Şakirin ailesi tarafından inşa ettirilmiştir.Osnovala ju je Jie obitelj Shi.
2008 yılında konuk profesör olarak öğretim görevini bir süre Madison, Wisconsinde (ABD) devam ettirdi.Tuan je 1998. godine završio svoju profesionalnu karijeru na Sveučilištu u Wisconsinu, Madison.
Elephantine'de bulunan piramit muhtemelen 3. Hanedan'ın son Firavunu Huni için inşa ettirilmiştir.Smatra se da je meidumska piramida originalno izgrađena za Hunija, zadnjeg vladara 3. dinastije.
Ancak bugün bilinen manastır kompleksi 1341 yılında despot Jovan Oliver tarafından inşa ettirilmiştir.Manastir Lesnovo obnovio je i proširio srpski despot Jovan Oliver 1341 godine.
Meke Maarı 2005 tarihinde Ramsar Sözleşmesi'nin listesine dahil ettirmiştir.Od 1997. godine ovo područje je na Ramsarskom popisu.
İlk çağ topluluklarında sanatçılar genellikle bir geleneği devam ettirir.Starije ljude, koji još žive u tradicijama, mi razumijemo.
Çıplak ettirdi.Nenaseljen je.
Ayrıca bir forum ve ortasında da bir Huzur tapınağı inşa ettirmişti.Između ostaloga, naručio je gradnju Koloseuma i izgradio forum s hramom Mira u središtu.
İsazâde’nin yazdığına göre büyük bir han yaptırmış, Darûlhâdisi yanında da Karban saray bina ettirmişti.56° W.) na rijeci Ypané; Taioba na rijeci Ivahy (Ivahyete).
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.Dizajnirane su za promjenu izgleda oka.
Bu arada kendi adıyla anılan camiyi de inşa ettirdi.On nam tamo pripravlja mjesto, kako je i sam rekao.
Bu hırçınca davranışlarını devam ettirdi.Ma gdje bio, ponašanje mu je prepotentno.
Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir.Ali sada osjeća kako se Bog smije njegovoj osrednjosti.
Motoru geliştirme işini daha sonra mühendis olan kardeşi James Stirling devam ettirmiştir.Njegov motor je kasnije značajno unaprijedio američki inženjer James Senft.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.U prometnoj su mu se ozljedile noge i on ne može hodati.
60 yıl boyunca bu vazifeyi devam ettirdi ve 80 yaşında vefat etti.S osamdeset godina prestaje rađati i najčešće umire.
Kosok 1948'de araştırmayı bıraktığında, Reiche işe devam ettirmiştir ve bölgeyi haritalamıştır.Kada je Kosok 1948. napustio Peru, nastavlja posao i klasificira sve linije u oblasti.
Kavgada Michele üstün gelip Luigi'yi karısıyla kendini aldatamaya çalıştığını itiraf ettirir.Hera je svejedno došla provjeriti vara li je njezin muž.
Emekli olduktan sonra da çalışmalarını devam ettirmiştir.Nakon umirovljenja nastavila je raditi.
François, diğer komutanların ısrarına karşı geldi ve ilerlemeyi devam ettirdi.Guderain se oglušio o zapovjed i nastavio dalje.
Cesaretinden dolayı birkaç madalya aldı ve Üsteğmenliğe terfi ettirildi.Za svoje činy bol odmenený viacerými medailami a bol povýšený na poručíka.
Dünyanın şekillenmesi için birçok yeni ırk yaratıp, bu yeni ırklara yardım ettirirler.Vytvorili mnoho ďalších rás, ktoré im pomáhajú v boji o záchranu univerza.
1997 yılında kaleci antrenörlüğün getirildi ve bu görevi 2003 yılına kadar devam ettirdi.Libanončanov mesačne a tento trend pokračoval aj v roku 2003.
Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, adetlerini halen devam ettirmektedirler.Existujú stále bez ohľadu na to, či sa nimi práve prenášajú nejaké dáta.
Meke Maarı 2005 tarihinde Ramsar Sözleşmesi'nin listesine dahil ettirmiştir.Roku 1995 bol zapísaný na zoznam ramsarských mokraďov.
Buna çok kızan Alusian Delyan'a bir baskın vermiş ve onu yakalayıp gözlerini kör ettirip burnunu kestirmişti.Alusian dal Petrovi odseknúť nos a oslepil ho.
Yaşamını halkla birlikte idame ettiren ozan, sazıyla sözüyle halkın sesidir.Hlas, ktorý počuť v hlbinách duše, je mojím hlasom.
Orada sadece Basê değil, oyuncu olarak da var olduğunu zor da olsa kabul ettirdik.Tu sa uplatňoval nielen ako herec, ale aj ako dobrý spevák.
Ayrıca bir de taş kale inşa ettirdi.To bol dôvod vybudovať hrad Sivý Kameň.
Luftwaffe'ye bağlı unsurlar da bölgeye intikal ettirildi.S obranou samozrejme pomáhali aj jednotky Luftwaffe dislokované v oblasti.
Başlattıkları hareket, II. Friedrich'in ölümünden sonra, oğlu Manfredi tarafından devam ettirilmiştir.Tento literárny experiment pokračoval po Fridrichovej smrti pod vedením jeho syna Manfrediho.
