Tom'u bize yardım ettirmeye çalıştık.We tried to get Tom to help us.
Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?How much did you have to pay to get your truck fixed?
Dünya 23,5 derecelik açıyla hareket ettirildiğinde hayali bir eksen üzerinde döner.The Earth rotates on an imaginary axis which is tilted at a 23.5 degree angle.
Belediye başkanının önerisi sokakların tamir ettirilmesine katkıda bulunacaktır.The mayor's proposal will contribute to getting the streets repaired.
Dan'in kiracıları tahliye ettireceği biliniyordu.Dan was known to evict tenants.
Tom'u bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o istemedi.I tried to get Tom to help me, but he wouldn't.
Senin cüzdanını çalan kişinin o olduğunu Tom'a nasıl kabul ettirdin?How did you get Tom to admit he was the one who stole your wallet?
Tom'u bize yardım ettirmek istiyorum.I want to get Tom to help us.
Tom'a nasıl yardım ettirdin?How did you get Tom to help?
Onun ne yaptığını Mary'ye söylememem için Tom bana yemin ettirdi.Tom made me swear not to tell Mary about what he did.
Kontrol ettirmemi istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you need me to check?
Tom herhangi birine söylememem için bana yemin ettirdi.Tom made me swear not to tell anyone.
Dan işinde terfi ettirildi.Dan was promoted at his job.
Planı devam ettirmeye karar verdi.He decided to continue the plan.
Tom, beni kendisine yardım ettirdi.Tom made me help him.
Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.Tom says that he can move objects using only the power of his mind.
Tom tahliye ettirildi.Tom has been evicted.
Tom beraat ettirildi.Tom was exonerated.
Onu harket ettirmek acı verir.It hurts to move.
Ölçüsüz korku daima beceriksizce hareket ettirir.Measureless fear makes always to act clumsily.
Dünyanın en büyük lügati teşekkül ettirilse bu harika bir şey olmaz mıydı?Wouldn't it be amazing to create the world's largest dictionary?
Tom, Mary'yi rahat ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptı.Tom did his best to comfort Mary.
Son zamanlarda görme yeteneğini kontrol ettirdin mi?Have you had your eyesight checked recently?
Tom gözlerini muayene ettirmeli.Tom should have his eyes examined.
Belki Tom'a yardım ettirebilirsin.Maybe you can get Tom to help.
Tom beni terk ettiremez.Tom can't make me leave.
Tom'a yardım ettirebilir misin?Can you get Tom to help?
Hiçbir şey onu hareket ettiremez.Nothing can move him.
Tom bunu tamir ettirecek.Tom will get it fixed.
Gerçekten ehliyetini iptal ettirecek misin?Are you really going to get your license revoked?
Onu tamir ettirdiğimizi düşünüyorum.I think we got it fixed.
Birini size yardım ettirebilir misin?Can you get somebody to help you?
Bunu tamir ettirmek zorundayım.I've got to get it fixed.
Onu tamir ettirmem gerekiyor.I need to get that fixed.
Tom albaylığa terfi ettirildi.Tom was promoted to a colonel.
Sağ bacağımı hareket ettiremiyorum.I can't move my right leg.
Bunu tamir ettirmem lazım.I've got to get this fixed.
Bunu tamir ettirmem gerekiyor.I've got to get this fixed.
Arabamı tamir ettirmek zorundayım.I've got to get my car fixed.
Bunu derhal tamir ettirmek zorundayım.I've got to get this fixed right away.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Benim bacağım kırık. Hareket ettiremiyorum.My leg is broken. I can't move.
Bacağımın kırık olduğunu düşünüyorum. Hareket ettiremiyorum.I think that my leg is broken. I can't move.
Tom nesneleri zihniyle hareket ettirebilir.Tom can move objects with his mind.
O beraat ettirildiğinden beri benimle kalıyor.She's been staying with me since she was acquitted.
Onu tamir ettireceğiz.We'll get it fixed.
Tom bana acele ettirdi.Tom made me hurry.
Tom'u bize yardım ettirmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to get Tom to help us.
Tom evinden tahliye ettirildi.Tom was evicted from his home.
Onu tamir ettirdiğimizi düşünüyoruz.We think we've got that fixed.
Tom'un beraat ettirileceğine inanıyorum.I believe Tom will be acquitted.
Kolesterol düzeylerinizi kontrol ettirmeniz gerekir.You should have your cholesterol levels checked.
Tom ve Mary evliliklerini iptal ettirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to get their marriage annulled.
işleri kaldığı yerden devam ettirmeye yardımcı olabilirim.I can help get the ball rolling.
Onu devam ettiremeyeceğimizi biliyoruz.We know we can't sustain that.
Devam ettirmek zorundasın.You have to keep up.
Beni dans ettirme.Don't make me dance.
Tom sana nasıl yardım ettirdi?How did Tom get you to help?
Tom Mary'ye nasıl yardım ettirdi?How did Tom get Mary to help?
Tom'u bize yardım ettirmeliyiz.We should get Tom to help us.