(Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz.Some of you desired this world, and some of you the next.
Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi.But Pharaoh said: "You have come to accept belief in Him without my permission!
Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?"Why must you hasten the decree of your Lord?"
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona iman ettiniz?(The Pharaoh) said: "You have come to believe without my dispensation.
Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha!Said (the Pharaoh): "You have come to believe in him before I gave you leave.
Çünkü cehennemi bize siz takdim ettiniz.It is you who brought this upon us.
Onlar derilerine: "Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?" derler.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi," demişti.They said: "We accept."
Özür dilemeyiniz. Siz inandıktan sonra inkar ettiniz.Do not make excuses: You turned unbelievers after having come to faith.
Derilerine, "Niçin bize karşı tanıklık ettiniz?" diye sorarlar.And they will say to their bodies: "Why did you testify against us?"
Attığınız meniye dikkat ettiniz mi?Just consider (the semen) that you emit,
Ektiğinize dikkat ettiniz mi?Just ponder over what you sow:
İçmekte olduğunuz suya dikkat ettiniz mi?Consider the water that you drink.
Yakmakta olduğunuz ateşe dikkat ettiniz mi?Consider the fire that you strike (and get by friction).
İşte siz böylesiniz; dünya hayatında onlardan yana mücadele ettiniz.Pay heed!
Mûsâ kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz!And when Moosa said to his people, “O my people!
Yüzleri kararanlara: "İman ettikten sonra inkar mı ettiniz?You disbelieved after you had accepted faith!
Bunu kabul ettiniz mi?He said.
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?"He said. 'And do you take My load on you on that condition?'
Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
O azap başınıza patladıktan sonra mı iman ettiniz! Şimdi mi?What, when it has come to pass, will you then believe in it?
Rabbinizin emrini çarçabuk terk mi ettiniz!” dedi ve... levhaları yere bırakıverdi.And he cast down the Tablets, and laid hold of his brother's head, dragging him to him.
Siz inandıktan sonra inkar ettiniz.You have disbelieved after your believing.
Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?". "Kabul ettik." dediler.He said: assent ye, and take ye My burthen thereunto They said: we assent.
Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti.Allah said: "Do you agree (to it) and will you take up My Covenant (which I conclude with you)?"
Buzağıyı tanrı olarak benimsemekle kendinize yazık ettiniz.Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf.
Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz.Verily, you have wronged yourselves by worshipping the calf.
Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz."And their companions from among the humans will say: 'Our Lord!
Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz! Derhal Yaradanınıza tevbe edin!You have indeed wronged yourselves by taking up the Calf [for worship].
Çünkü cehennemi bize siz takdim ettiniz. Bakın o ne kötü yatak!"It was you who brought it upon us, an evil place'
"Sizin (durumunuz) böyledir. Çünkü bir olan Allah'a çağırıldığınız zaman inkar ettiniz.They will be answered, "Your suffering is only because you disbelieved when One God was mentioned.
Musa milletine "Ey milletim! Buzağıyı tanrı olarak benimsemekle kendinize yazık ettiniz.Moses said to his people, "My people, you have done wrong to yourselves by worshipping the calf.
% 1 kullanıcısını% 2 kanalsına davet ettiniz.You invited %1 to channel %2.
% 1 dosya aktarımını iptal ettinizYou cancelled file transfer %1
GnuPG/ PGP sisteminizde yüklü değil ya da GnuPG/ PGP kullanmamayı tercih ettiniz.You either do not have GnuPG/ PGP installed or you chose not to use GnuPG/ PGP.
Şu bileşenleri '% 1' e kaydetmeyi talep ettiniz:You have requested to save the following objects to '%1 ':
GV: Karayip edebiyatının evrimleştiğini ve sesinizin nereye uyacağını nasıl fark ettiniz?GV: How do you notice Caribbean literature evolving and where does your voice fit into it?
Setimes: Irak’taki Makedon barış koruma gücü askerlerini ziyaret ettiniz.Setimes: You have visited Macedonian peacekeepers in Iraq.
Neden bu tür programa dahil olmayı tercih ettiniz?Why did you choose to be involved in something like that?
Cuma, "Bize işkence ettiniz, şimdi de bizi yargılıyorsunuz." dedi."You tortured us and now you are prosecuting us."
SE Times: Kısa süre önce Brüksel'i ziyaret ettiniz.SE Times: You visited Brussels recently.
“ Özür dilemeyin: İmanı kabul ettikten sonra inkar ettiniz.Make ye no excuses: ye have rejected Faith after ye had accepted it.
Bana yardım ettiniz ve ben de size yardım etmek istiyorum.Sie haben mir geholfen und ich möchte Ihnen auch helfen.
Arabanızı nereye park ettiniz?Wo haben Sie denn Ihr Auto geparkt?
En Son Ne Zaman Şey Ettiniz?Wann gab es denn so was zuletzt?
Bize yardım ettiniz.Vous nous avez aidées.
Bugün ikiniz kavga ettiniz değil mi?Vous vous êtes bagarrées, toutes les deux, aujourd'hui, n'est-ce pas ?
Berbat ettiniz.Vous avez merdé.
En Son Ne Zaman Şey Ettiniz?Quand l'a-t-il finie ?
Mektubunuzda yüzümü görmek için can attığınızı ifade ettiniz.Vous mentionnez dans votre lettre que vous aspirez à me rencontrer.
"AYIP ETTİNİZ?". gazetegercek.com.tr."May I See Your Badge, Mister - Uh, Spock?"
Bana yardım ettiniz ve ben de size yardım etmek istiyorum.Me ayudasteis y yo también quiero ayudaros.
Bana hain dediniz, korkak dediniz, alay ettiniz ya başka?Me llamasteis traidor, me llamasteis cobarde, os burlasteis de mí, ¿y ahora qué?
Ülkemize ne zaman göç ettiniz?¿Cuándo emigró a nuestro país?
En Son Ne Zaman Şey Ettiniz?¿Cuando fue la última vez que has porteado?
Motoru kontrol ettiniz mi?Avete controllato il motore?
Tom'un sağ kulağının sol kulağından çok daha büyük olduğunu hiç fark ettiniz mi?Avete mai notato che l'orecchio destro di Tom è molto più grande di quello sinistro?
İtalya'yı ziyaret ettiniz.Avete visitato l'Italia.
Kamerun'u ziyaret ettiniz.Avete visitato il Camerun.