Ama daha önce de dediğim gibi, bunu bize öyle verildiğini düşünerek kabul ettim. .これが答えと思われます。
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.Dar acum simt că-mi iubesc copiii atât de mult încât nu vreau să-mi imaginez o viață fără ei.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.De rájöttem, hogy annyira szeretem a gyerekeimet, hogy nem akarom elképzelni az életemet nélkülük.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.제가 오하이오 주립대학을 가지 않았더라면, 그래서 톰을 만나지 않았더라면, 이 아이는 존재하지 않았을 것이고 이 참변도 일어나지 않았을테죠.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim."Mas tenho vindo a sentir que amo tanto os filhos que tive "que não quero imaginar uma vida sem eles.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.Pero he llegado a sentir que amo tanto a los hijos que tuve que no quiero imaginar una vida sin ellos.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.Toen ik enkele jaren later met hen at -- een van de vele keren -- zei ze:
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.אם לא הייתי מגיעה לאוהיו ופוגשת את טום, הילד הזה לא היה קיים והדבר הנורא הזה לא היה קורה.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.لو أني لم أذهب إلى أوهايو ولم ألتقي ب توم، لكان الطفل لم يولد قط، وهذا الشيء المروّع لم يحصل.
Ama daha sonra çocuklarımı çok sevdiğimi ve onlarsız bir hayat düşünemediğimi fark ettim.あの子は生まれてこなかったし あの悲惨な事件も起きなかったでしょう でも ようやく私は子供たちを とても愛していたと思えるようになったの
Ama denemeye devam ettim."A ja dalej napieram.
Ama denemeye devam ettim."Dar nu am renuntat si am fortat in continuare".
Ama denemeye devam ettim."Deén csak toltam tovább."
Ama denemeye devam ettim."그러나 계속해서 나아갔다."
Ama denemeye devam ettim."Mais j'ai encore insisté."
Ama denemeye devam ettim."Mas continuei sempre a insistir."
Ama denemeye devam ettim."Men jeg blev ved med at skubbe på."
Ama denemeye devam ettim."Nhưng tôi vẫn tiến lên."
Ama denemeye devam ettim."Sólo seguí intentando."
Ama denemeye devam ettim."Αλλά απλά συνέχιζα να επιμενω"
Ama denemeye devam ettim."אבל פשוט המשכתי לנסות."
Ama denemeye devam ettim."و لكن أستمريت في الدفع"المحاولة"
Ama denemeye devam ettim."すごく良い人生のアドバイスだと思うんだ。
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Dar mi-am dat seama că nu pot să fac asta.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Maar dat kon ik niet, realiseerde ik me.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Mais je me suis rendu compte que je ne pouvais pas.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Ma non ci sono riuscito.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Mas apercebi-me que não era capaz.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Namun saya sadar saya tidak dapat melakukannya.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Nhưng tôi nhận ra tôi không làm được.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Nie dałem rady.
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.Aber das wollte nicht klappen, da habe ich das Problem geändert.
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.하지만, 그럴 수 없다는 걸 알았죠. 문제를 변경했습니다.
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.Pero no pude hacerlo, entonces cambié el problema.
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.אבל הבנתי שלא אצליח לעשות את זה. שיניתי את הבעיה.
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.لكني لم أستطيع . أدركت ذلك , ثم غيرت المشكلة
Ama fark ettim ki yapamıyorum. Problemi değiştirdim.全て 図 にしたのです
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Но осъзнах, че не мога да направя това.
Ama fark ettim ki yapamıyorum.Но я понял, что не смогу.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.골프장 내 큰 언덕이 있었는데 13번째 홀이 었고, 그 언덕은 매우 컸었죠.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Aber dann bemerkte ich diesen Berg auf dem Golfgelände, am Loch 13 war dieser riesige Berg.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.A golf pályánkon volt egy domb, a 13. lyuknál, ami elég magas volt.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Ale uvědomil jsem si, že na tom golfovém hřišti byl kopec, směrem ke 13. jamce, zkrátka krpál.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Maar ik wist dat er één heuvel was op onze golfbaan, de 13de hole had een grote heuvel.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Nhưng tôi nhận ra có 1 ngọn đồi trên sân golf của chúng tôi, lỗ thứ 13 nằm trên ngọn đồi lớn này.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Pero me di cuenta que había una colina en nuestro campo de golf el hoyo 13 que tenía esta colina enorme.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Şi mi-am dat seama că era un deal pe terenul de golf, gaura numărul 13 care era pe un deal imens.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Zauważyłem, że na polu golfowym było wzniesienie, koło trzynastego dołka.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Αλλά συνειδητοποίησα ότι υπήρχε ένας λόφος στο γήπεδό μας, η 13η τρύπα ήταν σε αυτόν τον τεράστιο λόφο.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Але я зрозумів, що був один пагорб на нашому полі для гольфу, 13-та лунка мала той величезни схил.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но разбрах, че на нашето голф игрище има един хълм, на 13-тата дупка имаше един огромен хълм.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.Но я увидел, что на площадке был холм, 13-ая дырка, которая была на этом холме.
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.אבל גיליתי שהיתה הגבעה הזאת במסלול הגולף שלנו החור ה-13 שהיתה לו את הגבעה הענקית הזאת
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.ووجدت ان هنالك تلة واحدة عند الحفرة ال13 في الملعب وقد كانت تلة مرتفعة جدا
Ama golf sahamızda bir tepe olduğunu, 13. delikte devasa bir tepe bulunduğunu fark ettim.大きな丘があって みんなゴルフバッグを 担ぎ上げるのに苦労していました
Ama hayal etmeye devam ettim.Aber ich habe weitergeträumt.
Ama hayal etmeye devam ettim.A jaz sem sanjal naprej.
Ama hayal etmeye devam ettim.Ale ja nie przestawałem marzyć.
Ama hayal etmeye devam ettim.Ale já snít nepřestal.
Ama hayal etmeye devam ettim.Dar am continuat să visez.