ev ile cümle

ev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, hastalığından dolayı evine hapsedildi.He is confined to his house by illness.
Ev ödevimi yapmam için bana yardım etti.He helped me do my homework.
O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.He left his books all around the house.
O, evde her gün uygulama yaptı.He practiced every day at home.
Kızını zengin bir adamla evlendirdi.He married his daughter to a rich man.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.He argued his daughter out of marrying Tom.
Hava hâlâ aydınlıkken eve gitti.He went home while it was still light.
O, yarın evde olacak.He will be at home tomorrow.
Yarına kadar ev ödevini bitirmiş olacak.He will have done his homework by tomorrow.
O yarın Avrupa yolculuğundan eve gelir.He comes home from his trip to Europe tomorrow.
Akşamleyin o genellikle evdedir.He is generally at home in the evening.
O, gece geç saatlerde eve gelirken soyuldu.He was robbed when coming home late at night.
Akşam yemeğinden önce ev ödevini yaptırdı.He had his homework done before supper.
Akşam eve geç geldi.He came home late in the evening.
O, ertesi gün eve gideceğini söyledi.He said that he was going home the following day.
Altıda eve vardı.He got home at six.
Eve altıda geldi.He got home at six.
Onlar kısa süre önce evlendiler.They got married only recently.
Evlendikleri zaman her ikisi de yalan söylememek için yemin ettiler.When they got married, they both swore to never lie.
Onlar dört yıldır evliler.They have been married for four years.
Galiba beş senedir evliler.I think they have been married for five years.
Sanırım onlar beş yıldır evli.I think they have been married for five years.
Sadece iki aydır evliler.They have only been married two months.
Onların ne kadar süredir evli olduğunu biliyor musunuz?Do you know how long they have been married?
Onların evleneceği söylentisi hemen yayıldı.The rumor that they would get married spread at once.
Beni sıcak karşıladılar, bu yüzden evimde gibi hissettim.They welcomed me warmly, so I felt at home.
Onların yaşayacak hiç evi yok.They have no house to live in at all.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Sanırım onların çoğu eve gitti.I guess most of them went home.
Onlardan bazıları evet dedi ve diğerleri hayır dedi.Some of them said yes, and the others said no.
Ben onların evindeyken bana karşı çok naziktiler.They were very kind to me when I was at their house.
Onların evi yangında yanıp kül oldu.Their house was burned down in the fire.
Onların evi istasyondan uzaktır.Their house is far from the station.
Onların evi yeniden yapılandırılıyor.Their house is being remodeled.
Evlilikleri geçen yıl bitti.Their marriage broke up last year.
Onlar altı ay önce evlendi.They got married six months ago.
Onlar haziran ayında evlenecekler.They are to be married in June.
Onlar Noel Yortusu'nda evlendiler.They married on Christmas Eve.
Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.They lost no time in leaving their home.
Onların güzel bir evi var.They have a nice house.
Onlar o zamana kadar on yıl evliler.They had been married for ten years by that time.
Onlar evi bir gün içerisinde yıkacaklar.They will take down the house in a day.
Onlar evi yapmak için altı ay harcadılar.They spent six months building the house.
Onlar eski evi yıktılar.They broke down the old house.
Onlar kimsesiz çocuğu evlat edindi.They adopted the orphan.
Onlar görevi bitirdikten sonra eve gittiler.They went home after they had finished the task.
Onlar Darwin'in evrim teorisine karşı çıkıyorlar.They opposed Darwin's theory of evolution.
Okuldan eve az önce geldiler.They came home from school just now.
Sonunda evliliğimize razı oldular.They consented to our marriage at last.
Onların her ikiside evli değil.They are both unmarried.
Onlar henüz eve dönmediler.They haven't come back home yet.
Evlenecekleri söylentisi dolaşıyor.It's rumored that they are going to get married.
Onlar sık sık evime uğrarlar.They often drop in at my house.
Bütün gün evde kalmak zorundaydılar.They had to stay at home all day.
Onlar bir ev yapıyorlar.They are building a house.
Bir evi satın almak için onlar paralarını tasarruf ediyorlar.They are saving their money for the purchase of a house.
Onların eve dönme talimatları var.They have orders to return home.
Onlar eve gidiyorlar.They are on their way home.
Evleri güçlü bir deprem tarafından yok edildi.They had their houses destroyed by a strong earthquake.

İlgili Sayfalar