Ana içeriğe geç
Sözlük

ev hanımı ile cümle

ev hanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece bir ev hanımı olmaktan nefret ederim.I would hate to become just a housewife.
Bu, ev hanımı için büyük bir zaman tasarruf aygıtı.This is a great time-saving gadget for the housewife.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
"George? " dedi ev hanımı. "George kim? ""George?" said the housewife. "Who's George?"
Ben bir ev hanımıyım.I am a housewife.
Annem asla sadece bir ev hanımı olmak istemedi.My mother never wanted to be just a housewife.
Ben sadece bir ev hanımıyım.I'm just a housewife.
Ev hanımı, halıyı elektrik süpürgesiyle temizledi.The homemaker vacuumed the carpet.
Tom'un annesi bir ev hanımı.Tom's mother is a housewife.
Tom Mary'nin bir ev hanımı anne olmasını istedi.Tom wanted Mary to be a stay-at-home mom.
Ben otuz yaşında bir ev hanımıyım.I'm a thirty-year-old housewife.
Karın ev hanımı mı?Is your wife a housewife?
Leyla sıradan bir ev hanımıydı.Layla was an ordinary housewife.
Annen bir ev hanımı mı?Is your mother a housewife?
Sami'nin karısı ev hanımı bir anneydi.Sami's wife was a stay-at-home mom.
Ben üç çocuk annesi bir ev hanımıyım.I'm a housewife and a mother of three.
Anneleri Hediye, ev hanımı.Satovi u majčinoj sobi.
2085 yılında doğmuştur ve ev hanımıdır.In 1280, she became a widow.
Annesi Ann Nelson ev hanımıydı.Her mother, Ann Nelson, was a homemaker.
Babası ışıklandırma teknisyeni ve aynı zamanda bir işçi, annesi ise ev hanımıydı.His father was a street lighting technician and laborer and his mother a housewife.
Annesi ev hanımı, babası restoran işletmecisidir.His mother is a housewife, while his father is a restaurant manager.
Tebrikler, ev hanımı.Congrats, missus.
Annesi ev hanımı.Her mother is the lady of the house.
Babam hayatı boyunca şehirde işçi olarak çalışmış. Annem ise ev hanımıydı.My father was a city worker all of his life, and my mother was a stay-at-home mom.
Berlin'in en tatlı ev hanımına.To Berlin's sweetest housewife.
Tamam ! sanırım iyi bir ev hanımısın ! ben gittikten sonraAlright, I guess you are a good wife, after I'm gone.
Büyükannem ev hanımıydı.My grandmother was a homemaker.
Ev hanımı Anthula, "İnsanlar kendilerini frenliyor."People are holding back.
Ev hanımı Tatjana Ranogajec, yeni bir partiye, Hırvat İşçi Partisi'ne oy vereceğini söylüyor.Tatjana Ranogajec, a housewife, says that she will vote for a new party, the Croatian Labour Party.
Bizde [Çeçen toplumunda], bir eş ev hanımıdır.With us [in Chechen society], a wife is a housewife.
Matsuko Yamada Nonoko'nun annesi, ev hanımı.Matsuko Yamada (山田まつ子, Yamada Matsuko) Nonoko's mother, a housewife.
1663); ev hanımı uyurken ev oyunu oynar.[1]1663); while the housewife sleeps, the household play.[37]
Babası bir inşaatçıydı, annesi ise ev hanımıydı. [1]His father was a builder, while his mother stayed at home.[1]
İki geveze ev hanımıTwo chattering housewives
Bu, kadınların aktif "ev hanımı" algısını pasif "ev hanımı" olarak değiştirdi.This changed the perception of women from being active "housekeepers" to passive "homemakers".
Annesi ev hanımı; babası cerrahtı.Her father was a surgeon, while her mother was a homemaker.
Friedan, kadınların anne ve ev hanımı rolüne alçaltılmalarını eleştirdi.Friedan kritisierte die Reduktion von Frauen auf ihre Rolle als Mutter und Hausfrau.
Genel olarak kadınlar ev hanımı vazifesini yaparlar.Dinge, um die sich die Hausfrau kümmern soll.
Babası öğretmen, annesi ev hanımı idi.Ihr Vater war Lehrer, die Mutter Hausfrau.
Babaannesi ev hanımıdır.C’est l’hôtesse.
Ev hanımı, sonra bir tekstil fabrikasında ustabaşı.Celui-ci est ouvrier spécialisé dans une usine textile.
Babası Charles Sauvestre bir yazar, sosyalist, aktivist ve öğretmen, annesi ise ev hanımı idi.Su padre, Charles Sauvestre, era escritor, activista socialista, y profesor; y su madre era ama de casa.
Ben bir ev hanımıyım.Sono casalinga.
Babanın subay, annenin ev hanımı olduğu Pekkan ailesinin en küçük ferdidir.Il padre era un ufficiale e la madre casalinga, era la più piccola della famiglia Pekkan.
Karınız ev hanımı mı?Ваша жена домохозяйка?
Eşiniz ev hanımı mı?Ваша жена домохозяйка?
Marge, dizinin çoğu bölümünde işsizdir, ev hanımı olmayı ve ailesine bakmayı seçer.كانت مارج غير موظفة في معظم المواسم، وأختارت أن تكون ربة منزل وأن تهتم بعائلتها.
Sevim (Ayşe Selen) — Leyla Yılmaz'ın ev hanımı olan annesi.هي الخادمة الشخصية (والممرضة السابقة) لجولييت.
Annesi ise ev hanımı.والأم هي ربة منزل.
Rosemary Woodhouse parlak, naif bir ev hanımıdır.De film volgt Rosemary Woodhouse, een jonge, naïeve vrouw.
Babası banker, annesi ise ev hanımıydı.Haar vader was bankier en haar moeder huisvrouw.
Annesi ev hanımı, babası ise bankacıdır.Zijn moeder was een huisvrouw, zijn vader een bankbediende.
Babası ışıklandırma teknisyeni ve aynı zamanda bir işçi, annesi ise ev hanımıydı.Jego ojciec był technikiem oświetlenia ulicznego i robotnikiem, a jego matka była gospodynią domową.
Annesi ev hanımıdır.Matka jest gospodynią domową.
Annesi Angela ise ev hanımıdır.Matka, Patricia, jest gospodynią domową.
Annesi ise ev hanımıydı.Hennes mor var hemmafru.
Babası öğretmen, annesi ev hanımı idi.Hans far var lärare och hans mor hemmafru.
Friedan, kadınların anne ve ev hanımı rolüne alçaltılmalarını eleştirdi.Friedan menade att media bidrog till glorifieringen av kvinnans roll som en hemmafru.
Babası Kotaro, bir petrol şirketinde çalışan, annesi Akiko, bir ev hanımı olduğunu.Shiinas far Kotaro är en oljebolagschef och hennes mor Akiko är hemmafru.
Rickman'ın annesi bir ev hanımıydı.Мати Надія Іларіонівна була домогосподаркою.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod