Ana içeriğe geç
Sözlük

ettim ile cümle

ettim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Okuldan ayrılır ayrılmaz okumanın önemini fark ettim.It wasn't until I left school that I realized the importance of study.
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Kansai International Airport'ta Tony'yi yolcu ettim.I saw Tony off at Kansai International Airport.
Uzun süredir kasabayı ilk kez ziyaret ettim.I visited the town for the first time in a long time.
Komşumla ilginç bir muhabbet ettim.I had an interesting conversation with my neighbor.
Bankada birkaç yeni dolarla takas ettim.I exchanged some yen for dollars at the bank.
Ben şikâyet ettim fakat onlar bu kazağı geri almayı reddetti.I complained, but they refused to take this sweater back.
Ken, Bill ve Yumi'yi davet ettim.I invited Ken, Bill and Yumi.
Ken'in bana yardımcı olmasını rica ettim.I asked Ken to help me.
Eski soba için on dolar teklif ettim.I bid ten dollars for the old stove.
Eski gazeteleri tuvalet kağıdıyla takas ettim.I traded old newspapers for toilet paper.
Kaplana nişan aldım ve ateş ettim fakat onu ıskaladım.I aimed at the tiger and fired, but missed him.
Mutlu insanların ne kadar nadir olduğunu fark ettim.I realized how rare happy people were.
Gitmeye niyet ettim fakat unuttum.I intended to go, but forgot to.
Karımla konuşup yeni bir halı almamaya ikna ettim.I talked my wife out of buying a new carpet.
Ben günahımı itiraf ettim.I confessed my sin.
Dün bisikleti tamir ettim.I fixed the bike yesterday.
Dün arabayı tamir ettim.I fixed the car yesterday.
Dün Tony'yi ziyaret ettim.I visited Tony yesterday.
Dün bir rapor teslim ettim.I turned in a paper yesterday.
Dün ona yardım ettim.I helped him yesterday.
Dün onu ziyaret ettim.I paid him a visit yesterday.
Dün babama yardım ettim.I helped my father yesterday.
Bütün sabah çalışmaya devam ettim.I continued to work all morning.
İşimi bitirmek için gayret ettim.I made an effort to finish my work.
Bir çocuk gibi davranılmaya itiraz ettim.I objected to being treated like a child.
Ben bir çocukken Seiko Matsuda gibi bir yıldız olmayı hayal ettim.When I was a kid, I dreamed of becoming a star like Seiko Matsuda.
Bagajımı talep ettim.I claimed my baggage.
Saatteki zamanı kontrol ettim.I checked the time on the clock.
Öyle bir şeyi yapabilip yapamayacağımı merak ettim.I wondered if I could do such a thing.
Eşyamı avukata teslim ettim.I entrusted my property to the lawyer.
Arabamı satarak iyi bir kazanç elde ettim.I made a good profit by selling my car.
Kaybolan zamanı telafi ettim.I made up for lost time.
Ben suşi sipariş ettim ve John tempura.I ordered sushi, and John tempura.
Tam olarak düşündükten sonra teklifi kabul ettim.I accepted the offer after due consideration.
New York'u ilk kez ziyaret ettim.I visited New York for the first time.
Ben yeni bir ev inşa ettim.I built a new house.
Öğrencilerimi daha çok çalışmaları için telkin ettim.I inspired my students to work harder.
Öğretmenimin söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully took down everything that my teacher said.
Zaten Amerika'yı ziyaret ettim.I have already visited America.
Ben hızlı koşmak için gayret ettim.I tried to run fast.
Ben kitabı okumaya devam ettim.I went on to read the book.
Kayıp zamanı telafi etmek için acele ettim.I hurried to make up for the lost time.
Başkan olarak uzun yıllar geçirdim, zamanın geldiğini hissettiğim için istifa ettim.I've spent so many years as chairman that I feel it's time I stepped down.
Erkek kardeşimin masasını taşımasına yardım ettim.I helped my brother move his desk.
Nara'yı ziyaret ettim.I've visited Nara.
Pazar sabahı onu ziyaret ettim.I visited her on Sunday morning.
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazıldığını fark ettim.I noticed the sale prices were written in red ink.
Yapmış olduğundan dolayı ona teşekkür ettim.I thanked him for what he had done.
Onu hatalı olduğuna ikna ettim.I convinced him that he was wrong.
Ona masasını taşıması için yardım ettim.I helped him carry his desk.
Onun terliklerimi giydiğini fark ettim.I noticed he was wearing my slippers.
Doğduğu köyü ziyaret ettim.I visited the village where he was born.
Otururken sırtını duvara yasladığını fark ettim.I noticed him sitting with his back against the wall.
Yolculukta ona eşlik ettim.I accompanied him on the trip.
Onunla gitmeye niyet ettim.I intended to go with him.
Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Oğlunun doğumu sebebiyle kendisini tebrik ettim.I congratulated him on the birth of his son.
Ben ona biraz para teklif ettim ama o bunu kabul etmedi.I offered him some money, but he would not take it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod