Ben büyükannemin evini ziyaret ettim.I visited my grandmother's house.
Öneriyi kabul ettim.I agreed to the proposal.
Piyanoda ona eşlik ettim.I accompanied her on the piano.
Onu benimle buluşmaya razı ettim.I prevail on her to have a date with me.
Ona bize kitabı göndermesini rica ettim.I asked her to send us the book.
Ondan gece geç saatlerde piyano çalmamasını rica ettim.I asked him not to play the piano late at night.
Buzdolabını açınca etin çürümüş olduğunu fark ettim.Opening the refrigerator, I noticed the meat had spoiled.
Amazon.com.'dan bir kitap sipariş ettim.I've ordered a book from Amazon.com.
İlk öpücüğümün daha romantik olacağını hayal ettim.I imagined my first kiss would be more romantic.
Başlangıç için Kudüsü ziyaret ettim-üç büyük din için kutsal bir yer.For a start, I visited Jerusalem - a sacred place for three major religions.
Bir daha onunla konuşmamaya yemin ettim.I vowed that I would never speak to her again.
Derhal yolculuğuna başlamasını rica ettim.I asked him to begin his trip at once.
Onun hâlâ hayatta olduğundan emin olmak için kontrol ettim.I checked to make sure that he was still alive.
Onu başarılı bir şekilde ikna ettim ve flört ettik.I successfully persuaded her and we went on a date.
Unutmamak için onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number so I wouldn't forget it.
Unutmamak için onun adını not ettim.I wrote down his name so I wouldn't forget it.
Şarkı söylemeye devam ettim.I continued singing.
Ona biraz beklemesini rica ettim.I asked her to wait a moment.
Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.I visited Romania a few years ago.
Ben Dan'ı ziyaret ettim.I visited Dan.
Ben çalışmaya devam ettim.I continued working.
Kitabı kütüphaneye iade ettim.I returned the book to the library.
Ben istifra ettim.I threw up.
Ben suçumu kabul ettim.I plead guilty.
İki hamburger sipariş ettim.I ordered two hamburgers.
Ben Afrika'yı ebediyen terk ettim.I left Africa forever.
Ben senin yardımını takdir ettim.I appreciated your help.
Ben onun kitabını ona iade ettim.I returned his book to him.
Onun 40 yaşında olduğunu tahmin ettim.I guessed her to be 40 years old.
Ben ona sırrı saklamasını tavsiye ettim.I advised him to keep the secret.
Nişan törenini iptal ettim.I broke off the engagement.
Bir hafta önce bugün onu ziyaret ettim.I visited him a week ago today.
Onlara yılda yüz hrivna vermeyi vaat ettim.I've promised to give them one hundred hrivnas annually.
Çöpü dökmesini ona üç defa rica ettim ama o hala bunu yapmadı!I've asked him three times to take out the trash and he still hasn't done it!
Sonunda çekingenliğimi aştım ve ona çıkma teklif ettim.I finally overcame my shyness and asked him out on a date.
Etrafa baktım ve benimkinin yoldaki tek araba olduğunu fark ettim.I looked around and noticed that mine was the only car on the road.
Etrafıma baktım ve onun yolda tek araba olduğunu fark ettim.I looked around and noticed that it was the only car on the road.
İnsanların neden bana baktıklarını merak ettim.I wondered why people stared at me.
Ben cesaretimi topladım ve hepsinin benim hatam olduğunu itiraf ettim.I plucked up the courage and confessed that it was all my fault.
Eşi ameliyatta iken, ben ona eşlik ettim.I kept him company while his wife was in surgery.
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.I wondered if I could be dreaming.
Gerçekten acele ettim.I really hurried.
Yorgundum ama çalışmaya devam ettim.I was tired, but continued working.
Komşumun cömert teklifini takdir ettim.I appreciated my neighbor's generous offer.
Arabasını bana ödünç vermesi için annemi ikna ettim.I persuaded my mother to lend me her car.
Patates kızartmam için ekstra tuz rica ettim.I requested extra salt on my french fries.
Kulüp saymanı olarak görevimden istifa ettim.I resigned from my position as club treasurer.
Çok garip bir durumda olduğumu hayal ettim.I dreamed I was in a very strange situation.
Onu ziyaret ettim ama o evde değildi.I visited her, but she was not home.
2010'a baktığımızda, sanırım çok fazla zaman israf ettim.Looking back at 2010, I think I wasted too much time.
Ben istifa ettim.I quit.
31'e kadar olan tüm sayıları not ettim.I've written down all the numbers up to thirty-one.
Masamda bir not fark ettim ama kimin yazdığını bilmiyorum.I noticed a note on my desk, but I do not know who wrote it.
Komşularımı yemeğe davet ettim.I invited my neighbors to dinner.
Onun için radyoyu tamir ettim.I've fixed the radio for him.
Ben müzeyi ziyaret etme fırsatını elde ettim.I took the opportunity to visit the museum.
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.I didn't want to go; I preferred to stay home, enjoying my solitude.
Çocukluğumdan beri bir pastacı olmayı hayal ettim.From childhood I dreamt of being a pastry cook.
Köpeğimi beslerken, kapının açık bırakıldığını fark ettim.When I was feeding my dog, I noticed that the gate had been left open.
Ben zaten Amerika Birleşik Devletleri ziyaret ettim.I have already visited the United States.