Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.After that, I left, but then I realized that I forgot my backpack at their house.
Neden eve gitmiyoruz?Why don't we go home?
Fakat evren sonsuzdur.But the universe is infinite.
Yüz elli bin çiftin, 2006 yılında Shanghai'da evlenmesi bekleniyor.One hundred and fifty thousand couples are expected to get married in Shanghai in 2006.
Evliyim ve iki çocuğum var.I am married and have two children.
Sana evlenme teklif etmek istemiyorum!I don't want to propose to you!
Erkekleri seviyorsan neden bir kadınla evleneceksin?Why would you marry a woman if you like men?
Çocuk sahibi olamazsan, her zaman evlat edinebilirsin.If you can't have children, you could always adopt.
Evet, o zaman zaman olur.Yes, it happens from time to time.
Evet! İki kez üst üste kazandım!Yes! I won twice in a row!
Kendi evinizde gibi davranın.Make yourself at home.
Kendi evinizdeymiş gibi davranın.Make yourself at home.
Evindeymişsin gibi davran.Make yourself at home.
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
Hemen eve gitmelisin.You must go home at once.
Eve gitmekte özgürsün.You are free to go home.
Bu gece onun evinde onunla temasa geçebilirsin.You can get in touch with him at his home tonight.
Eve ayda kaç defa mektup yazıyorsun?How many times a month do you write home?
Evini boyattırmana gerek yoktu.You did not need to have your house painted.
Evde kalacak mısın?Will you stay at home?
Sen evde kalacaksın.You will stay at home.
Hava kararmadan önce eve dönmen gerekir.You should return home before it gets dark.
Eve daha önce gelmeliydin.You should have come home before.
Henüz ev ödevini yapmayı bitirdin mi?Have you finished doing your homework yet?
Bütün ev ödevini yaptın mı?Have you done all your homework?
Şimdi eve gidebilirsiniz.You may go home now.
Herhangi bir yerde evinizdeymiş gibi hisseder misiniz?Do you feel at home anywhere?
Mümkün olduğu kadar kısa sürede eve gitsen iyi olur.You'd better go home as soon as possible.
Böyle bir günde dışarı çıkmaktansa evde kalsan iyi olur.You'd better stay at home rather than go out on such a day.
Yapmanız gereken her şey bu evrakı imzalamaktır.All you have to do is sign this paper.
Öbür güne kadar bu ev ödevini bitirtmelisin.You must get this homework finished by the day after tomorrow.
Akşam yemeği için eve zamanında gelmediğinden dolayı babandan özür dilemelisin.You should apologize to Dad for not coming home in time for supper.
Senin evin benimkinden üç kat daha büyük.Your house is three times as large as mine.
Evin hangi yöne bakıyor?What direction does your house face?
Evinizin bir krokisini yapın.Make a sketch of your house.
Keşke senin evine yakın yaşayabilsem.I wish I could live near your house.
Evinizde kaç oda var?How many rooms are there in your house?
Senin evinin ve benimkinin arasında orta noktada buluşalım.Let's meet halfway between your house and mine.
Senin evin parka ne kadar uzakta?How far is it from your house to the park?
Evrak çantanın ağırlığı nedir?What's the weight of your suitcase?
Ondan hoşlan ya da hoşlanma, onunla evlenemezsin.Whether you like her or not, you can't marry her.
Derhal ev ödevini yapmalısın.You must do your homework at once.
Ev ödevini bitirinceye kadar bekleyeceğim.I will wait until you have finished your homework.
keşke evine giderken bana uğrasaydın.I wish you could drop in at my house on your way home.
Çağrını alabilmek için dün gece evde kaldım.I stayed home last night to be able to receive your call.
Lütfen eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.Please remove your shoes before entering the house.
Biz uzaktayken evimiz soyuldu.Our house was robbed while we were away.
Evler ve arabalar gökyüzünden küçücük görünüyorlardı.The houses and cars looked tiny from the sky.
Korkarım banka evimi geri alacak.I'm afraid the bank is going to repossess my house.
Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.The rich merchant adopted the boy and made him his heir.
Evimin yakınında bir yangın çıktı.A fire broke out near my house.
Onun evi yakın olmasına rağmen, onu nadiren görüyorum.Although her house is nearby, I seldom see her.
Bu günlerden birinde niçin evime gelmiyorsun?Why don't you come to my house one of these days?
Benim için sürpriz oldu, o çok güzel bir aktrisle evlendi.To my surprise, he got married to a very beautiful actress.
Köprünün ötesinde bir kır evi var.There is a cottage beyond the bridge.
Kilise benim evimle seninki arasındadır.The church is between my house and yours.
Eğitim evde başlar.Education starts at home.
Üzgünüm fakat o evde değil.I'm sorry, but he isn't home.
Evine bir hırsız girdi.A burglar broke into his house.
Bir hırsız para çalmak için eve girdi.A thief broke into the house to steal the money.