Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Evimi ipotek ettirdim.I mortgaged my house.
Bütün aileme evi terk ettirdim.I made my whole family leave home.
Ona radyomu tamir ettirdim.I had my radio repaired by him.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.Mike had his teeth checked last week.
Mike çok nazikti. Arabamı bedava tamir ettirdi.Mike was very kind. He got my car repaired for free.
Tom'a ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got Tom to mend my shoes.
Kameranı nerede tamir ettirdin?Where did you get your camera repaired?
Kate ailesine evi terk ettirdi.Kate made her family leave home.
O dükkânda kameramı tamir ettirdim.I had my camera repaired at that shop.
Yüksek vergi ve kötü satış şirketi iflas ettirdi.High tax and poor sales bankrupted the company.
İşkence ona işlemediği suçları itiraf ettirdi.The torture made him confess to crimes he had not committed.
Onlar tuşları aşağı yukarı hareket ettirdiler.They moved up and down the keys.
Ben, makaleyi bir seyahat dergisi tarafından kabul ettirdim.I had the article accepted by a travel magazine.
Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.I had my personal computer repaired.
Gözlerimi test ettirdim.I got my eyes tested.
Erkek kardeşime bisikletimi tamir ettirdim.I had my brother repair my bicycle.
Dün bisikletimi tamir ettirdim.I had my bicycle fixed yesterday.
Dişçide dişlerimi muayene ettirdim.I had my teeth examined at the dentist's.
Saatimi tamir ettirdim.I had my watch fixed.
Bisikletimi tamir ettirdim.I got my bicycle repaired.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Oğluma kapıyı tamir ettirdim.I got my son to repair the door.
Mağazada saatimi tamir ettirdim.I had my watch repaired at the store.
Ben ona ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got him to mend my shoes.
Ona bisikletimi tamir ettirdim.I got him to fix my bicycle.
Ona arabamı tamir ettirdim.I got him to repair my car.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
Juri onu suçtan beraat ettirdi.The jury acquitted him of the crime.
O, karısına gömleğini tamir ettirdi.He got his wife to mend his shirt.
O, eski makineyi tamir ettirdi.He had the old machine fixed.
Kız kardeşine onun odasını boyamasına yardım ettirdi.He got his sister to help him paint his room.
O, saatini tamir ettirdi.He got his watch fixed.
Yeni evini yangına karşı sigorta ettirdi.He insured his new house against fire.
Bahçede kardeşine kendisine yardım ettirdi.He had his brother help him with the gardening.
Bana acele ettirdi.She made me hurry.
O, İngilizce kompoziyonunu bir İngilize kontrol ettirdi.She had her English composition checked by an Englishman.
Annem bir buzdolabı aldı ve onu teslim ettirdi.My mother bought a refrigerator and had it delivered.
İktidar partisi vergi yasa tasarısını kabul ettirdi.The ruling party pushed its tax bill through.
Ben saatimi tamir ettirdim ama tekrar bozuldu.I had had my watch repaired, but it broke again.
O küçük kız kardeşine odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his younger sister help him paint the wall of his room.
O, ablasına odasının duvarını boyamasına yardım ettirdi.He had his older sister help him paint the wall of his room.
Tom işitmesini test ettirdi.Tom got his hearing tested.
Tom gözlerini test ettirdi.Tom got his eyes tested.
Tom Mary'ye yardımını kabul ettirdi.Tom got Mary to accept his help.
Ona saatimi tamir ettirdim.I had him repair my watch.
Kapıyı tamir ettirdim.I had the door repaired.
Senin ürününü kayıt ettirdin mi?Did you register your product?
Kulaklarımı kontrol ettirdim.I had my ears checked.
Gözlerimi kontrol ettirdim.I had my eyes checked.
Tom aslında Mary'yi kendisiyle dans ettirdi.Tom actually got Mary to dance with him.
Amcam beni bir çevirmen olarak hareket ettirdi.My uncle had me act as a translator.
Tom'u terfi ettirdim.I promoted Tom.
Tom'a hata yaptığını kabul ettirdim.I got Tom to admit he'd made a mistake.
Tom saksıyı sola doğru hareket ettirdi ve gizli kapıyı kaydırarak açtı.Tom moved the flower pot to the left and the secret door slid open.
Sana ne itiraf ettirdi?What made you confess?
Üç hafta önce gözlerimi kontrol ettirdim.I had my eyes checked three weeks ago.
Tom Mary'ye onun çiti boyamasına yardım ettirdi.Tom got Mary to help him paint the fence.
Tom saatini tamir ettirdi.Tom got his watch fixed.
Onun ölümü beni merak ettirdi.His death made me wonder.