Kalblerinde bir hastalık mı var, yoksa şühpe mi ettiler?Is there a disease in their hearts?
Kitap ehlinden bir zümre, sizi bir saptırabilseler diye arzu ettiler.A party of the people of the Scripture (Jews and Christians) wish to lead you astray.
Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler.Each one believes in Allah, His Angels, His Books, and His Messengers.
İblis'in dışında hepsi secde ettiler.They prostrated except Iblis (Satan).
Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik, hemen secde ettiler.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler.Each one believes in Allah, His Angels, His Books, and His Messengers.
İblis'ten başka hepsi secde ettiler.They prostrated except Iblis (Satan).
İblis hariç olmak üzere onlar hemen secde ettiler.So they prostrated except Iblis (Satan).
O vakit meleklere: “Âdem‘e secde edin!” dedik. İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler.And (remember) when We said to the angels: "Prostrate yourselves before Adam.".
Böylece kendilerinin kâfir olduklarına, yine kendileri şahitlik ettiler.It was the life of this world that deceived them.
Ama insanlar aralarındaki bu birliği param parça ettiler.But they have broken up and differed as regards their religion among themselves.
Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih ettiler.That is because they loved and preferred the life of this world over that of the Hereafter.
Onlar ki sonradan inandılar, hicret ettiler, sizinle beraber savaştılar, işte onlar da sizdendir.As for those who believed afterwards, and emigrated and struggled with you—these belong with you.
Secde ettiler, yalnız İblis etmedi: "Ben çamur olarak yarattığın kimseye secde eder miyim? dedi.He said, “Shall I bow down before someone You created from mud?”
Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı zayi ettiler, şehvetlerine uydular.But they were succeeded by generations who lost the prayers and followed their appetites.
İblis hariç (hepsi) secde ettiler.They bowed down, except for Satan.
Semud'a gelince; Biz onlara doğru yolu gösterdik, fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler.And as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance.
Savaştan geri kalanların bir kısmı da, suçlarını itiraf ettiler.Others have confessed their sins, having mixed good deeds with bad deeds.
Semud milletine, doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü, doğru yolda gitmeye tercih ettiler.And as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance.
Çünkü onlar Allah'ı da resulünü de inkâr ettiler.That is because they disbelieved in God and His Messenger.
Semûd'a gelince, biz onlara kılavuzluk ettik ama onlar körlüğü hidayete tercih ettiler.And as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance.
İblis hariç hepsi secde ettiler.They bowed down, except for Satan.
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler).The Messenger has believed in what was revealed to him from his Lord, as did the believers.
Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semud kavmi gerçekten Rablerini inkar ettiler.As if they had never prospered therein.
Meleklere: Âdem'e secde edin! demiştik. İblis'in dışında hepsi secde ettiler.When We said to the angels, “Bow down before Adam,” they bowed down, except for Satan.
Semud'a gelince onlara doğru yolu gösterdik, ama onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler.And as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance.
Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
İslâm'a girdikten sonra yine kâfirlik ettiler. Ve o başaramadıkları cinayeti tasarladılar.And they plotted what they could not attain.
Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler.They are content to be with those who stay behind.
Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı.Do not be like those who abused Moses; but God cleared him of what they said.
Hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler.And they argued with falsehood, to defeat with it the truth.
İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler.They bowed down, except for Satan.
Fakat onlar bu ahdi önemsemeyerek kulak ardı ettiler, onu az bir bahaya sattılar.But they disregarded it behind their backs, and exchanged it for a small price.
İblis hariç hepsi secde ettiler, o ise diretti, büyüklük tasladı ve nankörlük etti.They bowed down, except for Satan. He refused, was arrogant, and was one of the disbelievers.
Feryat ettiler, ancak artık kurtuluş zamanı değildi.They cried out when it was too late to escape.
Semud'a gelince, onlara yolu gösterdik. Ne var ki onlar körlüğü hidayete tercih ettiler.And as for Thamood, We guided them, but they preferred blindness over guidance.
İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu."All bowed but Iblis refused to do so; he waxed proud and joined the defiers.
Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı.They all prostrated except Iblis: he was not one of those who fell Prostrate.
Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.They all prostrated except Iblis: he was not one of those who fell Prostrate.
Diğer bazıları da günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu."All bowed but Iblis refused to do so; he waxed proud and joined the defiers.
İblis'in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı.They all prostrated except Iblis: he was not one of those who fell Prostrate.
Fakat onu yalancılıkla itham ettiler.But they denounced him as a liar.
Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
Buna rağmen yine de onu inkâr ettiler.But they rejected Noah, calling him a liar.
Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler.There are others who have confessed their faults.
Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler.and they believed.
Günahlarını itiraf ettiler. O çılgın ateş halkına (Allah'ın acımasından) uzak olup ezilmek yaraşır!So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Onların hepsi hemen secde ettiler, yalnız İblis dayattı. Secde edenlerden olmadı.And they fell prostrate, all save Iblis, who was not of those who make prostration.
Böylece günahlarını itiraf ettiler. Ateşin halkı uzak olsunlar.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Yolculuklarımızın mesafesini uzak kıl" deyip kendilerine yazık ettiler.Make the stages between our journeys far apart,’ and they wronged themselves.
Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler.But it was ungrateful toward Allah’s blessings.
Aralarında yolculuk yaptığımız şehirlerin arasını uzaklaştır, dediler ve kendilerine yazık ettiler.Make the stages between our journeys far apart,’ and they wronged themselves.
O zaman feryat ettiler. Halbuki artık kurtulma zamanı değildi.They cried out [for help], but gone was the time for escape.
Ne var ki onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler.But it was ungrateful toward Allah’s blessings.
Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi.That is because they believed and then disbelieved, so their hearts were sealed.
Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi.That is because they believed and then disbelieved, so their hearts were sealed.
Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.They will bear witness against themselves that they were unbelievers.