaç duymaz.A man away from home need feel no shame.
Ailem uzakta bir yolculuğa çıktı ve evde yalnızım.My parents are away on a trip and I'm alone in our house.
Annem ve babam benim Mary ile evlenmemi onayladı.My parents approved of my marrying Mary.
Yandaki evde oturan kız çok güzeldir.The girl who lives next door is very pretty.
Bitişikte yaşayan çocuk sık sık eve geç gelir.The boy who lives next door often comes home late.
Yandaki evde kim yaşıyor?Who lives in the house next door?
Evde soğuk bir rüzgar esti.A cold wind blew in.
Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.Oh yes, you're right. Well, it's the way you shop that's tight-fisted then.
Ne haber, evlat?What's up, kiddo?
Bir kulübe olsa bile kendi evimi istiyorum.I want my own house, even if it's a shack.
"Günaydın. Bugün biraz geç kaldın, değil mi?" "Evet, biraz sorunla karşılaştım.""Good morning. You're a bit late today, aren't you?" "Yes, I ran into a bit of trouble."
Ben bir Japon restoranına gittiğimde yanımda eve tek kullanımlık çubuklar götürürüm.Whenever I go to a Japanese restaurant, I take the disposable chopsticks home with me.
Bu ev ve bu topraklar benim!This house and this land are mine.
"Benimle misin? " "Evet""You with me?" "Yes"
Evet, o kesinlikle öyledir.Yes, that is most certainly so.
Bizim evimiz, bizim kurallarımız.Our house, our rules.

İlgili Sayfalar