Ana içeriğe geç
Sözlük

ettirir ile cümle

ettirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fizik bilimi teleskobun minimum teorik büyütmede yüzey parlaklığının %100 olduğunu zorla kabul ettirir.La física dicta que con la mínima ampliación teórica del telescopio, el brillo de la superficie es del 100%.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.Al final, tenemos que ayudarle a arreglar las cosas.
Böylece onun güvenini kazanır ve yakalayıp idam ettirir.Una vez ganada su confianza los atrapa y se los come.
Deltoid, kolu öne, yana, arkaya hareket ettirir.Tailgun: Activa el disparo doble, hacia delante y atrás.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.Alla fine tutti scoprono la sua identità e cercano di aiutarlo per quanto possono.
Onu tanımazlıktan gelse de adam kendini zorla çaya davet ettirir.Incuriosita, gli offrì del tè.
Bacağı öne doğru güçlü kalça kası, geriye doğru da bacak kası hareket ettirir.Arrampicarsi utilizzando le zampe posteriori per darsi una spinta.
Cumhuriyet idaresi aynı sistemi devam ettirir.Потому что мы продолжаем всё тот же внутренний диалог.
Burada 10 gün kalarak bir mescit inşa ettirir, sonra da Medine'ye hareket eder.Он приказал, чтобы они сдали свое имущество и уехали из Медины в течение десяти дней.
Deltoid, kolu öne, yana, arkaya hareket ettirir.Кацуро получает место спереди, Дженни — сзади.
Kitap, Miras Döngüsü'nün hikâyesini devam ettirir ve hayali kıta Alagaësia'da yer alır.«Воскресите Бога, что спит на Луне, и самым праведным он покажет путь в Утопию.»
Çalışma, Georgios Pachymeres'in çalışmalarını kısmen destekler kısmen devam ettirir.Она частью дополняет, частью продолжает труд Георгия Пахимера.
Bu bakteriler oksijensiz ortamda yaşamlarını devam ettirirler.Такие анаэробы постоянно живут в лишенной кислорода среде.
Her gece savaşan Ra ve Apep o dönemden beri bu savaşı devam ettirir.Rá e Apep, lutando entre si a cada noite, continuam esta luta até o presente.
Dünyanın şekillenmesi için birçok yeni ırk yaratıp, bu yeni ırklara yardım ettirirler.Os titãs deram poderes a várias raças para ajudá-los a formar o mundo.
Dünyanın şekillenmesi için birçok yeni ırk yaratıp, bu yeni ırklara yardım ettirirler.Hij benaderde vele servalfokkers om mee te helpen met het ontwikkelen van deze nieuwe soort.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.In het voorjaar worden ze weer actief en komen ze omhoog.
Mekân, zaman gibi insana kendini zorla kabul ettirir.Zo kun je als mens de tijd beïnvloeden.
Gözlemci yatay teli ve onun yansımasını görür ve bunları kesiştirmek için hareket ettirir.Ze controleert haar lippenstift en kapsel en bereidt zich klaarblijkelijk voor om uit te gaan.
Öyküye göre Nemrut Babil'de bir kule inşa ettirir.Wiedza ta miała posłużyć zbudowaniu wieży Babel.
Buna rağmen İGD faaliyetlerini gayri resmi olarak devam ettirir.Але, згідно із законодавством, вони офіційно перебувають у розшуку. .
Seyrani ustalığını konuşturarak onları pes ettirir.Та глядачі все ще стоячи аплодують його таланту.
Karşıt kutuplarda şarjlı olan statörlerin kutupları sürekli değişerek diyaframı hareket ettirirler.Кількість поживних речовин, які містяться в бульбах картоплі, постійно змінюється.
Buna rağmen İGD faaliyetlerini gayri resmi olarak devam ettirir.Nicméně přípravy na to, aby se jí stali i oficiálně, probíhají.
Tanrı'nın demeci ayrıca dünyayı yaratırken ve idame ettirirkenki egemenliğinin üzerinde durur.Chceš-li, papeži, dále vládnouti své zemi, přijď a staň před tváří toho, jenž vládne celému světu.
Bir yandan doğu kültürüne ilgisini devam ettirirken batı kültürüne de ilgi duyuyordu.Díky svému pobytu na Slovensku měl zájem i o tamější kulturu.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.Začne tedy hned shánět lidi a chce se jich zeptat, co pro ně může udělat.
Şahsiyeti bunu icap ettirir.Tím na sebe personalistka upozorní.
Bütün yıl boyunca gelişimini devam ettirir.Astfel, aceștia și-au continuat procesul de creație pe tot parcursul anului.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.Într-un final el află secretul fetelor și le ajută.
