Ondan bana biraz ödünç para vermesini rica ettim.I asked him to lend me some money.
Ona çay yapmasını rica ettim.I asked him to make tea.
Onun burada beklemesini rica ettim.I asked him to wait here.
Onun altıya kadar burada olmasını rica ettim.I asked him to be here by six.
Onun derhal başlamasını rica ettim.I asked him to start at once.
Ona derhal geri gelmesini tavsiye ettim.I advised him to come back at once.
Güzel hediye için ona teşekkür ettim.I thanked him for the nice present.
Ona sözünü tutmasını tavsiye ettim.I advised him to keep that promise.
Ona çok hızlı sürmemesini rica ettim.I asked him not to drive so fast.
Ona sigaradan vazgeçmesini tavsiye ettim.I advised him to give up smoking.
Onun tekrar denemesi gerektiği konusunda onu ikna ettim.I persuaded him that he should try again.
Ona araba sürmemesini tavsiye ettim.I advised him not to drive.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Ona altın bir saat hediye ettim.I presented him with a gold watch.
Ona parayı emanet ettim.I trusted him with the money.
Ona ayakkabılarımı tamir etmesini rica ettim.I asked him to mend my shoes.
Onun beni eve götürmesini rica ettim.I asked him to drive me home.
Ona bana yardım etmesini rica ettim.I asked him to help me.
Bana yardım ettiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for helping me.
Giriş sınavını geçtiği için onu tebrik ettim.I congratulated him on passing the entrance exam.
Bana bir kitap verdiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for lending me a book.
Yarın oraya gitmesini rica ettim.I asked him to go there tomorrow.
Onun evini sık sık ziyaret ettim.I often visited his house.
Onu takip ettim.I followed him.
Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.I consoled him with his favorite food.
İşinde ona yardım etmeyi kabul ettim.I agreed to help him in his work.
Ben onun sorusunu önceden tahmin ettim.I anticipated his question.
Ev ödevinde ona yardım ettim.I helped him with his homework.
Davetini kabul ettim.I accepted his invitation.
Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.I acted on his advice.
Onun sessizliğini razı oluş kabul ettim.I interpreted his silence as consent.
Onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number.
Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.I threatened to reveal his secret.
Onun kız kardeşinden bir hediye kabul ettim.I accepted a present from his sister.
Ona olan bağlılığımı taahhüt ettim.I pledged my loyalty to him.
Onların kızının doğumunda onları tebrik ettim.I congratulated them on the birth of their daughter.
Onu evime davet ettim.I invited him to my house.
Öneriyi kabul etmesi için onu ikna ettim.I persuaded him into accepting the offer.
Onu partiye gitmeye ikna ettim.I persuaded him to go to the party.
Partiye gitmesi için onu ikna ettim.I persuaded him to go to the party.
Onu polise teslim olmaya ikna ettim.I persuaded him to give himself up to the police.
Yeni bir yatak alması için onu ikna ettim.I've managed to talk him into buying a new bed.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
Ona bulaşıkları yıkaması için yardım ettim.I helped her wash dishes.
Bana bir çocuk gibi davranmasına itiraz ettim.I objected to her treating me like a child.
Onun yeni gözlük taktığını fark ettim.I noticed that she was wearing new glasses.
Onun yeni bir şapka giydiğini fark ettim.I noticed she was wearing a new hat.
Onun, resmi duvara asmasına yardım ettim.I helped her hang the picture on the wall.
Bir yürüyüşte ona eşlik ettim.I accompanied her on a walk.
Onunla olan bir buluşmayı iptal ettim.I canceled an appointment with her.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.I asked her to pick me up around four.
Ona, dokuza kadar gelmesini tavsiye ettim.I advised her to come by 9:00.
Onu gidişimden haberdar ettim.I informed her of my departure.
Ona bir sabah trenine binmesini tavsiye ettim.I advised her to catch a morning train.
Kelimeyi onun için defalarca tekrar ettim.I repeated the word several times for her.
Kelimeyi onun için birkaç kez tekrar ettim.I repeated the word several times for her.
Ona işinde yardım ettim.I helped her with her work.
Onun ellerinin titrediğini fark ettim.I noticed her hands shaking.
Onun davetini kabul ettim.I accepted her invitation.
Onu mutlu ettim.I made her happy.