Sınırlı imkânları ile bu durum artarak devam ettirilmektedir.Samozrejme s množstvom nesenej výzbroje sa táto schopnosť znižuje.
Sonra 1964'ten 1981'e kadar kariyerini Rand Corporation'da devam ettirdi.Do roku 1961 pôsobil v RAND Corporation.
Kızların eğitimi için yaptığı savunma, kendi kızları tarafından devam ettirildi.Ako vdova sa naďalej venovala výchove svojich detí.
Pasteur, tepkilere rağmen çalışmalarını devam ettirdi.Napriek fúzií klubov pokračovali vo svojich operáciach.
(13:46) Shamrock, rock`u Ankle Lock hareketi ile pes ettirdi.V čase 13:26 UTC bol Dragon pripojený k spodnému spojovaciemu uzlu modulu Harmony.
Kendisini, hizmetkarlarını, görevlilerini ve tüm halkını sünnet ettirdi.Váži si všetkých svojich členov, zamestnancov a dobrovoľníkov.
Emekli olduktan sonra da çalışmalarını devam ettirmiştir.Jeho vedecká práca pokračovala aj po jeho odchode do dôchodku.
Litvan yayıncı önceki yıllarda olduğu gibi ulusal final sisteminin aynısını devam ettirmiştir.Slovenskí writeri podobnú skutočnosť v domácich podmienkach predpovedali už dávno.
Bu seslendirmesinden dolayı yurtdışında başarısından sıkça söz ettirdi.Dlhé roky sa šírili zvesti, že sa mu podarilo utiecť do zahraničia.
Çocuklarından ve arkadaşlarından sakladı ama en sonunda bunu devam ettiremedi ve söylemek zorunda kaldı.Bol síce ženatý a mal tri deti, ale to mu nebránilo verejne sa s ňou ukazovať.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Ani tieto úspechy ale nepresvedčili jeho kolegov o správnosti jeho postupu.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.Poletne mesece je družina pretežno preživljala v leta 1908 zgrajeni podeželni hiši pri Bad Tölzu.
1649 yılında ailenin reisi Filippo Bon, bu yerde geniş bir saray inşa ettirmeye karar verdi.Leta 1649 je vodja družine, Filippo Bon odločil zgraditi veliko palačo.
Benito Mussolini tarafından Savaşı Bakanı atandı ve Mareşal rütbesine terfi ettirildi.Benito Mussolini ga je imenoval za vojnega ministra in napredoval je v feldmaršala.
Ayrıca Mısır'da pek çok tapınak inşa ettirmiş ve Krallar Vadisi'nde kendisi için bir mezar yaptırmıştır.V Egiptu je zgradil veliko templjev in svojo grobnico v Dolini kraljev.
Britanya'da meşhur Hadrianus Duvarını inşa ettirdi.Vojno v Britaniji je zelo verjetno spodbudila graditev Hadrijanovega zidu.
Alternatif olarak tıraş ettirdikleri görülmektedir.V takih primerih se priporoča kot alternativo febuksostat.
Uzakdoğunun ilk gözlemevlerinden birini inşa ettirmiştir.Prvi podatki o opazovanju prihajajo iz Daljnega vzhoda.
Pes ettirirken senaryoya göre tekrar kolunu kırdı.Ko je sliko končal, jo je še enkrat zbrusil.
Ludwig aynı zamanda 853'te kızkardeşi Hildegard için Fraumünster manastırını inşa ettirdi.Ludvik je leta 853 osnoval opatijo Fraumünster za svojo hčerko Hildegard.
Godoy, bir süre boyunca Aranda kontunun Fransa'ya karşı olan tarafsızlık politikasını devam ettirdi.Z Godoyem se je nadaljevala politika nevtralnosti med Španijo in Francijo.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Številčno si judovstvo še ni opomoglo.
Bu durumda tedavinin uzun süreceği ve verilen ilaçların hekim kontrolünde devam ettirilmesi gerekmektedir.Zato je v upanju, da bodo našli zdravilo, veliko časa preživela pod zdravniškim nadzorom.
Su-jae diş muayenehanesini de restore ettiriyor.Shih-Tzu-ji imajo probleme tudi z zobmi.
Üstelik kendisini A ve B ye fark ettirmeden.Včasih jih zapišemo tudi poleg a b ·.
Claudius bunu öğrendiğinde Messalina'yı idam ettirdi ve yeğeni Genç Agrippina ile evlendi.Ko je to ugotovil, jo je ubil in se poročil s svojo nečakinjo Agripino mlajšo.
Fakat ağır bir hastalığa yakalanıp, öldükten sonra Dr. Tuba projeyi Dr. Burak ile devam ettirmeye çalışmıştır.Da so stvari še slabše, začne skupino nadlegovati dr. Mambo.
1973 yılından beri mesleki kariyerini serbest mimar olarak devam ettirmektedir.Od leta 1972 je nadaljevala svojo ustvarjalno pot kot svobodna umetnica.
Bu görevini 1563'teki zamansız ölümüne değin devam ettirdi.To službo je opravljal vse do svoje smrti leta 1503.