Ancak isyanı Kirua devam ettirir.Cu toate acestea, revolta a continuat.
Bunlar çözünmeyen arsenikleri teşekkül ettirirler.Ezek az artériák gerincen kívüli artériák ágai.
Her gece savaşan Ra ve Apep o dönemden beri bu savaşı devam ettirir.Aznap dolgozta ki a Batman (denevérember) ruhát és azóta küzd a bűn ellen esténként.
Kral ona eğer veliahtı olan oglunu idam ettirirse kilisenin bir itirazı olup olmayacağını sorar.A király azonban amint megtudja, hogy szépasszonyról van szó, megtagadja az engedélyt.
Oyuncu, topunu yön tuşlarıyla hareket ettirir.Näyttelijät käyvät vuorollaan vetämässä tehtävän isosta mustasta hatusta.
Böylelikle Etana neslini devam ettirir ve insanlığın ilk kağanı olur.Näin se on kaiken liikkeen alku, ja liike sen ensimmäinen olomuoto.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.Rose tunnistaa miehensä kengät ja menee ruumishuoneelle tunnistamaan miehensä ruumiin.
Deltoid, kolu öne, yana, arkaya hareket ettirir.Jarrut: levy edessä ja takana.
Her gece savaşan Ra ve Apep o dönemden beri bu savaşı devam ettirir.Ο Ρα και ο Απέπ, παλεύοντας κάθε βράδυ, συνεχίζουν τη μάχη αυτή μέχρι σήμερα.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.Om våren fortsetter den å spise og vokse.
Onu tanımazlıktan gelse de adam kendini zorla çaya davet ettirir.Motvillig lar de seg invitere på kaffe.
Tanrı'nın demeci ayrıca dünyayı yaratırken ve idame ettirirkenki egemenliğinin üzerinde durur.Diktet skildrer også gudenes verden, og hvordan de udødelige våker over jorden, og forarges over urett.
Patlayan fünye çevrecinde bulunan ana patlayıcıyı infilak ettirir.槍頭と鎖分銅を内蔵した仕込み杖を使う。
Ǝǝ (veya bazen Эǝ), harfi genellikle ä sesini telaffuz ettirir.5. / ʊ / ( son 의 o 소리 ) 소리는 종종 o 로 작성되었다.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.그러다가 봄이 되면 다시 활동을 시작하면서 알도 낳는다.
Şahsiyeti bunu icap ettirir.עתה מוטל על הדמות לחלצו.
Bu kutuplar, elektrik yükleri gibi birbirleri üzerine kuvvet etki ettirirler.Магнитните полюси упражняват сила един спрямо друг по същия начин както електрическите заряди.
Ama sonunda insanlara kendini kabul ettirir ve onlara ihtiyaçlarını bulmada yardım eder.В края, те разбират, че имат себе си за подкрепа.
Şahsiyeti bunu icap ettirir.Съпругата му акцептира това.
Bu gösterge genellikle ä sesini telaffuz ettirir.Всичко това постепенно разрушава гласа му.
İki kardeş yukarı ve aşağı Balıklı ya yerleşerek yaşamlarını idame ettirirler.Двамата братя увеличават собствеността си и се издигат.
Cinayet ile suçlanan Ed, Riedenschneider'ı yeniden tutmak için evini ipotek ettirir.Ed je optužen pa stavlja kuću pod hipoteku kako bi opet angažirao Riedenschneidera.
İlk çağ topluluklarında sanatçılar genellikle bir geleneği devam ettirir.Starije ljude, koji još žive u tradicijama, mi razumijemo.
Kavgada Michele üstün gelip Luigi'yi karısıyla kendini aldatamaya çalıştığını itiraf ettirir.Hera je svejedno došla provjeriti vara li je njezin muž.
Dünyanın şekillenmesi için birçok yeni ırk yaratıp, bu yeni ırklara yardım ettirirler.Vytvorili mnoho ďalších rás, ktoré im pomáhajú v boji o záchranu univerza.
Pes ettirirken senaryoya göre tekrar kolunu kırdı.Ko je sliko končal, jo je še enkrat zbrusil.
O da ana patlayıcı infilak ettirir.Jie susprogdina pagrindinį stoties reaktorių.
Deltoid, kolu öne, yana, arkaya hareket ettirir.Liugluuke saab liigutada ette, taha, külgedele, üles ja kokku voltida.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.Warden tuleb laipa tuvastama ja võtab vastu ta isiklikud asjad.
"1000 dolarımı harcamalıyım, binalarımı tamir ettiririm." der. Böylece harcamalarda bir artış yaşanır.Szóval van ez a fajta növekedés tölti meg, így a mezőgazdasági termelő azt mondja, fogom tölteni
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod