Baskıyı kabul etmeyip devrimde ısrar ettim.Miało to zapobiec dowiedzeniu oskarżenia o rewolucyjność.
Kendi kendimi tecrit ettim.Nie szufladkuję siebie.
Ona masasını taşıması için yardım ettim.Pomogłem mu przenieść stół.
Sana güvenmekle aptallık ettim.Byłem głupi ufając ci.
Ben de bunu fark ettim.Też to zauważyłem.
Ben de bunu fark ettim.Też to zauważyłam.
“50. yaş günümde, yani iki yıl sonra kendimi asma hakkımı elde ettim.”20 år senare, vid 50 års ålder, blev han tvåa i US Open.
Onu hayal ettim ve onun da beni hayal ettiğini düşündüm.Jag trodde att jag trodde eller jag försökte att tro.
2013 yılında Kınay'ın ikinci albümü olan Proje 2'de "Helal Ettim" şarkısını seslendirdi.År 2013 kom bok nummer två, "Om att älska", som blev hennes andra diktsamling.
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.Jag borde ha förklarat att jag inte misstänkte att de ville attackera oss.
Sana ateş ettim.Jag sköt mot dig.
Örnek "Niyet ettim sabah namazını kılmaya" diye.Вчора Мухаммад молився Аллагу,: “!
Onlara telefon ettim.Тоді мені зателефонували.
"Terk ettim çünkü..."Бо скорше пішли...»
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Натомість він отримав від Іполіто клятву назавжди залишитися кардиналом.
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Оскільки Оділі сам не просив про це, то вирішив погодитися на пропозицію.
Madenlerde işçilik ettim.Працював у шахті.
Hayatımda geride kalan 20 yıla baktım ve değer verdiğim şeylerin önemli olmadığını fark ettim."«Всі 25 років свого життя я боявся показати, хто я насправді.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Вони невтомною, тяжкою працею розбудовували господарство.
Boynuzun büyük sözler söylediğini işittiğimden bakmaya devam ettim.На загальних зборах великокучурівці уважно слухали кожне слово.
O takımı hep takip ettim.У цій команді продовжував регулярно забивати.
Ancak bir defa bıçaklamıştım, kanı görünce, bıçaklamaya devam ettim.Двічі поранений, спливаючи кров'ю, він продовжував бій.
Onu hayal ettim ve onun da beni hayal ettiğini düşündüm.Й це саме вона навчила тебе мріяти.
Tom'un gitar çalmasını rica ettim.Я попросив Тома зіграти на гітарі.
Ona telefon ettim.Я зателефонував йому.
Yarın bize yardım etmesi için Tom'u ikna ettim.Я переконав Тома допомогти нам завтра.
Kocamı terk ettim.Я пішла від свого чоловіка.
Bunu yapmayı kabul ettim.Я погодився це зробити.
Bunu yapmayı kabul ettim.Я погодилася це зробити.
Farkı fark ettim.Я помітив різницю.
Ben Tom'a bir iş teklif ettim.Я запропонував Тому роботу.
Ben Tom'a bir iş teklif ettim.Я запропонувала Тому роботу.
Çiti tamir ettim.Я поремонтував паркан.
Avustralya'yı ziyaret ettim.Я відвідав Австралію.
Avustralya'yı ziyaret ettim.Я побувала в Австралії.
Ve o gün bu gündür Anap'a hizmet ettim çalıştım.''Hned jsem k Vám dnes naschvalí poslíka svého vypravil.
Onlara telefon ettim.Zvonění proti nim.
Kuşları azat ettim ve fal açtırdım.Zbořili ohradu a tleskali vstoje.
Madenlerde işçilik ettim.Podnikal v důlním průmyslu.
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.Tak jsem si říkal, že chci být součástí toho všeho.
Tuttum, hatununu orada tutsak ettim.A pamatujete, jak jste mě zavřeli do tabule?
Onu hayal ettim ve onun da beni hayal ettiğini düşündüm.A říká jí, co se mu zdálo.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.Snad jako jediný toho v té době dělal tolik najednou.
İki hamburger sipariş ettim.Objednal jsem si dva hamburgery.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Iar ea va fi atunci dispusă să-l ierte (S.: Wie hat' ich das erworben: Ce-am făcut eu să merit asta?)
Ama iyi ettim.Dar este în regulă.
Baron, "Bu yolda ilerlemek için dualar ettim.Tânărul baron spune: „Este o cale pe care m-am rugat să o urmez.
Onu hayal ettim ve onun da beni hayal ettiğini düşündüm.Am văzut asta și visez despre ea până și astăzi.
Ve ona, sadık bir vasali olacağıma dair bağlılık yemini ettim.Alexandru a jurat că îi va pedepsi crunt pe bandiții perși.
Bir gün oyun alanında ilan ettim: Ben yeni Marilyn Monroe'yim diye.Mai târziu el a apărut în To Tell the Truth drept "primul soț real al lui Marilyn Monroe".
Yemin Ettim Bir kere 1966 yapımı Türk filmidir.Artă monumentală este un film românesc din 1963.
"Terk ettim çünkü..."Într-un final, am fost nevoit să plec."
Ona onu yapmasını rica ettim.L-am rugat să o facă.
Ona çay yapmasını rica ettim.Am rugat-o să facă ceai.
Bu işe büyük emek sarf ettim.Am depus mult efort în acest sens.
(Dün büyükanne ve büyükbabamı ziyaret ettim.)(Találkozott az unokanővéreivel és azok barátnőivel.)
Bana teklif verildiğinde, teklifi bile dinlemeden kabul ettim.Viszont ha döntésre jutott, nem tűrt apellátát.
Onlara telefon ettim.Jonathan: Én hívtam őket.
Ama şimdi olduğu gibi o zamanda çok çalışmaya devam ettim.Az amit akkor csináltam, kicsit a mai napig hiányzik nekem.
Ben de sadece itaat ettim.Éppenséggel én rendeztem.