ev ile cümle

ev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Henüz bütün ev ödevimi bitirmedim.I haven't finished all my homework yet.
Ev ödevimi yapmak üç saatimi aldı.It took me three hours to do my homework.
Ev ödevimi yapacak zamanım yok.I have no time to do my homework.
Ev ödevimi yaptıktan sonra ,televizyonda beyzbol oyununu izledim.Having done my homework, I watched the baseball game on television.
Ev ödevimi bitirdim.I've finished my homework.
Ev ödevimi bitiremedim.I was unable to finish my homework.
Evraka imzamı ekledim.I attached my signature to the document.
Roman okuyarak bütün gün evde kaldım.I stayed home all day long reading novels.
Yeni evimden çok memnunum.I am very pleased with my new house.
Ben yeni bir ev inşa ettim.I built a new house.
Yeni bir ev yaptım.I built a new house.
Gazetede evimin ilanını verdim.I advertised my house in the newspaper.
Gazetede evime ilan verdim.I've advertised my house in the newspaper.
Çatısı kırmızı olan bir ev gördüm.I saw a house whose roof was red.
Bu evde kimin yaşadığını biliyorum.I know who lives in this house.
Elbiselerimi değiştirmek için eve gittim.I went home in order to change my clothes.
Bir dükkanın üstünde bir evde yaşıyorum.I live in a flat above a shop.
Tokyo'ya gittiğimde her zaman onun evine uğrarım.I always drop in at her house when I go to Tokyo.
Pazar günleri her zaman evdeyim.I am always at home on Sundays.
Pazar günleri her zaman evde değilim.I'm not always at home on Sundays.
Pazarları asla evde değilim.I'm never at home on Sundays.
Pazar günleri asla evde değilim.I am never at home on Sundays.
Kediyi evin dışına bıraktım.I let the cat out of the house.
Yılda iki kez babamın evine giderim.I go to my father's place twice a year.
Onun eve girdiğini gördüm.I saw him enter the house.
Onun bu kadar sık olarak evime gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like him coming to my house so often.
Onun evime bu kadar sık gelmesinden hoşlanmıyorum.I don't like him coming to my house so often.
Onun yaşadığı evi beğenmiyorum.I don't like the house in which he lives.
Onun doğduğu evi biliyorum.I know the house where he was born.
Onunla çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim.I would rather stay home than go out with him.
Ona eve yalnız gitmemesini söyledim.I told him not to go to the place alone.
Ona evi boyattım.I made him paint the house.
Onun beni eve götürmesini rica ettim.I asked him to drive me home.
Ona ev ödevimi yaptırdım.I had him do my homework.
Onunla evlenmeyeceğimi ona ilk ve son defa söyledim.I told him, once for all, that I would not marry him.
Onun evini sık sık ziyaret ettim.I often visited his house.
Ne zaman onun evine gitsem, o dışarıda.Every time I go to his house, he is out.
Onun evini kolayca buldum.I found his house easily.
Ev ödevinde ona yardım ettim.I helped him with his homework.
Onu evime davet ettim.I invited him to my house.
Onun ne zaman evlendiğini bilmiyorum.I don't know when she got married.
Onunla evlenmeyi umuyorum.I hope to marry her.
Onunla evlenmeye karar verdim.I made up my mind to marry her.
Ona saat dokuza kadar evde olmasını söyledim.I told her to be home by nine.
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.I have made up my mind to propose to her.
Onu eve gönderdim.I sent her home.
Onu onunla evlenmeye ikna ettim.I talked her into marrying him.
Ben, hasta olduğum için evde kaldım.I stayed at home because I was sick.
Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.I usually get home by six o'clock.
Eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home.
Şirkete gitmek için her sabah saat yedide evden ayrılırım.I leave home for the company at seven every morning.
Her sabah saat sekizden önce evden çıkarım.I leave home before eight o'clock every morning.
Her gün köpeğimin eve gelmesini bekledim.I waited every day for my dog to come home.
Her gün eve erken giderim.I go home early every day.
Her akşam evdeyim.I am at home every evening.
Uyuyakalmadan evvel sadece birkaç sayfa okumuştum.I had read only a few pages before I fell asleep.
Bir arkadaşımı evlenmekten vazgeçirmeye çalıştım.I tried to talk a friend of mine out of getting married.
Akşam yemeğinden sonra ev ödevimi yaptım.After dinner, I did my homework.
Bu mektup, onun gelecek ay Grace'le evleneceğini söylüyor.This letter says he is going to marry Grace next month.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.

İlgili Sayfalar