Amerika Birleşik Devletlerinin ilk Afrika kökenli Amerikalı başkan eşi olarak durmamı tahmin ettiremezdi.ファーストレディとして... 私がそうなれた理由なんて何もありません
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.A América não impõe seus métodos pros que não querem
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.America ne bo vsiljevala svojega načina vladanja drugim
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Amerika nebude vnucovať náš štýl vlády nikomu proti jeho vôli.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Amerika nem erőszakolja rá senkire a kormányzási stílusát.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Amerika tak akan memaksakan tipe pemerintahannya pada yang tak mau
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Amerika wird den Unwilligen nicht unseren eigenen Regierungsstil aufzwingen.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Ameryka nie będzie nikomu narzucać swojego stylu rządów
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.EE UU no impondrá su propio estilo de gobierno a los que no quieran.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Förenta stater kommer inte att införa sin egen stil i regering som inte vill det.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.(George W. Bush) L'America non imporrà il nostro modo di governare a chi non lo vuole.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.Η Αμερική δε θα επιβάλει το δικό της τύπο διακυβέρνησης στους απρόθυμους.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.(Джордж У. Буш): "Америка няма да налага нейния начин на управление на тези, които не го искат.
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.אמריקה לא תכפה את סגנון הממשל שלנו ,על ממשלות שאינן רוצות בכך
Amerika, rızası olmayanların üzerinde kendi yönetim tarzını zorla kabul ettirmeye çalışmayacaktır.我々の目的は 彼らの選択を助けることです
Ancak bunu zorla kabul ettiremezsin, çünkü insanlar sanattan keyif alıyor.Pero no puedes super-imponer eso porque has sido criado para la "apreciación del arte"
Ancak bunu zorla kabul ettiremezsin, çünkü insanlar sanattan keyif alıyor.Tapi Anda tidak bisa menjelaskan itu secara gamblang karena Anda dibesarkan dengan apresiasi seni.
Ancak bunu zorla kabul ettiremezsin, çünkü insanlar sanattan keyif alıyor.Но това не може да бъде наложено на хората, защото те са възпитани да оценяват изкуството.
Ancak siz sadece bir topu hareket ettirebilirsiniz.С каждым ходом вы можете переместить только один шарик.
Ancak siz sadece bir topu hareket ettirebilirsiniz.בכל תור, באפשרותך להזיז כדור אחד.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Aber das Problem ist, man wird hungrig, das ist nur schwer zu ignorieren.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Dar problema este ca ti se face foame, si astfel este dificil sa mentii dieta respectiva.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.하지만 문제는 배고픔을 이겨내기 힘들다는 겁니다.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Maar het probleem is dat je honger krijgt, dus het is moeilijk slank te blijven.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Ma il problema è che avrete fame, quindi è difficile essere costanti.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Mais le problème, c'est que vous avez faim, donc c'est difficile de s'y tenir.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Men problemet er, man bliver sulten, så det er svært at holde det ud.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Nhưng vấn đề là, bạn đói, và rất khó phớt lờ nó.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Pero el problema es que nos da hambre, y es difícil resistirse.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Problemem jest to, że stajesz się głodny, a to ciężko zignorować.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Αλλά το πρόβλημα είναι, θα πεινάσετε, άρα είναι δύσκολο να κρατηθείτε στο ίδιο βάρος.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Но проблема в том, что вы останетесь голодным, а с этим трудно бороться.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.Но проблема, е че когато огладнеете, е много трудно да я спазвате.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.אבל הבעיה היא שנעשים רעבים, ואז קשה להתמיד.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.ولكن المشكلة هي أنك تجوع لذلك من الصعب عليك الإلتزام والإستمرار.
Ancak sorun şudur, acıkırsınız, devam ettirmek güç olur.もう一つの方法は食べ物の種類を変えることです
Annelerimiz ve büyükannelerimizin başlattığı inanılmaz işi devam ettiren binlercesiyiz.저희 어머니들과 할머니들이 시작했던 이런 모든 엄청난 일을 끊임없이 계속하는 사람들인 겁니다.
Annelerimiz ve büyükannelerimizin başlattığı inanılmaz işi devam ettiren binlercesiyiz.We gaan allemaal door met het fantastische werk waar onze moeders en grootmoeders mee begonnen zijn.
Annelerimiz ve büyükannelerimizin başlattığı inanılmaz işi devam ettiren binlercesiyiz.כולם ממשיכים את העבודה המדהימה שהאמהות והסבתות שלנו התחילו.
Annelerimiz ve büyükannelerimizin başlattığı inanılmaz işi devam ettiren binlercesiyiz.والخارج .. لكي نكمل العمل الرائع الذي بدأته أمهاتنا .. وجداتنا
Annelerimiz ve büyükannelerimizin başlattığı inanılmaz işi devam ettiren binlercesiyiz.わたしたちの母、またその母が始めたことを。 ありがとう。
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn e i Dúnedain accolsero nel loro mondo una nuova speranza.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn e os Dúnedain receberam no mundo uma nova esperança.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn et les Dúnedains acueillirent dans le monde un nouvel espoir.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn i Dúnedainowie powitali na świecie nową nadzieję.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Arathorn y los Dúnedain dieron la bienvenida a una nueva esperanza
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.Välkomnade Arathorn och Dúnedain ett nytt hopp till världen.
Arathorn dünyaya yeni umudu kabul ettirdi. Bir oğlunuz oldu efendim.男の子です
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.Faktycznie, istnieje dość oczywisty związek który został zauważony przez Nothiasa, użytkownika YouTube.
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.유튜브의 'Nothias'라는 분이 제게 서로 상관관계가 있다고 알려줬습니다
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.Ve skutečnosti je zde relativně pochopitelné spojení na které nás upozornil uživatel youtube jménem Nothias.
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.V skutočnosti tu je rrelatívne zrejmé spojenie a podotkol to užívateľ youtube Nothias.
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.حيث انه يوجد علاقة واضحة وهذا ما اشار اليه مستخدم اليوتيوب نوثياس
Aslında aralarında göze çarpan bir ilişki varmış, ve bunu bana Nothias adlı youtube kullanıcısı fark ettirdi.これは youtube ユーザー Nothias によって指摘されました。 この関連。
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.Auróra agya irányítja, és az mozgatja a kurzort a célig.
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.오로라 뇌의 조종 아래 목표물에 닿기 위해 커서를 움직였지요.
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.Рукой управляет мозг Авроры и перемещает её так, чтобы попасть по мишени.
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.נמצא תחת השליטה של המוח של אורורה והוא מעביר את הסמן כדי להגיע אל המטרה.
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.هي في الواقع تحت سيطرة دماغ أورورا وتقوم بتحربك المؤشّر حتى تصل إلى الهدف.
Aurora'nın beyninin kontrolü altında ve imleci hedefe ulaşmak için hareket ettiriyor.カーソルを標的に向かって動かしています しかもオーロラは ロボットアームで ゲームが出来る事を理解しており